29.04.2019, 20:22

1 Mayıs'ın anatomisi

Yarın '1 MAYIS' 2008'den bugüne ülkemizde 1 Mayıs'ın "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanmaya başladı ve resmi bayram olarak kabul edildi ama; 1977'de 32 kişinin öldürülüp yüzlerce kişinin yaralanmasına kadar, hemen hemen her yıl yasaklanan bu önemli günde buralara gelene kadar neler oldu bir göz atmaya ne dersiniz?
***
19'uncu asrın ikinci dönemi.
Emekçilerin ağır şartlarda çalıştığı, çocukların günde aralıksız 14-15 çalıştırıldığı günler.
Tamam bu şartlarda çalışalım ama bari sosyal haklarımız olsun, günde 8 saat çalışalım diyerek, ilk kez 1856'da Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için bir yürüyüş     düzenlediler.
1 Mayıs 1886'da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş     bıraktılar.
Bu yıllarda defalarca işçi eylemleri ve dirernişleri yaşandı.
14 Temmuz-21 Temmuz 1889'da toplanan İkinci Enternasyonal'de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada "Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü" olarak kutlanmasına karar verildi.
Zamanla 8 saatlik işgünü birçok ülkede resmen kabul edildi.
Günümüzde sosyalist ülkelerde (Çin Halk Cumhuriyeti, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, Vietnam, Laos, Küba, Venezuela, Nepal, Bolivya) ve daha birçok ülkede tatil günü olan 1 Mayıs'ı işçiler büyük kitle gösterileriyle kutlar; bazı ülkelerde 1 Mayıs siyasal bir eylem biçimini de alır.

Türkiye'de 1 Mayıslar
Osmanlı Devleti döneminde işçi örgütlenmesinin en gelişmiş olduğu yer Selanik'ti ve 1911 yılında burada tütün, liman ve pamuk işçileri, 1 Mayıs gösterisi düzenleyerek bu günü kutladılar.
1912 yılında İstanbul’da ilk defa 1 Mayıs kutlaması gerçekleşti.
1923 yılında 1 Mayıs günü yasal olarak "İşçi Bayramı" ilan edildi.
1924’te hükümet kitlesel 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı.
1925’te çıkan Takrir-i Sükun Yasası, İşçi Bayramı'nı kutlamayı yasakladı ve uzun yıllar bu yasak geçerliliğini korudu.
1935 yılında 1 Mayıs'a "Bahar ve Çiçek Bayramı" adı verildi ve ücretsiz tatil günü ilan edildi.
Türkiye Cumhuriyeti döneminde işçi hareketleri yüzyılın ikinci yarısından itibaren ivme kazandı.
1976 yılında uzun yıllar sonra ilk defa geniş katılımlı 1 Mayıs kutlaması Taksim'de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun organizasyonu altında gerçekleşti.

En kanlı 1 Mayıs 1977
1977 yılında İstanbul Taksim Meydanı'nda yaklaşık 500 bin kişiyle en geniş katılımlı 1 Mayıs toplantısı düzenlendi.
Ancak, göstericilerin üzerine ateş açıldı ve göstericilerden 34 kişi üstlerine ateş açılması sonucu çıkan izdihamda ezilerek öldü.
1977 yılının 1 Mayıs günü, tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti.
Askeri darbe hazırlığı olarak yapıldığı MİT tarafından Başbakan Süleyman Demirel'e rapor edilince, Kara Kuvvetleri Komutanı Namık Kemal Ersun derhal re'sen emekliye sevk edildi.
1978'de de yüzbinlerce kişi tarafından Taksim Meydanı'nda kutlandı.
1979'da Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul`da miting yapılmasına izin vermedi, sokağa çıkma yasağı ilan etti. Buna rağmen İstanbul sokaklarında yüzbinlere ulaşan rakamlarla korsan 1 Mayıs kutlandı.
1981'de Milli Güvenlik Konseyi 1 Mayıs'ı resmi tatil günü olmaktan çıkardı.
1981 ve 1997 arası ihtilal sonrası herhangi bir kutlama olmazken; 1996`da Taksim Meydanı'nın yasaklı olduğu gerekçesiyle Kadıköy’de düzenlenen 1 Mayıs kutlamalarına yaklaşık 150 bin kişi katıldı.
2006 yılında en geniş katılımın yaşandığı ilçe Kadıköy oldu.
2007 yılında 1 Mayıs'ı tekrar Taksim'de kutlayarak aynı zamanda 1977'de olan olayları anmak isteyen grupları polis silah, biber gazı, gaz bombası kullanarak durdurmaya çalıştı. 100'den fazla kişi yaralandı.
2008 Nisan'ında, 1 Mayıs'ın "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edildi.
2009 Nisan'ında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilen önergeden sonra 1981'den sonra tekrar resmi bayram olarak kabul edildi.
2009 Nisan Taksim'e çıkılmasına izin verilmedi.
2010 1 Mayıs 140 bin kişinin katılımıyla Taksim'de kutlandı.

1856'dan bu güne değişen bir şey yok!
Aradan yaklaşık iki asır geçti ama yine değişen bir şey yok ülkemizde.
Günümüzde sosyalist ülkelerde 1 Mayıs'ı işçiler büyük kitle gösterileriyle kutlar; bazı ülkelerde 1 Mayıs siyasal bir eylem biçimini de alır.
Gelin görün ki Türkiye'de hala taksim anıtı yasak.
Sokak gösterileri yasak.
İşçi eylemleri yasak.
Emeğimize, ekmeğimize, işimize, geleceğimize ve memleketimize sahip çıkmak için HAYDİ 1 MAYIS'A davetleri çıksa da daha önceki yıllarda yaşanan olaylar nedeniyle 1 Mayıs'lar önceki yıllara oranla ülkemizde sönük geçiyor.
Emekçiler Taksim'i Türkiye'de 1 Mayıs'ın Anavatanı ve kalbinin attığı yer olarak görse de ülkenin yönetimini elinde bulunduran iktidar Taksim'e yaptığı projeler ile adeta 'buranın patronu benim' edası tutumunda.
Oysa 2010 yılında benim de katıldığım taksim buluşmasında yüzbinlerce insan hep birlikte şarkılar söyledi, halaylar çekti, güle oynaya 1 MAYIS'ı kutladı ve evlerine döndü.
Gelecekte; sömürenin değil sömürülenin, ezenin değil ezilenin, güçlünün değil haklının, baronların değil halkın, emekçinin, kazanacağı günlerin yaşandığı 1 MAYIS'larda buluşmak dileğiyle...
 

Yorumlar (0)