21.05.2020, 07:18

14 Mayıs Çiftçiler Günü

Köylü milletin efendisidir” diyen satan değil kuran Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.

Cumhuriyetin ilanından iki yıl sonra Ankara’da daha yeni başkent olmuş Gazi Mustafa Kemal Paşa tarım alanın da yerli ve yabancı uzman kişileri çağırarak Ankara’nın çevresinde bir çiftlik kurmak istediğini bunun hakkında araştırma yapmaları ister ancak bir süre sonra uzman kişiler kıraç ve bozkır olan Ankara’nın toprakları için Mustafa Kemal Atatürk’e “Ya sabır tükenir yada para” görüşlerini bildirirler.

Atatürk: Biz ıslah etmez isek kim edecek!“ deyip, bugün ki Atatürk Orman Çiftliğini gösteriyor o uzman kişilere.

Bir süre sonra kendi imkanlarını da dahil edip o kurak, bozkır, verimsiz ve bataklık alanı geliştirerek çiftlik alanını 55.000 538 dekarlık alana çıkartarak Türkiye’de ki ilk Kentsel Tarım Alanı ‘nı 11 Haziran 1937 ‘de milletine hediye etmiştir.

Kentsel tarım tarihte buhranlar döneminde devletlerin askerlerine ve halkına taze meyve ve sebze olanaklarını sağlamak adına kent merkezlerinin çevresinde kurduğu bahçelerle başlıyor günümüzde ise durum biraz daha farklı bir hal alıyor.

Şöyle ki; toprağın kaybolan zenginliğini, iklim değişikliklerine karşı tarımı koruyacak alanları, kaybolan bio çeşitliliğini canlandırabilmek, yerli tohum piyasasını hareketlendirebilmek ve ilaçsız tarım adına yapılan iş birliği de denilebilir.

Birçok dünya ülkesinin bu konuda ki politikaları, halkına ve girişimcilerine karşı destekleri inanılmaz derecede destekleyici !

İstanbul’da Yedikule ,Foça’da Yer Yüzü Pazarı ve Ankara’ da Ayaş bizim kent tarımımıza örnektir lakin gelin birde diğer ülkelerin kentsel tarım örneklerini vereyim sizlere, Singapur’da Sky Green Farm 3.6 hektarlık alana sahip olup kendileri 2 günde 1 ton sebze ve meyve üretir efendim, Bürüksel’de Portage-Toit bu arkadaşlar da çatıda balık seraları yapmışlardır ,Nantes Fransa’da nehrin kenarındaki gemilerde ot üretiliyor adı da City For Ekovores ve Berlin’de Z Farm konteynırların içinde organik çöp kullanarak bir ürünün üzerindeki etkisinin ölçümlemesini yapıyor ve daha binlercesi LEED’li ,geri dönüşümlü malzemeden faydalanılmış ,tasarruflu sulama sistemli ,permakültür alanlı ,ilaçsız tarım alanlara sahipler ki ; insanın ister istemez aklına biz neden bu kadar zengin topraklara sahip iken tarım politikalarımız ,çiftçimiz bu kadar içler acısı halde diyor.

Geçen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günün de Büyükçekmece Belediye Başkanı’ da göl boyu çevresinde bulunan bir çiftliğe bezelye toplamaya gidiyor destekliyor, unutmuyor olması da güzel. Çalışanlarla birlikte tarlaya giriyor ama ayağında kösele ayakkabı ve kolunda güneşin vurmasıyla ışıldayan saatiyle birlikte; keşke ekibinizden birisi ayağınıza lastik bir bot verseydi, saatinizi çıkarıp öyle tarlada öyle poz verseydiniz de orada ki emekçilerle hemhal olabilseydiniz.

B.Çekmece belediyesinin tarım alanlarıyla ilgi politikaları ve projeleri hakkında pek bir bilgiye rastlamadım belediyenin sayfasına da baktım ….

Sonuç negatif”

Nerdeyse 30 senedir aynı bölgede belediyede başkanlığı yapmaktasınız acil olarak tarım alanları ve yeşil bir kent politikanızı gözden geçirmeniz ve bu alandaki + pr çalışma(bu alanı özellikle belirttim çünkü yukarıda bahsettiğim pozunuz nahoştu!) alanlarındaki çalışma arkadaşlarınızı disipline ederek ve doğru yeşil politikaları ile regüle edip ,bu alandaki çalışmalarınızı sonuç odaklı çalışmalarınızı ortaya koymanız gerekmektedir ,eğer gerçekten söylediğiniz gibi yeşil bir B.Çekmece istiyorsanız ; bunu 40 senedir bu bölgede ikamet eden , ve işi bu bölgede olan bir kardeşiniz olarak söylüyorum.

Güzel bir bölge göl boyu; yerli genelde tarımla uğraşıyor göl ve deniz manzaralı ,yeşil mi yeşil bir alan ama umarım o bölgede rant baskısıyla imar değişikliğine gidilmez !

Sonra mı;

Bezelye tarlaları yerine çirkin mi çirkin çatılı hiçbir kimliği olmayan devasa büyüklükteki villa mahallerine bakarız…….

Yorumlar (0)