Gün geçmiyor ki Esenyurt'ta yeni bir kaos yaşanmasın. Esenyurt ilçe olmadan önce daha 20-30 bin nüfuslu belde belediyesi iken, kurucu belediye başkanı Dr. Gürbüz Çapan sayesinde sık sık ulusal basında haber oluyordu.
O günlerde, yani 1989-2004 yılları arasında Esenyurt ödüllü projeleri; yeşil alanları; ilginç heykelleri ve sempozyumları ile kendinden sıkça bahsettiriyordu. Öte yandan sahne gösterileri, dünyaca ünlü ressamların eserlerinin yer aldığı sergiler, konserler ve balolarla medyada yer alıyordu.
Arada bir de kavgacı kişiliğiyle tanınan Çapan'ın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a çatması; SHP Genel Başkanı Erdal İnönü ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile bazı etkinlikler yapmasıyla da gündeme geliyordu Esenyurt...
*
Solcu Gürbüz Çapan'dan sonra Esenyurt Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Necmi Kadıoğlu zamanında ise daha çok Atatürk'e, Cumhuriyet'e, İzmir'e, sanatçılara saldırlar konusunda gündeme geldi Esenyurt.
Eski başkan Necmi Kadıoğlu'nun canı sıkılınca hassas noktalara sataşıyordu.
Bir bakıyorsun İzmir'e 'Gavur İzmir' diye seslenerek İzmirlilerin dikkatini çekiyordu.
Bir bakıyorsun “Bu ülkeyi darbeciler ele geçirdi. 1923 - 1950 yılları arasında bu ülkede diktatörlük vardı” diyerek cumhuriyet ve Atatürk sevdalılarının tepkisini çekiyordu.
Çapan kardeşlere “Daltonlar” diyor, CHP Belediye Meclis Üyesi Yavuz İren'e “Sen marangoz hatasısın” diyor, “Esenyurt'u alacağız” açıklaması yapan CHP İstanbul İl Başkanlığı'na ve CHP'li milletvekillerine “çüş” diyor ve bir anda herkesin dikkatini çekiyordu kadıoğlu.
*
Kadıoğlu'nun görevden uzaklaştırılması ile Esenyurt Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Ali Murat Alatepe ise belli ki meclis üyeliği yaptığı günlerde Necmi Kadıoğlu'nun ulusal medyada yer almasına sebep olanları unutmamış.
Zira Alatepe'nin herkesin dikkatini çeken o konuşmasında geçen; “Burayı (Esenyurt) kaybedersek Kudüs’ü İslam’ı ve Mekke’yi kaybederiz” diye cümle kurması sıradan bir gaf olmakla birlikte, birilerinin, medyanın dikkatini çekmekten başka birşey değildir.
*
Nereden bakarsanız bakın, nasıl anlarsanız anlayın, hangi düşüncede olursanız olun, hiç bir fikrin, hiçbir kişinin, hiçbir oluşumun akıl ve mantık verdiği bir açıklama olduğunu düşünmüyorum bu cümlenin.
Eminim Murat Alatepe de bunun farkındadır.
Ancak söz ağızdan çıkmıştır bir kere.
Afedersiniz dememiştir diyememiştir.
Yanlış anlaşıldım dememiştir deme gereği görmemiştir.
Kusura bakmayın dememiştir demek         istememiştir.
Sonuçta sıradan bir belediye meclis üyesi iken Esenyurt Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduğu gün kadar medyanın dikkatini çekmeyi başarmıştır.
Bir takım kesimlerin dikkatini çekmeyi         başarmıştır.
Yaklaşık bir milyonluk ilçede belki de kendisini hiçbir şekilde duymayan ve tanımayanların da dikkatini çekmeyi başarmıştır.
*
Düşünsenize şayet Esenyurt kaybedilirse, Kudüs, Mekke, İslam kaybolmuş olsa, o zaman Esenyurt dışındaki AK Parti'nin elinde bulunmayan başta İstanbul ilçeleri olmak üzere, Türkiye'nin neresinde hangi belediye varsa oralarda bunlardan eser     kalmamış olur ki.
Hiç ama hiç alakası yok.
Mesela son gerçekleşen referandumda İstanbul'dan 'hayır' oyları çıktı. O zaman İstanbul'da Kudüs, Mekke, islam kaybolmuş olmadıysa Esenyurt kaybolsa da hiçbir şey olmayacağını herkes gibi Murat Alatepe de iyi biliyor.
*
Peki Alatepe bu cümleyi kurarak ne amaçladı.
Hemen söyleyeyim.
Her ne kadar ağzı güzel laf yapsa da çok kitap okusa da entelektüel bakış açısına sahip olsa da sosyal medyayı iyi kullansa da ellili yaşları tamamlamış önemli olgunluğa ulaşan bir siyasetçi olsa da Alatepe henüz Esenyurt gibi kozmopolit bir ilçenin belediye başkanlığı koltuğunda oturan kişi olarak biraz acemilik yaşıyor.
Özellikle doğal konuşma yapmak kolay değildir.
Yüzlerce, binlerce kişiye eline mikrofonu alarak doğaçlama seslenmek kolay değildir.
Hele hele ciddi konulardan bahsederken gaf yapma ihtimaliniz çok daha yüksek oluyor.
*
Düşünsenize, elinizde mikrofon, kalabalığa sesleniyorsunuz, bir cümle başlattınız ve bitirmek zorundasınız.
Eeeee.
Kem küm etmek de var.
Akıcı bir konuşma gibi göstererek ortaya karışık cümleler kurmak da var.
Alatepe gibi bir çok siyaset adamı, tv yorumcusu, gazeteci, iş adamı aslında benzer hatalar veya gaflar yapıyor zaman zaman.
Ancak... Ortada, Kudüs, Mekke, İslam, Atatürk, Cumhuriyet gibi önemli değerlerin adı geçerse çok daha belirgin olarak dikkat çeker bu gaflar.
*
Neden 'gaf' diyorum biliyor musunuz?
Kendisi ile konuşmadım, sormadım ama eminim ki; Esenyurt Belediye Başkanı Ali Murat Alatepe de kurduğu o cümlenin gaf olduğunun farkında.
Peki 'gaf' işleyenler ne yaparlar genede?
Hah işte, şimdi Alatepe'den herkes onu yapmasını bekliyor....
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.