Değerli okurlarım, FETÖ ile paralel yapı ile gümrüklerde yapılan mücadelenin bir oyalama taktiği olduğunu Ulusal Kanal’daki 29-Ocak-2015 tarihinde yayınlanan ‘Yolsuzluk Gündemi’ programında açıklamıştım.
Yine etkihaber.com internet haber sitemizde, 29-Nisan-2016 tarihli “Gümrükteki Paralelciler Unutuldu mu?” başlıklı yazımda da belirtmiştim. Buna benzer çok sayıda yazı kaleme almış; bazı bölge müdürlerini çalıştırdıkları personel hakkında uyarmama rağmen bu personeller aktif gümrüklerde çalışmaya devam etmişlerdi. Taki 15 Temmuz Hain Darbe Girişimine kadar!
Darbe başta Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın televizyonda halkın sokaklara çıkmasını ve bu darbeye karşı durulması gerektiği çağrısı üzerine Türk Halkı’nın vatansever Türk Ordusu’nun emniyet güçlerinin canını hiçe sayarak mücadelesi sonrası bu darbe girişimi önlendi. Hükümetimizin TBMM’den Olağanüstü Hal Kararı çıkarması sonrasında peşpeşe çıkartılan KHK ile kamu kuruluşlarından çok sayıda personelin ilişiği kesildi. Gümrükte de 2 bölge müdürü, çok sayıda gümrük başmüfettişi, gümrük müfettişi, müfettiş yardımcısı, gümrük müdürü, müdür yardımcısı, bölge amiri, kısım amiri, muhafaza memuru, V.H.K.İ memurları ihraç edilmişti. Bunların içinden yanlışlıkla mavi Bylock yüklenen bir kısım personel son çıkartılan KHK ile görevlerine iade edildiler.
Onca uyarmama rağmen, bazı bölge müdürleri emirlerindeki personellerinin sosyal medya hesabından PKK paçavrası ile görüntülerini paylaşmaları. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve de ailesine yönelik paylaşımlar ve devlet görevlileriyle ilgili paylaşımlar. ‘Peki, ne oldu diye?’ diye soracak olursanız işte bu personeller 15 Temmuz sonrası çıkartılan KHK ile meslekten çıkartıldı; bir kısmı da açığa alındı. Şuan haklarında açılan soruşturmalar ise devam ediyor. Bunca uyarılarıma rağmen, bu personelleri aktif gümrüklerde çalıştıran bölge müdürleri ile ilgili olarak bir yaptırım bakanlıkça düşünülüyor mu? Bu konuyla ilgili çok çarpıcı yazımı ilerleyen günlerde yine bu sütunlarda paylaşacağım. Bekleyin!
29 Nisan 2016 tarihli “Gümrükteki paralelciler unutuldu mu?” başlıklı yazımı tekrar aşağıda paylaşıyorum:
Gümrükteki paralelciler unutuldu mu?
Merhabalar sevgili okurlar... Merhaba sevgili dostlar... Bu haftaki yeni yazıma bir devlet görevlisinin, bir memurun isyanı ile başlayacağım izniniz olursa… İsyan Türkiye'deki çok önemli bir gümrük kapısından, isyan Türkiye'nin batıya açıldığı gümrüklerimizden, isyan geçtiğimiz haftalarda kaçak et skandalı ile sarsılan Çeşme Gümrüğü'nden geliyor. İsyan ama ne isyan... Dilerim ki bu gümrük memurunun benimle yaptığı yazışmayı yalnız sizler değil, görevi bu kapıları, gümrükteki işleyişi ve artık dayanılmaz hale gelen sorunları bir nebze anlamak ve gereğini yerine getirmekle yükümlü üst düzey yöneticileri de anlar...
Artık psikolojim bozuldu
Şöyle başlıyor düşündüren, şapkanızı alın da önünüze koyun dedirten o satırlar...
“Sayın Kalaycı artık yeter!. Lütfen sesimizi duyurun ve bu mailimi ciddiye alın lütfen. Sabah işe geldim. Çeşme Gümrüğü'nde bir telaş, bir hareketlilik. Sonradan öğrendim ki İtalya'dan getirilen konteynerler dolusu kaçak et operasyonu ile ilgili 7 idareci açığa alınmış! Şuna inanın ki artık Çeşme Gümrügü Allah'a emanet yürüyor. Görevli memurlar başka işlerde çalıştırılıyor. Kimsenin kimseden haberi yok. Lütfen ses getirecek yazıları bekliyoruz. Ben Çeşme Gümrügü'nde çalışan ... senelik bir memuruyum. Artık psikolojim bozuldu. Nereye geldiğimi tam anlamıyla şaşırmış durumdayım. Ne yapacağımı da şaşırmış durumdayım. Son 2 yıldır ihmallerden kaynaklı başımıza gelmeyen kalmadı. Lütfen sesimizi duyurun!”
İçeriden yardım olmadan asla
“Ayrıca et konteynerleri ile ilgili şunları belirtmek istiyorum. İstiyorum ki, bu vahim konuyu daha derinlemesine araştırın. Burada yapılan kaçakçılıkta kaçakçılığı yapan kişiler, gümrükte sistem üzerinden defter kaydına geçildiğine liman sahasında kontrol olmadan antrepoya çıkıldığına ve diğer tüm konteynerler X- Ray taramasına girdiği halde bu 13 adet konteynerin hiçbiri X- Ray taramasına girmeden çıktığını düşünürsek içeriden bir yardım olmadan asla yapılamaz. Bu işte çok büyük bir yardım olduğu kesin. Ama yardım edenler memurlar mı idareciler mi? Onu bilemem. Saygılarımla...”
Bu sese kulak verin!
İşte turizm cenneti Çeşme'deki gümrük çalışanımızın gönderdiği mail böyle. Düşündürücü hatta ürkütücü.. Ürkütücü diyorum çünkü yazı açık ve net. Çeşme Limanı'nda yaşananlardan psikolojisinin bozulduğunu söylüyor o memur. Peki, arkadaşlarının durumu farklı mıdır? Hiç zannetmem. Düşündürücü diyorum çünkü o mailde artık bu çok önemli gümrük kapımızın Allah'a emanet yönetildiği belirtiliyor. Tek isteğim ise sadece şu: Sayın yetkili veya yetkililer eğer bu yazımı okuduysanız lütfen 'Bu sese kulak verin' Ve lütfen gereğini yerine getirin.
Ne zaman çıkacak bu yasa?
Gümrük müşavirleri sabırsız, gümrük müşavirleri heyecanlı. Gümrüklerin ayrılamaz parçaları olan müşavirler 'Gümrük Müşavirleri Oda Yasası'nın çıkmasını bekliyorlar. Şu herkesçe malumdur ki, gümrük müşavirlerinin daha adil, daha kaliteli ve daha güçlü bir yönetime sahip olması ve benzer diğer meslek gruplarındaki gibi oda yasası olmazsa olmazlardandır. Bu kanunun gümrük camiasına kazandırılması hemen her bakan değişikliğinde gündeme gelir. Gelir gelmesine de ama ne hikmetse bir türlü hayata geçirilemez. Bu yasanın yürürlüğe girmesi ile kalkacağı cihetle Gümrük Kanunu’nun geçici maddeleri halen kanunun ekinde yer almaktadır. İşin özü eski bakanlar YAZICI ve CANİKLİ döneminde gerçekleşmeyen oda yasası Sayın Bakan TÜFENKÇİ zamanında dilerim ki gerçekleşir. Böylelikle gümrük müşavirlerinin 15 yıllık bekleyişi ve hasreti de son bulur.
Risk'in adı risk analiz şubesi olmasın!
Risk Analiz Şubesi’nce gümrük işlemlerinin yürütülmesi aşamasında işlemlerin hangi hattan işlem göreceği programlanmaktadır. Bu şubede belli ürünler, değişik ülkelerden gelen ürünler, bazı müşavirlerin imzaladıkları beyannameler, bazı nakliyecilerin taşıdıkları ürünler, antrepolar vb. bu bilgiler belli risk kriteri kapsamında değerlendirilerek hangi oranda işlem göreceği belirlenmektedir.
Bu şube tarafından disiplin cezaları, müfettiş raporları, yaş grubu imzaladıkları beyanname sayısı bakanlıkla ile davalık olup olmaması vb. kriterlerle Kırmızı Hatta düşme oranı yükseltmektedir. Maalesef bu kriterlerin ne kadar süreyle ne kadar haklılıkla, ne kadar gerçekçi uygulandığı konusunda ciddi sorunların olduğu tarafıma gelen bilgiler arasında. Benim kişisel görüşüm ekmeğini bu işten kazanan müşavirler için biraz ince elenip sık dokunarak uygulanması yönündedir.
Bu konularda ilgili örnekler vermek gerekirse; belli bir dönemden önceki dönemlerle ilgili kesinleşmiş karar olmadan uygulanmamalı (3 veya 5 yıl öncesine dayanan raporlar için) ya da OKSB sahibi firmaların işlemleri için OKSB ile bazı firmalara Mavi Hattan işlem yetkisi verilmektedir. Ancak bazı gümrük müşavirleri ile çalıştıkları takdirde, firmalar bu haklarından yararlanamamaktadırlar. Firmalarda bu işlemler için müşavir değişikliğine gitmektedir. Gümrük müşavirlerinin asıl sıkıntısı ne zaman ortaya çıkmaktadır? İşini kaybeden müşavir hakkında düzenlenen kararın asılsız olması durumunda. Bu durumda söz konusu müşavir işini kaybetmiş maddi ve manevi birçok zarara uğramış olmaktadır. Bu zararı tazmin edeceği ve hakkını arayabileceği bir makamda olmaması bu konudaki en düşürücü nokta olsa gerek!
Uzman gümrük müşaviri kimler olacak?
Yeni Gümrük Kanunu Taslağı'nda çok önemli bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum. Yeni Gümrük Kanunu taslağında ve gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması tebliğinde yer alan uzman gümrük müşavirinin ne anlama geldiği, kimlerin olabileceği, ne görev yapacağı bilinmemektedir. Bu konuda görüşlerin ve düşüncelerin tartışmaya açılması bence kaçınılmazdır. Bu konuda ilgilileriyle fikir alış verişinde bulunulup ortak yolun bulunması ileride yaşanabilecek bir kaosu da ortadan kaldıracaktır.
Kumaş'ta neler oluyor?
Çin'den getirilerek ülkemizde dalavereler yapılan kumaş vurgunu ile ilgili önemli yazılar yazdım. Yolsuzluğun, usulsüzlüğün nasıl yapıldığını belgelerle açıkladım. Yazılarım beni haklı çıkardı. Çünkü kumaş vurgununda bugünlerde özellikle İstanbul'da çok önemli gelişmeler yaşandığını öğrendim. Ülkemize Çin menşeli kumaşları getirmek için bu işleri yapanlar, bu kumaşlarla ilgili Mısır’daki görevlilerle anlaşarak menşei değişikliği yaptıklarının tespit edilmesi üzerine yetkilerle ilgili soruşturma başlatıldığı, iki görevlinin tutuklandığı gelen bilgiler arasında. Unutmadan… Bu işleri yapan bizim sözde uyanıkların kumaşları İran Bandar Abbas Limanı’na indirdikleri yönünde de bilgiler gelmekte.. Yetkililere buradan duyurulur. Yine unutmadan yazayım özellikle de GÜRBULAK sakinlerine...
Aman ha aman dikkat...!
Hatırlayacak olursanız bundan önce iç gümrüklerde yaşanan bazı ayak oyunlarını duyurmuştum sizlere. Kısaca değindiğim bu konuyu, şimdi size biraz daha detaylı aktarmak istiyorum. ANKARA merkezli firma ihracat eşyasını İstanbul’da herhangi bir gümrüğe götürüp işlemlerini tamamlar. Çıkış yapmak için DİLOVASI veya DERİNCE Gümrüğü’ne konteynırlarını götürür. Götürmesine götürsün de ama iş oldukça karışıktır. Çünkü İstanbul’da gümrüğe sunduğu dört dörtlük eşya yolda ne hikmetse eskiyi verir. Bu konuda ciddi araştırmalar yapıldığını ve soruşturma başlatılacağını zannediyorum. Konunun detayı.. O da diğer yazılarımda olacak!!
Şişttt bu paralel gümrükte mi kalacak?
Devleti yönetenlere kumpas kurup, devleti yıkmakla suçlanan paralelciler adeta gümrüklerde unutuldu. Yurdun hemen her yerinde bu oluşum içerisindekiler ortaya çıkartılırken bu iş adeta gümrüklerde unutulmuş gibi.. Bu hassas konu ile ilgili bakanlıklar düzeyinde operasyon ve soruşturmalar yapılırken ne düşündürücüdür ki,'Ya buradaki yapılanma nedir?' denilerek gümrüğün kapısı çalınmıyor.
Bakın sevgili okurlarım, neden o kapının çalınmadığını şöyle arkanıza yaslanın benim geçmişteki yazılarıma bir göz atın ne demişim bir görün. Ne diyorum o yazılarımda üzerine basa basa. 'Paralelin savcılarının kankası olan o bürokrat hala görevde'
Ufak detay mı vereyim. Vereyim tabiî ki.. Hadi hep birlikte cevaplayalım bu sorumun yanıtını 'Sırra kadem basan o savcılar avcılar hangi kapıdan çıkmışlardı? Sarp mı? Yaaaaa... Bakanlıkta paralel iddiasıyla görevden alınan genel müdür yardımcıları, daire başkanları var. Pekiyi bunları göreve getiren, o görevden alınan kişilerin birlikte çalıştığı üst düzey yöneticileri ne yapacağız. Devam mı edecekler görevlerine, devlete kumpas kurmaya. Var mı sözü olan tek kişi? Resmi veridir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hakan Mert 11 ay önce

Sayın yazar İstanbul gümrüklerinde yakın tarihde bir antrepodan yapılan elektronik sigara konusunu bir irdelesiniz.

Avatar
Başkent 11 ay önce

Sayın Kalaycı yazınızda bahsi k.h.k ile meslekten çıkartılan müfettişlerle ilgili geçmişde yaptıkları soruşturmarlarla ilgili bir araştırma yapılmış. Araştırırma yapılmışdır.