08.10.2018, 20:42

AK Parti’de aday profili

Başkan Recep Tayyib Erdoğan bizzat; "Kimse bu benim yakınımdır, bu benim şuyumdur diye bize gelmesin. Halka tepeden bakacak adamları karşımıza getirmeyin" dedi. 
Bu kriterlere göre düşününce Ak Parti'nin işinin hayli zor olduğunu hatta aday sıkıntısına bile düşeceğini düşünmek zor değil. 
Zira; öteden beri ağası, dayısı, kankası, akrabası, iş ilişkisi olmaksızın kaç kişi partilerde milletvekili veya  belediye başkan adayı olabilmiş? Üstelik, sadece halkın adamı olup başka hiç kimsenin adamı olmayan biri, iktidar partisinden aday olmak isterse buna gücü yeter mi?
Yalaka parti mensuplarının halka inerek hak edenleri belirleyeceğini hayal etmek söz konusu bile değildir.
Hiç bir siyasi hesap ve beklenti içinde bulunmadan bölgemdeki en uygun adayı ben önereceğim. Sizce adaylığı kabul edilir mi? "Kabul edilmez" cevabını verdiğinizi hissediyorum. Öyleyse; birbirimizi kandırmaya çalışmayalım isterseniz...
Olmaz da, diyelim ki gerçekten hak aden bir aday belirlendi. Bu aday, bu defa partinin üst kurullarında benimsenir mi, kabul görür mü?Bu isim ve isimlerin sayın Başkan'a sunulma olasılığı yüzde kaçtır? 
Öyle ya , partide kendileriyle yol yürünen isimlerden, kendileriyle çeşitli ilişkiler içinde bulunulan kişilerden nasıl vazgeçilecek? Bunların olması ihtimali var mı, böyle bir ihtimale inanalım mı?
Ayrıca Ak Parti, sanki teşkilat yapısındaki pislikleri düzeltmişte; tek eksik belediye başkan adayları kalmış gibi konuşuyor. Halkı hiç mi hiç dinlemediklerini görüyoruz. Bu gidişin sonu hüsran, hüsran,         hüsran.
Bir defa şunu iyice bilelim ki; Ak Parti zenginler kulübüne dönüşmüştür, hiç mübalağa yapmıyorum. 
Ak Parti'deki kadrolar her yönüyle halktan uzak, kopuk ve kendilerince 'elit' kimseler. İçlerinde, partinin oy tabanı olan alt ve orta gelir grubu insanlarımızdan hiç ama hiç örnek yok. Halka karşı sempatik olamamaları için bu özellikleri yeter de artar bir neden.
Partinin en küçük teşkilat görevlileri dahi dün giyindiği elbiseyi bir daha giyinmiyor, en ünlü markalardan, bilmem ne kadar fiyatla satın aldığı pahalı elbiseleri kuşanarak; Ak Parti'nin gerçek oy tabanı olan dar gelirli, sade vatandaşların karşısına çıkıp oy talebinde bulunuyorlar! Bu manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen gariban vatandaş ise "bunlar kim, bunlara nasıl oy verelim?" diye soruyorlar. Ak Parti görevlilerini, "Bunlar, bizden oy isteyen eski Anavatan, Doğru Yol, Chp'lilere benziyorlar" diyerek tanımlıyorlar! 
Bu izahlarla sermayeye karşı olduğumuz, insanların zenginliğini bir suçmuş gibi göstermek istediğimiz algısının oluşmasını istemeyiz. Böyle bir kastımız yok ve olamaz. Tüm yönleriyle halktan uzak kadroların açmazlarını ifadeye         çalışıyoruz.
Artık biz de;  "bunlar bir, iki kişidir, hepsi öyle değildir" diyemiyoruz, ne yazık ki... Ülkemizin kaderini elinde tutan Ak Parti'deki açmazları hep yazdık ve söyledik. Ülkenin menfaatlerinden başka hiçbir siyasi beklentimiz yoktur. Belki setimizi etkili, yetkili makamlara duyururuz istedik.Yazmaya da devam edeceğiz, zira; Ak Parti, herhangi bir parti olsun, sadece iktidara gelsin diye kurulmamış;bir misyon'un partisi olarak kurulmuş ve bu misyon'u nefse hoş gelecek şeylerpeşinde koşuşturarak yitirmemesi gerek. Aksi halde sadece parti ve Türkiye kaybetmeyip, İslam Dünyası da kaybedecek. İdealler, hedefler yerle bir olacak!
Belirlenecek adaylar, hal ve tavırlarıyla, yaşayışlarıyla, liyakatleriyle, geniş ufuklarıyla kastedilen misyon'un adamları olmalı; yoksa, kısa zamanda belediyeler, en kibar ifadesiyle mezbelelik hale gelecektir. Böyle olunca da, hiç şaşmam!Bunun örneklerini görevlerinden el çektirilen, büyük, küçük yerlerde seçim kazanmış 'misyon ehli sanılan' belediye başkanlarından görmek mümkündür.
Sonuç olarak; amacımız üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değil. Ki; insanımız ve ülke kazansın. Selam ve sevgi ile. 

Yorumlar (0)