19.01.2021, 06:04

17. yüzyıl İstanbul’unda bir kadın cerrah

Tıp alanında daha kadınların adı duyulmazken, mesleğinde en iyilerden biri olan kadın cerrahımız Küpeli Saliha Hanımı tanımalıyız. Kendisi ile ilgili bilgileri Sultan 2. Beyazid Külliyesi Sağlık Müzesi’nden elde ediyoruz.

1620’de hekimliğe başlayan Saliha Hanım, 4.Murad devrinde o döneme göre mahrem sayılabilecek kasık fıtığı ve ur alma ameliyatları yapıyordu.

Cerrahlığı, cerrah olan eşi Deniz bin Gazi’den öğrenmiş ve onun ölümünden sonra operasyonlar yapmaya başlamıştır. Hatta kayıt altına alınan operasyonlarda kocasından daha fazla ücret aldığı ve daha fazla operasyon gerçekleştirdiği bilinmektedir. Oğlu Mehmet Çelebi de aynı şekilde cerrahtır. Anne ve babası kadar olmasa da operasyonlar yapmıştır.

17. yüzyılda belgelenmiş olarak, kadın erkek fark etmeksizin 21 ameliyat gerçekleştiren Saliha Hanım belki de ilk kez rıza senedi imzalatan cerrah olabilir. Rıza senetleri operasyon sonucunda hastada bazı olumsuzluklar veya ölüm gibi bir durum olursa yakınlarının dava etmemesi için kadı ve iki şahit huzurunda imzalanan senetlerdir. Senetlerde cerrahın kim olduğu, kime operasyonu yapacağı ve ne kadar ücret alacağına dair bilgiler bulunur.

Senetler ışığında Üsküdar, Aksaray, Unkapı ve Galata gibi İstanbul merkezli yerlerden gelenler dışında; Mora, Eğriboz, Tırhala, Beyşehir, İnegöl, Derebozan, Erzurum, Sakız Adası ve Arapkir gibi yerlerden gelen insanların, İstanbul’da Saliha Hanımın ününü duyan kişilerden oluştuğu tahmin edilmektedir. Hastaların içinde yeniçeri mensuplarının da olduğu belgelenmektedir. Ameliyatın zorluğuna göre 300 ila 4000 akçe arası ücret almaktadır. Ücretin bir kısmı ameliyattan önce, bir kısmı (hasta ölse dahi) ameliyattan sonra alınırdı.

Saliha Hanım gibi nice cevher şu anda yaşamamış hükmünde gözükmekte ve arşivlerde öğrenilmeyi beklemektedir. Etnik kökeni veya cinsiyeti fark etmeksizin, zamanına göre büyük başarılara imza atan Saliha hanım gibi niceleri daha fazla anılmayı hak ediyor.

Yorumlar (0)