05.08.2020, 06:09

12 Ayın Kökeni

Takvim ve ay adları nereden geliyor? Neden ağustos ayının adı ağustos? Neden bazı aylar 31 gün de bazıları 30 gün? Bu yazıda şu anda kullandığımız takvimin başlangıcından sonuna dek ne gibi süreçlerden geçtiğini göreceğiz.

Kullandığımız Miladi takvim Roma takviminden geliyor. İçinde bir sürü mitolojik karakteri barındırıyor. İlk düzenlenen Roma takvimi, on aydan oluşuyordu ve efsanevi Roma şehrinin kurucusu Romulus’dan adını almıştı. İlk ayın ismi Romulus’un babası olan savaş Tanrısı Martius’du. Havaların ısınması ile savaş yapmaya uygun bir ortam oluşmasından dolayı aya böyle bir ad verilmiş. Biz günümüzde bu ay için “mart” diyoruz. Yani ilk takvim, şimdiki gibi ocak ayı ile değil mart ayı ile başlıyordu. İkinci ay ise güzellik tanrıçası olan Afrodit’ten ve Latince açmak anlamına gelen aprilis kelimesinden geliyor. Bu isim çiçeklerin açtığı, doğanın güzelleştiği ve baharın geldiği ay olduğu için bu şekilde verilmiş. Biz Süryanice kökenli olan “nisan” adı ile adlandırıyoruz. Nisanın anlamı da taze mahsul, turfanda demek. Üçüncü ay ise bahar-bereket tanrıçası Maius için yapılan şenliklerden dolayı Maius’dur. Türkçe’ye de “mayıs” olarak geçmiş. Dördüncü ay da Jüpiter Tanrısının eşi olan Juno Tanrıçasından geliyor. Biz ise Süryanice sıcak anlamına gelen “haziran” kelimesini kullanıyoruz. İlk başta bundan sonraki ayları altıncı(sextilis), yedinci(septem), sekizinci(octo) gibi Latince sayılar ile adlandırmışlar.

Romanın Romulus’dan sonraki kralı Numa, 10 aylık yılı 12 aya çıkarttı ve bu şekilde kış aylarını oluşturdu. Dokuzuncu ay olarak barışın ve çiftçiliğin Tanrısı Janus için januarius olarak koyulmuş. Türkçede kışın yakılan ocaktan dolayı biz bu ayı “ocak” olarak adlandırıyoruz. Onuncu ay ise Etrüsk tanrısı Februu için yapılan geleneksel Februa(arınma) ayinine ithafen Februarius konmuş. Yılın o ayında çiftçilik yapılamamasından ötürü çiftçilerin dinlenme ayı olarak görüldüğü için İbranice şabat yani dinlenme kelimesinden “şubat” olarak Türkçeye geçirmişiz.

Roma diktatörü Julius Sezar, Astronomici Sosigenes’in yardımı ile bir yılı 12 ay 365 gün 6 saat halinde hesapladı ve düzenledi. Kendi doğduğu Quintillis(beşinci) ayının adını kendi adı olan Julius(İngilizce July) yaptı. O zaman ki son ay olan şubattan alınan bir gün ile de kendi ayını 31 güne çıkarttı. Aynı zamanda ilk kez onun döneminde yılbaşı ocak ayına çekildi. Türkçede, temmuz ayı eski Türkçe bir kelime olan tamuz’dan geliyor. O da çok sıcak, cehennem sıcağı anlamına geliyor.

Sezar’dan sonra tahta çıkan Augustus da büyük amcası gibi kendi adını bir aya verdi. Julius Sezar’ın sevgilisi 7.Kleopatra’nın öldüğü, Mısır’ın ele geçirildiği ve ilk konsülün kurulduğu altıncı aya Augustus adını verdi ve Sezar’ın ayı gibi o da şubat ayından bir gün alarak kendi ayına ekledi. Bunun dışında dört yılda bir gün artan bir günü, son ay olan şubat ayına ekletti. Bu şekilde şu an kullandığımız artık yıl kavramı ortaya çıktı. Son halini alan bu takvime ”Jülyen takvim” denilmiş ve 16 asır boyunca Avrupa’da hüküm sürmüştür.

Bu kadar uzun süre yürürlükte olsa da Jülyen takvimin bazı eksiklikleri vardı. Takvim her yıl güneş yılından 11.23 dakika daha uzun sürmekteydi. Bu da 131 senede bir gün demekti. İlk başta çok büyük bir sayı gibi durmasa da 1257 ile 1582 yılları arasında 9.8 gün olan fark, Hristiyanlar için önemli olan paskalya yortusu ile ekinoks(ilkbahar gündönümü) arasını açıyor ve bağlantıyı yok ediyordu. Bunun üzerine Papa 13. Gregory İznik konsülünde bunu dile getirdi ve ayarlamalar yapılarak yeni bir takvim düzenletti(Gregoryen takvim). Yeni takvim olan Gregoryen takvim ile 4 Ekim 1582 Perşembe gecesi uyuyan halk, 15 Ekim 1582 Cuma gününe uyandılar.

Türkiye cumhuriyeti, 26 Aralık 1925 tarihinde Miladi/Gregoryen takvimine geçiş yaptı. 10 Ocak 1945 tarihinde de Teşrin-i Evvel, Teşrin-i Sani, Kanun-ı Evvel ve Kanun-ı Sani adlı aylar şu an kullandığımız ekim, kasım, aralık ve ocak adlarına çevrildi. Yazıda bahsi geçmeyen “eylül” ayı Akadca hasat kelimesinden, “ekim” ayı tarlaların sürülmesinden, “kasım” ayı Arapça ayıran-bölen anlamından (eskiden Ruz-i kasım ve Ruz-i hızır olarak yılı 180 günlük dönemlere böldükleri için) ve “aralık” ayı eski yıl ile yeni yıl arasında kaldığı için öyle adlandırılmıştır.

Yorumlar (0)