Siyaset yeni bir aktör kazandı

Yerel seçimlere Saadet Partisi'nden Batman Belediye Başkan adayı olarak giren ve Batman'da üçüncü parti olmayı başaran İlhami Işık, seçimin ardından Türkiye'de ve İstanbul'da ortaya çıkan siyasi tabloyu Damga'ya anlattı. Gazeteci kimliğiyle de tanınan Işık, Türkiye'nin seçimlerle birlikte tarihi bir fırsat kazandığını, iktidarın bu fırsat neticesinde özeleştiri yaparak kendine çeki düzen vermesi gerektiğini ifade etti. Işık, Güneydoğu'daki yerel siyasete ilişkin de HDP'nin geçmişteki ideolojik tutumunun halkta partiye karşı bir kırılma yarattığını vurguladı. Işık'ın ses getirecek röporatjını gelin keyifle okuyun...

Saadet Partisi'nin Batman Belediye Başkan Adayı idiniz nasıl bir seçim dönemi geçirdiniz?
Yaklaşık 50 gün süren zorlu bir seçim sürecini yaşadık. Kendi doğduğum büyüdüğüm bir şehir. Şehri yeniden tanıma, buradan Türkiye'ye bakma ve kendimi anlatıp, ifade etme açısından önemli bir şeydi. Seçime girerken de belediye başkanlığını kazanmaktan ziyade bir itirazı dile getirmeyi istedim bu amaçla aday oldum. Siyasi partilere seslenmekten ziyade onların vicdan ve ahlakına seslenmek istedik. Topluma ve kendimize duyduğumuz saygı adına aday olduk. Türkiye'deki olumsuzluklara itiraz ettik. Bu itirazı hep canlı tuttuk. Çünkü Batman'da 60 bin insan sandığa gitmedi. Çok büyük bir rakam. Yüzde 78'lerde oldu oy kullanma oranı.

260 bin insan sandığa gitmedi
İnsanlar neden sandığa gitmedi?
Çünkü güven kaybı var. İnsanlar siyasete güvenini kaybetti. AK Parti'nin genel, HDP'nin yerel politikalarındanki rahatsızlık sürdü. İnsanlar seçimi hangisi kazanırsa kazansın sorunlara çare olmayacağını gördü. Muhafazakar kesim HDP'ye oy vermek istemediği için sandığa gitmedi. Büyük çoğunluğu bunlar oluşturuyor. HDP'nin de belediyecilik döneminde, belediyecilikten çok ideolojik bakması, hizmet etmemesi nedeniyle diğer bir kısım da sandığa gitmedi. Vatandaş kendisine yönelik çözüm adresi görmediği için sandığa gitmedi. Sadece Batman değil Diyarbakır'da da 260 bine yakın insan sandığa gitmedi. Bölgede sandığa gitmeyen çok sayıda insan oldu. Bir şekilde insanlar itirazlarını sandığa gitmemek olarak ortaya koydular.

Bölgede AK Parti ve HDP arasında bir çekişme gördük her zaman olduğu gibi. Ama diğer partiler de alternatif olamadılar. Sizce neden?
Ben mesela CHP'den, MHP'den veya İYİ Parti'den daha çok oy aldım. Normalde baktığınızda böyle olmaması lazım dersiniz. Çünkü hepsi önemli muhalefet partileri. Ama bunlar Güneydoğu'ya yansımadı. Ben onlardan daha çok oy alarak Batman'da üçüncü oldu. Bunun çok nedeni var. Birincisi Türkiye'nin ana ekseni bölgede de AK Parti üstüne şekilleniyor. Toplum iktidarda olanın kendine daha çok hizmet edeceğini düşünüyor. AK Parti'nin geçmişteki politikalarının da hatırlanması onları desteklemeye yitti insanları. Diğer grupta HDP'nin Kürt politikası nedeniyle bu partiyi tercih etti. İnsanlar bu iki parti dışında bir ışık görmedi.

Vatandaş AK Parti'yi uyardı
Buradaki tablodan mevcut hükümetin ve HDP'nin kendine bir ders çıkaracağını düşünüyor musunuz?
Hayır düşünmüyorum. Özellikle İstanbul'daki seçimler hem iktidarın hem de muhalefetin yaşananlardan ders çıkarmadığını göstermiyor. Yüzde 44 alan bir AK Parti var. Ama Türkiye'nin gayri safı milli hasılatının yüzde 60'ını elinde tutan illerin hepsini kaybetti. Bu durum Türkiye'de birinci önceliğin ekonomi olduğunu gösterdi. AK Parti'nin hep reddettiği kriz yok dediği küçümsediği durum gerçeklik göstermedi. Bu tablo sonucunda AK Parti kendini eleştirmesi gerekirken hala İstanbul'daki seçimi FETÖ, darbe üzerinden tartışıyor. İktidar için bu tarihi bir fırsattı ama kullanamadılar. Muhalefet için de bir fırsattı. Ama bugün İstanbul seçimi üstünden dönen tartışmalar gösteriyor ki iktidar bir özeleştiri yapmıyor. Toplum nefes alamıyor. Nefes alamayan bir toplum içerisinde iktidar olsanız ne olur? İktidar eğer iktidar olarak kalmak istiyorsa vatandaşa nefes olmalı. Sadece iktidar değil muhalefette bunu yapmalı. Sadece bir AK Parti nefreti veya karşılığı üzerinden değil gerçekçi politikalar geliştirmeli. Muhalefet AK Parti'ye tepki nedeniyle bu şehirleri aldı.

İstanbul'da seçimden sonra yaşanan tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir şeyin hak olması hakkın suistimal edilmesini doğurmamalıdır. İtiraz anayasal bir haktır. Bir güvence ve sigortadır. Bilinçli veya bilinçsiz bir yanlışı giderme anlamında hukuki bir haktır. Ama siz bunu 8 buçuk milyon oyun kullanıldığı bir dünya kentinde, İstanbul'da sanki hiç hata olamazmış gibi, 8 milyon içindeki binlerce hatanın hata yapmak adına değil insani nedenlerden kaynaklanabileceğini düşünmeyecek gibi; 'bu bir darbe, bu bir operasyon' derseniz o zaman aradığınız insani ve hukuki bir itiraz olmaz, başka bir şey olur. Böyle olunca da siz Türkiye'de bu seçim sonuçlarının herkes açısından hayırlı bir duruma dönüşmesini engellemiş olursunuz. Hem kendiniz için böyle hem muhalefet için böyle. Bir iktidar yanlışları düzeltmezse, muhalefeti kaliteye teşvik etmezse o iktidar çürür. Kendisini kıymetlendirmeyen bir iktidar da çürür. Böylesine önemli bir şehir İstanbul. Şimdi herkes temel problemlerini unuttu İstanbul'u konuşuyor. Siz hala sorunları görmezden gelip kim kazanacak diye tartışırsanız, akla hayale gelmeyecek komplolar üretirseniz kendinize de yazık edersiniz. Bunu artık uzatmamak gerekiyor. Komplolarla, uçuk senaryolarla, toplumu kutuplaştıracak söylemlerle değil daha makul bir durumda bu işi götürmelisiniz. Memleket için hayırlısı bu olacaktır diye düşünüyorum.

HDP Batı'da başarılı oldu
HDP'nin bir nevi kendilerini Kürtler'in temsilcisi gibi görüyorlar. Doğu'da kendi tabanının oyunu muhafaza etmesi, Batı'da ise AK Parti'ye kaybettirmek için stratejisini kurmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
HDP için önemli bir starateji. Batı'da AK Parti'ye karşı ayrı bir blokta yer alıp muhalefeti desteklemek önemliydi. Bu destek olmasaydı zaten bu tablo olmazdı. Çünkü HDP'nin yüzde 11-13 kadar ciddi bir oyu var. Şu an İstanbul gibi büyükşehirlerdeki bu durumun ortaya çıkmasında HDP'nin tavrı büyük oldu. Hem AK Parti hem de CHP, HDP'nin önemini anlayabilir böylece. Daha önce HDP'yi görmezden geldiler. AK Parti yok saydı. CHP'de daha önce HDP'yi görmedi, yan yana olmaktan kaçındı. AK Parti milliyetçi kesimi etkilemek üzerinden HDP'yi sürekli eleştirdi, CHP'de iktidarın; 'HDP eşittir PYD' söylemine takılarak uzun süre yan yana gelmedi. Bugün HDP ne yaptı? Tepkisel bir durum ortaya koyarak tavrını gösterdi.

Peki HDP kendisi için başarılı oldu mu?
Kendisi için bir strateji üretemedi. Özellikle bölgede 20 yıldır belediyelere sahip olmasına rağmen ideolojik bir yönetim sergiledikleri için halka hitap edemediler. Güneydoğu'da oyları ciddi bir düşüs gösterdi. HDP artan milliyetçilik söylemi ve iktidarın Kürtlere karşı yaklaşaımı sebebiyle belli başlı oyları konsolide edebilmeyi sağladı.

İmamoğlu sahici bir adam
İstanbul'a dönersek İmamoğlu farklı bir tavır sergiledi. Klasik bir CHP'li gibi görünmedi. İmamoğlu seçimi CHP'nin önde bitirmesine nasıl bir katkı sağladı?
Bu seçim bir olgu üzerinden değerlendirilemez. Büyükşehirleri muhalefet alıyor ama iktidar da yüzde 44 oy alıyor. Bu alanda çok faktör var. Ama İmamoğlu'nun herkese seslenme çabası, insan ayırmaması ve bunu ısrarla sürdürmesi çok bir artı. Bunu 1 gün yapmadı. Seçim süreci boyunca sürdürdü ve bu tavrını sahiciliğe dönüştürdü. Böylece güven duygusunu aşıladı. Güven duygusu da iyi bir çekim merkezi olmasını sağladı. Başarılı bir kampanya yürüterek tarihi bir oy aldı. Türkiye, İmamoğlu ile birlikte yeni bir aktör de kazandı. Umarım Türkiye İmamoğlu gibi her farklı düşünceden yeni siyasi aktörlerle karşılaşır.

İmamoğlu'nun dokusu Türkiye'de tuttu ama CHP'de tutar mı?
Tutacağına inanıyorum. Aktörler dönemsel anlamda yakaladıkları sahici duruşu sürdürürlerse kalıcı hale gelirler, temsil ettikleri siyasi yapıyı da kalıcı kılar zirvede tutarlar. AK Parti'de de Erdoğan böyle yaptı. İBB başkanlığından buralara geldi. Aynı soruyu 20 yıl evvel muhafazakar dünyanın yeni yüzler çıkarma gibi bir sorunu var mı diye sorarlardı, Erdoğan çıktı. Dönem rast geldiği zaman her şey olur. Şimdi bu dönem yeni aktörlerin ortaya çıkması için çok uygun. Çünkü ne iktidar çözümlere sorun bulabiliyor ne muhalefet dün ki muhalefet biçimiyle çare olabiliyorlar. Hal böyle olunca İmamoğlu gibi yeni isimler ortaya çıkabiliyor.
 

Erken seçim kapıda
Şimdi erken genel seçim olur mu?
Olacağına inanıyorum. Bu denge çok su götürür. Türkiye siyasetinin İstanbul üzerine kilitlenmesi ve bu kilitlenmenin nasıl aşılırsa aşılsın yani İmamoğlu veya Yıldırım hangisi mazbatayı alırsa alsın, Türkiye erken seçime gider. Çünkü mevzu o kadar kilitlendi ki sanki ortada bir milli güvenlik sorunu var. Bu tablo uzun süre devam edemez. Ancak bir seçimle aşılabilir. Ben bu tablonun ağırlığının aşılacağını ve 1 yıl içerisinde erken bir genel seçim olacağını düşünüyorum.

Son olarak söyleyeceğiniz bir şey var mı?
Bu bir fırsattı. Türkiye ekonomik olarak çok ciddi sorunların içerisinden geçiyor. Büyükşehirlerin el değiştirmesinin nedeni de bu. Bu tabloyu görmemezden gelenler, bu tabloya çare aramak yerine böyle bir tablo yoktur diyenlerin bu seçim vesilesiyle kendilerini gözden geçirmelerini bekliyorum. Bir özeleştiri mekanizmasının çalışmasını bekliyorum. Böyle tarihsel fırsatlar her zaman önünüze çıkmıyor. Ancak geldiğimiz noktaya bakınca bunun yapıldığını da görmüyoruz. Elde ettikleri mevzileri kaybetmek istemeyen hem medya hem de burjuvazinin Türkiye'nin siyasal meselesini İstanbul'a kilitlemesi bu fırsatın kaçacağını gösteriyor. Bunun için de üzgünüm.

gazete damga ilhami ışık ekrem imamoğlu

Söyleşi: Ekrem Hacıhasanoğlu

Anahtar Kelimeler:
BatmanIlhami ışık
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aysel 4 ay önce

VAllahi siz yolunuzu sasirmisinizAllah akıl versin ne deyim