16.01.2021, 05:48

Alo! Orası duyguların eşitsizliği mi?

Yasalar karşısında ve siyasal, toplumsal haklar bakımından yurttaşlar arasında hiçbir ayrım bulunmaması durumudur "eşitlik" ...

Hayatın her alanında eşitliği sorguladığımızı hepimiz biliyoruz. " Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, duygulardaki eşitsizlikler, eğitim haklarının eşitsizliği, gelir dağılımı eşitsizliği vb. "

Bu kadar çok eşitsizlikten söz ediyoruz ama eşitliği sağlayamıyoruz ! NEDEN ?
 

Algılama ile ilgili sorunlarımız mı var?
 

İletişim sürecinde sağlıklı işleyişi etkileyen hem kaynak  hem de alıcı için geçerli olan unsur, algılama ve yorumlamadır.

Algı, kişilerin çevre ile ilgili duyu organlarına gelen bilginin, organize edilmesi, anlaması ve yorumlaması sürecidir. Sürecin, kişilerin sahip oldukları değer yargıları, inançları, bilgi, duygu, düşünce yapıları, eğitim seviyeleri, sosyokültürel yapıları, zekâ seviyeleri, tecrübeleri ve yaşları gibi birçok faktörden etkilendiği yadsınamaz gerçektir. Bu faktörler sebebiyle algılama konusunda çoğu zaman sorunlar ortaya çıkar.

" Ah ama sen o olaya çok farklı bakmışsın"

"Ama benim anlatmak istediğim o değildi"

Bunları duyduysanız ciddi yorucu bir iletişim içine girdiniz demektir, hadi geçmiş olsun.

Burada yaşanılan sorunun kaynağı, geri bildirim yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Çünkü geribildirim iletişim sürecinin tamamlayıcı unsurudur. Etkili iletişimden söz edebilmek için geri bildirim ön koşuldur. Bence eşitliği sağlayamamanın bir faktörü de bu iletişim bozukluklarından kaynaklı.

İletişim de eşitsizlik; yanlış algıların önlemesi, ifadelerde kesinlik olması, inandırıcılık olması, kişiler arası- kitleler arası samimiyet derecesine dikkat edildiği takdirde sonuç verebilir. Düşünün ki kişiler arası iletişiminizde sizin samimi olduğunuzu ama karşınızdakinin  stratejik davrandığını. Burada iletişimde eşitlikten söz edebilir misiniz? Buna evet demek için çıldırmış olmak gerekir.

İletişimde yaşanan eşitsizlik duygulara da sirayet eder.Size hemen iletişimin adil olmadığı durumlarda ortaya çıkan duygu eşitsizliğine örnekleme yapmak istiyorum.

A. Graham Bell' i hepimiz biliyoruz !

Graham, telefonun icadına öyle çok kafayı takmış ki sevgilisi Allessandra Lolita Oswaldo'yu
epey ihmal etmiş. Graham telefon hattını ilk olarak sevgilisi Allessandra Lolita Oswaldo' nun evine çekmiş. Telefon atölyede çalınca arayanın sevgilisinden başkası olmayacağını bildiğinden, sevgilisinin adı ile hitap ederek açmış telefonu. Bu denemeler sık sık yaşanınca her aramada sevgilisinin adını kısaltarak söylemiş Graham,  ve en son olarak  " Alo " diyerek açmış telefonu. Sonraki denemelerde sürekli  "Alo" demeye devam etmiş.

Ama sevgilisi Allessandra Lolita Oswaldo,  bu denemelerden çok sıkılıp bunalmış ve terk etmiş mucidimiz Graham'ı ...
Deniyor ki Graham; bir gün sevgilisinin tekrar araması umuduyla telefon başından hiç ayrılmamış. Burada bir Hakan Altun şarkısı ; "Telefonun başında çaresiz bekliyorum" u mırıldanır gibiyiz. Neyse zamanla kente çekilen hatlar çoğalmış ve Graham'a  telefonla ulaşan birçok kişi olmaya başlamış ya Graham 'da o telefonu hep "Alo" diyerek açmış. İşte o günlerden bugünlere "Alo" sözcüğü de bu şekilde gelmiş.

Elçiye zeval olmaz, kıssadan hisse efsaneleşmiş hâliyle günümüze gelen bir hikaye. Bazı kaynaklarda; aslında durumun gerçek olmadığı, hayal ürünü olduğu söyleniyor. Peki diyelim ki Graham telefonun başında çaresiz bekledi ve size daha  sıcak geldi hikaye bu hâliyle...

Peki hikayede ki algımız neyi yorumladı ?

" Ah Graham; aşk acısı yaşamış, kıyamam."


"Sevgilisi de Graham'ı hiç anlamamış ki ! "

Nasıl algıladınız, yorumladınız ve aklınızdan ilk olarak  benzer hangi cümleyi geçirdiniz? Bunu kendinize sorarak kendinizi test edebilirsiniz.

Evet, hayat duygularda da eşit davranma konusunda cömert davranmıyor ne yazık ki ! Themis'in terazisinin kırıldığı da oluyor !
Kaybeden yok yaklaşım ( kazan- kazan) çözüm yolu, her zaman yaşamın içerisinde gerçekleşemiyor.

Themis'in terazisinin hep adil olması temennisiyle.
Sevgiler, hoşça kalın...

Yorumlar (1)
Nazım 2 ay önce
????????????????