04.06.2020, 07:27

24 bin liralık serbest şezlong piyasası

Corona döneminde gelmeyin sizi almayacağız diye çıkıp tv ‘de konuşan başkan şimdi diyor ki “serbest piyasa koşulları var, Bodrum’da her yer aynı değil”

Hemen arkasından Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı “özel hizmet alıyorsunuz “diyor.

Sevgili Başkan geçen yaza kadar Yalıkavak pazarı €’lu etiketleri vardı; insanlar Turgutreis’ten Yunana Kos’a geçip oradan gıdasından tutun eczanesine kadar sırf ucuz diye alış-veriş yapıyordu.

Evet bodrum her yeri tabi ki aynı değil ama her yeri deniz olan Bodrum’da sahilde denize girebilmek için ya deniz kenarında iskelesi olan bir sitede oturmanız gerek ya da günün belirli saatlerinde kalkan minibüslerle günün yarısını harcayacağınız cehennem sıcağında alt yapısı olmayan yolları aşacaksınız veyahut okkalı ücretler ödeyip otelde konaklayacaksınız yada paşa paşa o paraları plajlara ödeyeceksiniz!

Kaldı ki deniz kenarında otursanız bile denize mesafesi uzak bir otel ve yahut site gelip belediyeden kiralamak koşuluyla iskelesini kurabiliyor sınırlarını çizip kapısına güvenliğini koyuyor ve bir anda evinizin önündeki denize giremez hale gelebiliyorsunuz!

1metre dahil orada ki ikamet edenler için alan bırakılmıyor! “İşte bizimde hakkımız, biz gireriz ben şezlongumu götürürüm orda otelin plajından girerim…“ Yok öyle bir şey O işler öyle olmuyor onu baştan söyleyeyim. Gayet hak hukuk tanımayan işletme sahipleri mesken edilmiş. İstisnalar kaideyiz bozmaz elbette hem İstanbul’da hem de Bodrumda birçok yatırımları olan Tayfun Topal yeni bir yer açıyorsa mutlaka bizzat kendisi komşularıyla diyaloğa geçer ve elinden gelini iyi niyetli bir şekilde yapmaya çalışır, komşuları için mutlaka alan yaratmaya çalışır. Ama genele vurunca durum içler acısı; insafsızca gelen hesaplar mı dersiniz kendi şezlongunu getirdi diye plajda yaşlı başlı insanlara hakaret edip bağıran işletmeciler mi dersiz.

İnsanların evinin önü orası nacizane siz kiralarken o sahili mutlaka konuyla ilgili kanunları okuyun derim!

Bir kere sahil rantına kurban gitmişsinizdir. Hesaplanmadan yapılmış ada projesinin içinde ki yat iskele projesini mi anlatıyım yoksa geçen yaz Cumhur Başkanın “Bunları yıkın” dediği apartmandan bozma Bodrum’un imar yapısına aykırı beton yığınlarından mı bahsedeyim ya da durun bakın acayip ironi bir şeyden bahsedeceğim Yalıkavak Palmarina Avrupa’nın en iyi yat limanı seçilmiş atın çapa ödülü almış harika bir tesis lakin girişte yol üzerindeki rögar kapaklarının filtreleri olmadığı için 2018 yazına kadar buram buram fosseptik kokuyordu yani geçen yaz akıl ettiler ama sadece marina önüne kondu o filtreler….!

Sevgili BOYD Başkanı Serdar Karcılıoğlu; sizin vip dediğin hizmet gayet sıradan gazebonun altında 3 şezlong, 2 sandalye, havlu ve karpuz tabağı! Sıcağın pik yaptığı zamanda aloe-vera servisi yapan bir mekân değil! Bulunduğunuz konum gereği talihsiz bir açıklama olmuş…

24.000₺ ‘ye şezlong veren mekân zaten battığı için el değiştirmiş reklamın iyisi kötüsü olmaz diyerek can çekişiyor belli ki! Yani demem o ki artık kimse kimsenin sahnesine aldanmıyor; Bodrumun maalesef her yeri ayni değil çünkü serbest piyasa koşulları için ranta kurban gitmiş o güzelim sahil şeridi…

Bırakın artık İngiliz siyasetini tüm dünya o kadar sıkıldı ki bu gerekli gereksiz çıkıp açıklama yapanların hallerinden; sizler anlatıyorsunuz ama “Avcı nanca al bilse; ayı onca yol bilir…”

Yorumlar (3)
Yalıkavak sakini 1 ay önce
Nokta atışı yapmışsınız
Tebrikler
Her yeni gelen başkan giden başkana rahmet okutturuyor!
Mert 1 ay önce
Bütün yazılarınızı okudum gayet net cesurca dile getirmişsiniz ama koltuğun kerameti hepsi aynı formata giriyor maalesef
Kaleminize sağlık!
Hidayet 3 hafta önce
Hürana Hanım, kaleminiz keskin olsun çok iyi tespitler yapmışsınız birileri bunları okur ve özeleştiri yapar umarım bu konuda söylenecek çok şey olduğunu düşünüyorum ayrıca millet olarak ranta çözüm bulamadık.