MERAL AKŞENER: SANDIKLARI SAYACAĞIM!

İYİ Parti ilçe belediye başkan adaylarını, Meral Akşener ve CHP'nin İBB Başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun katıldığı toplantıyla tanıttı. İmamoğlu’na oy isteyen Akşener, “CHP ile ortak aday çıkardığımız her yerde aday CHP'li ise CHP'ye, İYİ Partili ise İYİ Parti'ye mührü basacağız” dedi ve CHP'li yöneticilere seslenerek, “Sandıkları sayacağım” diye konuştu

MERAL AKŞENER: SANDIKLARI SAYACAĞIM!

Millet İttifakı''nın ortaklarından İYİ Parti, ilçe belediye başkan adaylarını, CHP'nin İBB Başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun da katıldığı toplantıyla tanıttı. İYİ Parti Lideri Meral Akşener'in de katıldığı Büyükçekmece Worldpoint Yaşam Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıya İYİ Parti İl Başkanı Buğra Kavuncu, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, CHP Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt ve CHP'liler de katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Millet İttifakı'nı hedef alan; 'zillet ittifakı' ve 'beka sorunu yaratırlar' sözlerini eleştiren Akşener, sert ifadeler kullandı.

17 milyon seçmene terörist diyorlar
Erdoğan'a yönelik eleştirilerini sürdüren Akşener, Millet İttifakı'na oy verenlere terörist dendiğini belirterek, “Biz çok süreçlerden buralara engelleri ve bariyerleri yıka yıka gelmiş insanlarız. Şimdi Erdoğan'a seslenmek kendisini uyarmak istiyorum. Birincisi 11 milyon küsür oy almış CHP'nin seçmeni ve 5 milyon oy almış İYİ Parti'nin seçmeni. Diğer Millet İttifakı bileşenlerini de düşünürseniz Saadet Parti ve Demokrat Parti'yi de koyarsak 17 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı seçmenine nasıl hain dersin? Nasıl terörist diye nitelendirebilirsin? Nasıl bu güç birliğini bu 17 milyon insanın oluşturduğu onların talebiyle oluşan bu güç birliğini mensuplarına zillet ve illet diyebilirsin? Yıllara dayanan siyasi tecrübenize ne oldu? Yıllara dayanan siyasi ferasetinize ne oldu? Size milletin adamı diyorlardı? 26 buçuk milyon insan yani Cumhur İttifakı seçmeni bu ülkenin seçmeni sizin değerli, vatansever insanınız. Ama 17 milyon seçmen vatan haini. Bir cumhurbaşkanına ve iktidar partisinin genel başkanına bunları söylemek yakışır mı?” diye sordu.

Zillet Oslo görüşmeleri demektir
Zillet ittifakı eleştirilerine de cevap veren Akşener, “Zillet Oslo'da cıvık cıvık PKK'lılarla masaya oturmaktır. Zillet; Habur'da çadır mahkemesi kurup o teröristleri çadırdan çıkarttırmaktır. Dolmabahçe'de PKK'nın programını bu millete bir barış mektubu gibi sunmaktır zillet. Zillet, Türk Ordusu'na kumpas kuranlara yol vermektir. Karargah da Türk bayrağı indirilmesine kafa çevirin demektir zillet. Türk Ordusuna kumpas kurulan davaların savcısı olmanın adıdır zillet. 17 yılda 2 trilyon dolar para topladınız. Bölünmüş yollar dışında bu ülkenin üretimine sanayicisine, tarımına, tarımda üretime 1 lira koklatmayıp insanları tanzim mağazalarına, çadırlarına mecbur bırakmanın adıdır zillet. Zillet Türkiye'nin varlıklarını yandaşlara peşkeş çekmektir” dedi.

Akgün beka sorunu mu yarattı?
Millet İttifakı adaylarının kazanması halinde Türkiye'de beka sorunu olacağı yönündeki iddiaları da sert bir dille eleştiren Akşener, “Ben bu arkadaşları tanırım. Koltuklarının bekası için her şeyi yaparlar. Ama arkadaş ben diyorum ki yerel seçimlerde varsayalım İstanbul'u kaybettiniz ki kaybedeceksiniz, Ankara'yı kaybettiniz ki kaybedeceksiniz ama koltuklarınız yerli yerinde. 4 sene biriniz ülkeyi yönetmeye devam edeceksiniz. Diğeriniz zaten emri hak vaki buluncaya kadar koltuk garanti. Ama bu beka meselesi bu kadar uzuyorsa arkasında ne vara bakmak lazım. Hemen karşımda Ateş Ünal Erzen oturuyor. CHP'den seçildi Bakırköy'ü yönetti bugün İYİ Parti'den aday seçildiği zaman beka problemine sebep olmadı bugün de olmayacak. Karşımda Hasan Akgün ANAP'tan seçildi sonra CHP'den seçildi bugüne kadar beka problemine sebep olduğunu ben bilmiyorum. Allah'a şükür böyle bir durum yok” dedi.

İmamoğlu mu sorun olacak?
Ekrem İmamoğlu'nu nasıl tanıdığını da anlatan Akşener sözlerini şöyle sürdürdü; “Ekrem İmamoğlu. Nasıl tanıdığımı anlatmak isterim. Çok sevdiğim arkadaşım MHP İl Başkan Yardımcısı kardeşim Ali İmamoğlu'nun cenazesinde tanıdım. Öz amcası Ekrem Bey'in. Öz amcası bizdendur. Allah rahmet eylesin. Orada tanıdım. Belediye başkanı değildi. Sonra belediye başkanı seçildi. E peki Beylikdüzü'nde kardeşimiz Türkiye'nin bekasına yönelik bir yanlış yaptı mı? Yapmadı. E İBB'yi aldığı zaman neyin bekasına sebep olacak?”

Bahçeli bana şerefsiz dedi
Devlet Bahçeli ve Erdoğan arasındaki anlaşmazlıkları anımsatan  Akşener, “Mesela ben 7 Haziran'da bir iftiraya uğradım. Erdoğan'la telefonda konuştuk. “Bu Bahçeli bana şerefsiz dedi kardeşim” diye konuştu. Birbirlerine şerefsiz, alçak dediler birbirlerine PKK'dan daha tehlikeli dediler. Birbirlerine terbiyemin müsaade etmediği sözler söylediler. Ama daha önemlisi Bahçeli, AK Parti ve Erdoğan'ı PKK'dan daha tehlikeli diye ilan etti. 17-25 Aralık bir milattı ya Bahçeli 7-8 Hasan Paşa gibi 17-25 Recep Tayyip Erdoğan dedi. Sonra Can Dündar'a 17:25'de duran bir saat gösterdi ver Bilal'i al hilali dedi. Buna karşılık Erdoğan, Bahçeli ve ülkücülere; Fatiha bilmezler dedi. Her türlü milliyetçiliği ayaklar altında aldım dedi, vampir dedi, kandan beslenirler dedi. Şimdi bu kadar söz üstüne el sıkışıyorsunuz” ifadelerini kullandı. 

Ülkücüler televizyon kumandası mı?
Erdoğan ve Bahçeli arasındaki uyumsuzluğu tartışmak gerektiğini ve beka sorunu tartışmalarının gereksiz olduğunu kaydeden Akşener, “Bu riyakarlığı nasıl anlatacaksınız? İşte o zaman beka meselesi. Bu millet bunu kabul etmiyor. Bu millet hem ülkücü hareket hem de AK Parti'ye oy veren seçmen bu konuda soru sormaya devam ediyor ki nihayet cumhurbaşkanı bu ittifak görüşmelerinin neticesinde ortaya çıkan tabloda, tabanların uyuşmadığını söyledi. Erdoğan sen tanımıyorsun. Siz ülkücüleri böyle kulakçı, radyo düğmesi mi zannettiniz, çevrildiği zaman hemen program değişecek. Siz ülkücüleri televizyon kumandası mı sandınız üstüne bastı mı program değişecek” diye konuştu.

Mutfak yanıyor
Ekonomik sorunların en baştaki sorunlar olduğunu da anlatan Akşener, “Mutfak yanıyor. Demirel'in bir sözü vardı; Tencere tüm iktidarları sallar diye. Tencere yanıyor, mutfak yanıyor. Dolayısıyla ekonomiyi konuştuk, emeklilikte yaşa takılanları, atanamayan öğretmenleri konuştukça, memurların durumunu konuştukta, pahalılığı konuştukça, esnafın durumunu konuştukça kulak veren seçmenin kulağını tıkamak için ortaya atılmış bir bahanedir beka meselesi. Muhtarın seçilmesiyle ilgili olarak Türkiye'nin bekasına ne olduğuyla ilgili gerçekten fikrim yok. İç İşleri Bakanlığı yaptım. O yüzden yok. Muhtar seçildi, bekaya ne olacak? Koltuk sandım o da duruyor. Oturuyorlar, oturacaklar. Ama insanların hızla 31 Mart'ta bir kulak çekme eylemine girişeceklerini biliyorlar. Şimdi aziz milletimden bir istirhamım var o da; 31 Mart gecesi bu arkadaşların kulağını şöyle hafif büküp kulaklarını kızartmaktır” dedi.

Yorumlar (0)