28.01.2021, 05:46

Akılsallık galebe çalıyor mu?

Çok uzun zaman oldu  yeni normalleşmemize alıştık hepimiz. Şu ara tekrar iyiden iyiye taktım bu “normalleşme” kelimesine...

“Normal” leşmeye ne zaman döneceğiz? Ne kadar alışır gözüksek de yine eski normali arıyoruz ! Gözlerimiz yollar da yeni umutlu haberler bekliyoruz, pandemiyle gelen normali bırakıp eskisine koşmaya hazırız. Canımıza tak dedi artık, bıçağın kemiğe dayandığı noktadayız. Pandemi süreci belirsizliğini aşı haberleri ile aşmaya çalışıyoruz. Bir umut hadi artık verin şu müjdeli haberi  diyoruz hep bir ağızdan.  Bu bekleyiş içinde şu geldiğimiz günlerde de yine aynı şeyi konuşuyor herkes.

Normal şartlar altında durumumuz iyi miydi?

Nasıldık normal şartlar dediğimiz o “normal”de ?

Mesela işsizlik durumunu ele alalım; Pandemi öncesi normalimiz İş-kur önünde uzun kuyruklar olduğu gerçeği değil miydi?

Normal şartlar diye bir anlayış varsa, “güncel normal şartlar” diye bir yenileme olması da kaçınılmazdı, hani o evreleri de geçeli çok oldu. O hâlde yeni “ güncel normal şartlar” da hâli hazırda bilinen işsizlik gerçeğimizin de artacağını- arttığını gösterecektir.( Ki arttı) Güncel koşullarımız üretim sürecini dijitalleştirdi ve sermayenin eline güncel kozu değerlendirmek düştü. İşsizlik arttı yeni normalimizde...

Şu an salgın sonrası geçmiş normalleşmemizi yaşıyor havasında Uludağ! Hay eğlenceniz batsın emi... Salgın bitti mi, hayır ama hepimizin bildiği bozuk ekonomi hızla güncelden güncele bir normalleşmeye geçiş içindeyken, insanların sabır sınırlarını zorlayan çok hareket görünür oldu. Özel gereksinimleri olan çocukların bu dönemde yaşadıkları ise görünmez hâlde... Sorsanız bir yetkiliye çok laf ama hiç elde edersiniz !

Burası cehaletin örgütlenmiş olduğu bir toplum, bir avuç birikimli insanlar bürokratik söylemleri ile birbirlerini anlayabilirler ancak ! Halka hitap etmek ve halkın diline odaklanmak gerek. Aksi olduğu müddetçe “aptallaştıran televizyon” ile beyin yıkama devam eder.

Habermas toplumun akılcılaşması, insanlaşması ve demokratikleşmesi görüşünde, salt insan türüne özgü iletişimsel yetkinliğin doğasındaki akılcılık gizil gücünün kurumsallaştırmasından bahseder.

İletişim yetkinliğinin evrim sürecinde geliştiğini, fakat çağdaş toplumda çoğunlukla bastırılmış veyahut zayıflatılmış olduğunu savunan Habermas, devlet, örgütler ve Pazar gibi ana sosyal yaşam alanlarında, stratejik akılsallık galebe çalacak ve böylece yaşam dünyası yerine sistem mantığı geliştireceğini dile getirmiştir.

Güncel normalleşme için nasıl olacağı konusunda birlikte düşünelim :

Akılsallık galebe çalıyor mu?

Yoksa

Sistem mantığı bizi esir aldı ve sorgu yeteneğimizi de kaybettik mi dersiniz?

Sorgu yeteneğimizi kaybetmedik diyelim ne olacak ki ? Diyorsanız haklı serzeniş elbette ama yine de yanlış giden şeylere değil, neyin doğru olması gerektiğine odaklanmayı da ihmal etmeyelim...

Sevgilerimle.

Yorumlar (0)