27.11.2018, 07:01

AK Parti yerel seçimleri kaybederse ne olur?

Yerel seçimler sonrasında ortaya çıkan sonuç AK Parti'nin içindeki çatışmayı daha da derinleştirecektir. Ve son beş yıldır AK Parti hızla CHP'lileşmektedir. 
İstanbul'un 35 ilçesinde ismi geçen 24'ünün karadenizli olması dikkat çekiyor. Çok uzun süredir yazıyor ve söylüyorum.
AK Parti kendi içerisine kapanmış ve toplumun farklı kesimleri ile ilişkisini yitirmiştir. Ve bundan da rahatsız değildir. Çünkü yüzde 50'lilik sabitleşmiş kendi bloğunda bir kırılma yaşanmaması işine gelmektedir. 

Erdoğan'ın etrafını kimler kuşattı?
Toplumun diğer kesimleri ile ilişkisini yitirmesinin birkaç nedeni var.
17-25 Aralık Darbe Girişimi, Gezi Olayları, parti içersinde yaşanan iktidar çekişmesi ve nihayet 15 Temmuz Darbe Girişimi... 
Bu olaylar partinin hem kendi içine kapanmasına, parti içine kapanınca da parti içersindeki iktidar mücadalesinin derinden çok sert geçmesine neden olmaktadır.
Haziran ve Kasım seçimleri, ardından 16 Nisan refarandumu sonrasında sürekli altını çizdim.
Recep Tayyip Erdoğan, yaşanan olaylardan dolayı etrafını daraltmakta, güven meselesinden dolayı da tabiki yeni sistemle beraber partiden daha çok aile fertleri ve yakın çevresinde bulunan danışmanlarıyla süreci taşımaktadır.
Bu o'nun aynı zamanda yalnızlaşmasına neden olmakta ve o'nu kutsallaştırmakta yani mitleştirmektedir.

Parti 4'e bölünmüş durumdadır
Parti içersinde ikbal beklentisi olan, son 16 yıldır parti içersindeki konumlarını korumak isteyen, sonradan karar alma süreçlerine katılmış, bürokrasi içersinde bulunan kadrolarla beraber parti içersinde aparatçikler(*) yani grupcuklar oluşmuştur.
AK Parti'yi ve iktidarı büyük bir daire düşünürseniz, daire içersinde birbirine geçmiş hatta birbirinden bağımsız daireler (güç odakları) bulunmaktadır. 
Yaşanan iktidar mücadelesinin en önemli ayağı milletvekili adaylarının, yerel seçimlerde başkan adaylarının, parti içersinde il, ilçe başkanlarının ve yönetimlerinin belirlenmesinde ve bürokraside üst ya da alt düzey atanmalarda yaşanmaktadır.
İhaleler ve imar değişiklikleri ise yukarıdaki mücadelenin en önemli desteğini oluşturmaktadır. Bu bölünmeyi, en küçük yerleşim merkezlerinde bile görmek mümkündür.

AK Parti CHP'lileşmeye başlamıştır!
AK Parti 2011 yılına kadar toplumun farklı kesimlerden kadro devşirirken ve ilişki kurarken parti içi bürokrasinin oluşması, grupların ortaya çıkması bu dönemin kapanmasına neden olmuştur.
"Biz 20 yıldır bu parti için emek veriyoruz, bedel ödüyoruz" denilerek, yeni kadroların ve toplumun farklı kesimleriyle ilişki kurulması bilerek engellenmekte ve istenilmemektedir.
Anlayacağınız bir anlamda CHP'ye benzeşme artmaktadır. CHP; cumhuriyetin kurucusu, AK Parti'de yeni sistemin kurucu partisi olarak büyük benzerlikler taşımaktadır. CHP devletin kendisi olduğu için ve de bürokratikleştiği için halktan kopmuş, AK Parti'de aynı sona doğru hızla gitmektedir. Çünkü o'da yeni devletin kurucu partisi olarak kendisini gördüğünden doğal olarak bürokratik bir parti yapılanmasına hızla dönüşmüştür. 
****
Bu benzeşmenin daha çok yaşanmamasının önündeki en büyük engel bugün için Erdoğan'ın karizması ve toplumsal desteğinin hala sürmesidir. Ancak ekonomik kriz derinleştiğinde ve herhangi bir seçim yenilgisiyle bu desteğinde tersine doğru dönme eğilimi güç kazanacaktır.

Erdoğan'a muhalefet, Atatürk üzerinden...
Düşünün AK Parti iktidarının üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen hala ana mulafet partisinin başı Mustafa Kemal Atatürk'tür. Erdoğan karşıtları ve muhalifler Erdoğan'a ve AK Parti'ye ancak Atatürk üzerinden muhalefet geliştirebilmektedir. Çünkü bugün için her iki isimde dokunulmazlığını korumaktadır.
Erdoğan'ı eleştirmek ülkenin bugünü ve geleceğini yok etmek isteyen dış güçler ve onun yerli işbirlikçilerinin maşası, Atatürk'ü eleştirmek ise Cumhuriyet'e, çağdaşlığa, modernleşmeye karşı çıkmak gericiliğe destek vermek anlamına gelmektedir.
Erdoğan'ın karşıtı Atatürk, Atatürk'ün karşıtı ise Erdoğan isimleri olmaktadır.

Özellikle bu yıl Atatürk ve Cumhuriyet'in bu kadar öne çıkartılmasının arkasındaki en önemli neden muhalefetin çaresizliği, iktidar ve yandaşlarının Erdoğan ismini öne çıkartmasının nedeni de varolan toplumsal desteği ve karizmasıdır.
Her iki ana damarın destekleyicileri ve imtiyazlara sahip olanları iki isimden beslenmektedirler.

Erdoğan ailesi aday belirlemede çok etkin...
31 Mart seçimlerine yönelik Türkiye genelinde belediye başkan adaylarıyla ilgili yaşanan iktidar içindeki çekişmenin dört ayağı var.
AK Parti, aile fertleri, Erdoğan'ın etrafından bulunan danışmanlar tabiki bürokrasi ve son 20 yıldır hareketin içersinde bulunan öne çıkmış etkili ve Erdoğan'a yakın isimler.
Bu dört farklı kesimin içersinde en etkili olan Erdoğan ailesi. 

Bu bölünmüşlük aynı zamanda parti içersinde söylenilmese de rahatsızlık yaratmakta, derinden bir tartışmanın yaşanmasına neden olmakta, bugün için öne çıkmasa da en önemli bir başarısızlıkta nasıl bir çatırdının yaşanacağının da ipuçlarını vermektedir.

Dolaşan liste doğru (mu?)
AK Parti'de 40 ilin açıklanması ve 41 ilin açıklanamamasının en önemli nedeni parti içersinde gurupların yaşadığı iktidar mücadelesinden kaynaklanmaktadır.
Özellikle İstanbul, Ankara adaylarının açıklanamaması bunun en önemli kanıtıdır.
****
TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın açıklanan ve açıklanamayan illerle itirazı, aynı zamanda İstanbul'da ki ilçelerdeki tercihleri ile ilgili yaşanan kriz ise adının açıklanmamasının en önemli nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
İstanbul'da 39 ilçenin belediye başkan adayı olarak dolaştırılan listenin konuşulan isimler olduğunun altını çizelim. Ancak bu listeyi değiştirebilmek için yoğun bir mücadele var. Ne kadar etkili olabileceklerini hep beraber göreceğiz.

35 isimden 24'ü Karadenizli
Ayrıca 35 ilçede ismi geçen başkan adaylarının; 6'sı Trabzon, 8'i Rize, 6'sı Ordu, 2'si Giresun, 2'si Erzincan, 2'si Siirt, 1'i Sivas, 2'si Malatya, 1'i Antalya, 1'i Bitlis, 1'i Adıyaman, 1'i Almanya, 1'i Edirne, 1'i İstanbul (Batı Trakya göçmeni) doğumlu. 35'in, 24'ü Karadeniz, 2'si Trakya, 2'si Doğu Anadolu, 1'i Akdeniz, 1'i İç Anadolu, 3'ü Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden. Ege ve Marmara'dan yok. 
****
İBB Başkanı Mevlüt Uysal, Beylikdüzü'den aday olmaz. İki dönem Başakşehir Belediye Başkanlığı, bir yıl büyükşehir başkanlığı yapacak ve siyasi risk taşıyan Beylikdüzü'nden aday olacak. Bunu mümkün görmüyorum. Hiç aday olmaz kenarda bekler o'nun için daha anlamlı olacağını düşünüyorum.
Kendisine çok büyük ihtimalle kazanması garanti olacak ilçe verilir.
****
Sonuç olarak, İstanbul'da adaylarının büyük çoğunluğunun Karadenizli olacağı ve Trabzon ve Rize'nin başı çekeceğini yazabiliriz. 39 ilçede belirlenecek adayların yarısı kaybeder, bir de büyükşehir kaybedilirse kimlerin altında kalacağını da seçimlerin bir hafta sonrasında görürüz.

Ankara ve İstanbul kaybedilirse ne olur?
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ankara ve İstanbul'un kaybedilmesinin sistem tartışmalarına neden olmayacağını belirterek; "Biz bir anayasal değişikliği yaptık. Türkiye'nin siyasi alışkanlarını değiştiricek bir sistem inşa ettik. İstanbul'u, Ankara'yı almak AK Parti için çok önemlidir. Ancak neticede bu bir yerel seçim. Sistemin nasıl değiştiği de malum, o iş çoktan bitti" demesini de anlamlı buluyorum.
****
MHP ile yapılan seçim ittifakının İstanbul'da sandığa yansıyıp yansımamasının en önemli belirtisi adayların kimlikleri olacaktır. Tabi aynı zamanda CHP'nin adaylarının kimler olacağı MHP seçmeninin nasıl bir yol izleyeceğini de gösterecektir.


Son söz: İstanbul'da seçim sonuçlarını birçok ilçede yüzde 5 civarında oylar belirleyecektir. Ki bu oyların partilere yönelmesinde; aday tercihleri, adayların kimlikleri ve yaşanan tartışmalar çok etkili olacaktır. Ben MHP seçmenin çantada keklik olmadığını, aday tercihleri yanlış yapılırsa seçim sonuçlarında Kürt seçmenlerinde çok önemli bir etken olacağının altını çizmek isterim. 


(*) Aparatçik: Parti aygıtının memuru...     Apparatchikler, yönetim aygıtı dışında birhiç olduklarında kendilerine her şeyi vermiş yönetim aygıtına her şeylerini vermeye hazırdır. Bu gözü kapalı bağlılık safiyane, ulvi bir adanmışlıktansa çıkar ilişkisine dayanır daha çok. Ülkenin, partinin yüce çıkarları; bal tutan parmağını yalarcılıkla sınanmaktadır. 
(Ekşi Sözlük)

Yorumlar (1)
DEMİRCİ 2 yıl önce
O ZAMAN YENİDEN REFERANDUM YAPILIR.HALK İSTEMİYORSA ORADA BOŞ DURMANIN FAYDASI YOK.