23.11.2020, 00:34

Alaattin Çakıcı’nın tehdidi ne anlama geliyor?

Yer altı dünyasının yaşayan 3-5 liderinden birisi olan Alaattin Çakıcı üst üste iki tehdit mektubu ile CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef almış gibi görünse de aslında bu tehdidin birçok anlamı var.

Aynı Alaattin Çakıcı'nın daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ağır hakaret ve tehditlerde bulunduğunu da anımsamamızda fayda var.

Önce 2014 yılında ‘Sahte Reis’ ifadesinin de içinde bulunduğu sert bir mektup ile tehdit eden Çakıcı’ya dava açan Erdoğan, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası yargıdaki tüm şikâyetlerini geri alması sonucu bu davadan da el çekti.

Daha sonra 2017’de Çakıcı yine tehdit dolu mektup yazmasına rağmen bu defa kendisine dava açılmadı.

16 Nisan 2020 yılında adeta kişiye özel bir yasa düzenlemesi ile MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin baskısı sonucu cezaevinden çıkan Çakıcı her iki lider Erdoğan ve Bahçeli’ye teşekkür etti.

Aynı Çakıcı bugünlerde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na çok ağır hakaretler barındıran iki tehdit mektubu ile gündemde.

Bu mektup ne anlama geliyor?
Organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’nın bu mektubunu sadece Kılıçdaroğlu’nu hedef alan bir tehdit olarak yorumlayanların Türkiye’de olan bitene çok basit baktıklarını ve perde arkasında neler döndüğünü görmeyecek kadar kör olduklarını söylemek mümkün.

Her ne kadar Çakıcı'nın söz konusu tehdit mesajı aralarında, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilçe başkanları ve 14 ilçe belediye başkanın katılımıyla protesto edilmiş olsa da.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik de Çakıcı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş olsa da Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın "Savcılık gerekli soruşturmayı başlattı. Hakaret, tehdit, kötü söz kimden gelirse, kime karşı yapılırsa bu yanlıştır, doğru değildir" ifadesini kullanmış olsa da.

Durumun hiç de görüldüğü kadar bir tehditten ibaret olmadığını söyleyebiliriz.

Buyurun size bu tehdidin alternatif amaçları...
En basitinden şunu söylüyor ve akıllara getiriyoruz.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmalarda sık sık MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye incitici sözler ile hitap ediyordu. Alaattin Çakıcı’da bu duruma ayar vermek için devreye girdi.

İyi de eğer böyle ise bu durum Kılıçdaroğlu’na ayar vermekten ziyade, Kılıçdaroğlu’nu mağdur gösterme pozisyonuna düşürür, Kılıçdaroğlu hem parti içerisinde hem toplum genelinde prim yapar, Kılıçdaroğlu’nun prim yapması demek ‘Cumhur İttifakı’nın rakibi ‘Millet İttifakı’nın pirim yapması anlamında gelir.

Zaten öyle oldu, tüm muhalefet parti liderleri bu olayda Kılıçdaroğlu’na destek vererek iktidara çok sert yüklendi.

CHP içerisinde tüm parti organları genel başkanları etrafında kenetlendiler.

Cumhuriyet ülkesinde bir yer altı dünyasının liderinin doğru yapmadığı hep bir ağızdan dillendirildi.

Eminiz Adalet ve Kalkınma Partisi Lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dâhil AKP içerisinden bir kişi bile bu tehdit mektubunu doğru bulmadı.

O halde bu tehdit mektubunun ‘Cumhur İttifakı’na yaramadığını söylemek mümkün.

Tabi bir de Erdoğan’ın gündeme getirdiği ‘Yargı Reformu’ çıkışı sonucu böyle bir tehdit mektubunun ortaya çıkması en çok da bu çıkışa ve bu reforma zarar vermiştir.

Bu çıkış sonrası MHP Lideri Bahçeli’nin başta Selahattin Demirtaş ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan olmak üzere birçok terör yanlısı ismin özgürlüklerine kavuşmasının önünü kesmek için Çakıcı’ya böyle bir mektup yazdırtarak ülkede yeni bir kargaşa yaratmaya çalıştığını da söyleyebiliriz.

Mektubun amaçlarından birisini de kısa süre önce yeğeni Adem Çakıcı'yı öldürtmeye azmettirmeye teşebbüsten aldığı 17 yıl hapis cezasından kurtulmaya yönelik hamle olabilir.

Bodrum'da eski Bakan Mehmet Ağar, Emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli Albay Korkut Eken ile buluşarak poz verip paylaşması bu hamleyi güçlendiren cinstendi.

Son olarak şunu söyleyebiliriz.

Türkiye’de artık yaşanacak olası gelişmeler hiçbirimiz için sürpriz olmamalı.

Tıpkı korona virüsün dünyayı teslim aldığı gibi son yıllarda ülkemizde şaşıracağımız o kadar şey yaşadık ki.

Bu sürpriz gelişmeler hepimizin artık olağanüstü gelişmelerde şok etkisini ortadan kaldırdı.

Örneğin, beş yıl önce hiçbirimizin aklına MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı her koşulda destekleyeceği gelmezdi.

Yarın da bu tehdit mektubu gibi gelişmelerin bir anlamda Bahçeli kaynaklı olup Erdoğan’ın karizmasının çizildiği anlamı ortaya çıkarsa buna da şaşırmamak gerek.

Zira aslında bence bu mektup Cumhurbaşkanlığı sisteminde ve Erdoğan’a rağmen yazıldığı için devlete zarar vermiş, cumhuriyet ülkesindeki devletin bütün organlarını tehdit etmiştir…

Yorumlar (2)
Uğur sayaner 2 ay önce
Engin alan komutanın cezaevindeki görüşmelerimizde kesinlikle mhp nin bir kısım yetkililerinin milletvekilleri olmasına ragmen desteklemediğini biliyorum.engin komutanın o resme girmesi oldubitti diye düşünüyorum.engin paşa farkındasınız bir daha milletvekilli adayı olmadı.siyasette bir şekilde böyle görünüp kendisini uzun yıllar cezaevinde kalmasına sebep olan iktidarı desteklemez.çete liderinin bosrımda oteli var ve engin paşanında yazlığı orada korkut eken zaten arkadaşı bir şekilde çakıcı adamları tarafından servis edilmiştir.engin paşa bu devlete Kıbrıs ta mücahitlikten başlayarak kuzey ıraktaki mücadeleye ve devlete
Alican Yerli 2 ay önce
Kime ve nereye hangi yöne bir amaçla olursa olsun uygunsuz yasalara aykırı yapılan her hareket karşılıksız bırakılmamalıdır. Cumhuriyet ve demokrasi kazanacaktır. Yaşasın tam bağımsız Türkiye Türk cumhuriyeti