Ne kolay  şeydir  eleştirmek, kırmak, dökmek, bozmak, üzmek ve bol keseden atıp ahkam kesmek.
Farabi “önce doğruyu bilmek gerekir. Doğru bilinirse yanlış da bilinir” derken, önce yanlış bilinmesi halinde doğruya kolayca ulaşılamayacağını ve ortaya bir sürü fikrin doğruları çıkacabileceğini düşünmüş olmalı. Ne kadar doğru ve isabetli bir tespit. Boşuna Farabi olmamış büyük usta… 
Günümüzün konusu bir ülke nasıl parçalınır, nasıl kaosa süreklersiniz olsun…
Bilen var mı?”
Önce kültürünü yozlaştırırsınız. Yavaş yavaş, ince ince işleyerek sabırla özünden kendi toplumsal doğrularından uzaklaştırısınız milleti.. 
Dilini dil olmaktan çıkarır, gelenek-göreneklerini, örf-adetlerini eski kafa söylemleriyle, alaycı tutumlarla yokmuş hükmüne getirirsiniz.
Saygıyı-sevgiyi gereksizleştirir yerine çıkarcılığı, egoistliği benimsetir, böylelikle İnsanların guruplaşmasını ayrışmasını sağlarsınız…
Vatan elden gidiyor bölümü çok önemli.. herkesi ülkesine aşık bir vatansever moduna sokup diğer gurupları da vatan haini olarak gösterirsiniz.. böylelikle “vatan elden gidiyor” bölümünü başlatır olaya hız kazandırısınız…
Dini ve ahlaki konularıda siyasete alet edip guruplara havale ederseniz bu iş tamam sayılır… 
Hiç merak etmeyin, bütün bunları yaparken kesinlikle yalnız olmayacaksınız. Ülkeye düşman, sömürmeye hazır kim varsa özgürlük, bağımsızlık, insan hakları, baskı, zulum, adalet, o hakkı, bu hakkı söylemleriyle  emin olun hep yanınızda olacaktır..
Hadi size müjdeler olsun elbirliğiyle koskoca ülkeyi severek uğruna öleceğinizi haykırarak ülkeyi beter duruma getirdiniz… Daha ne olsun. 
Olur mu demeyin sakın olur olur.. 
Bakın Amerika ve kapitalist ülkelerin vaad ettiği Arap baharlarına. 
Nede güzel geldi bahar kokuları içinde özgürlükler ve İnsan hakları Irak’a, Mısır’a Libya’ya, Suriye’ye, Yemen’e Afganistan’a Sudan’a ve nede çabuk özgürleşerek kavuştular bağımsızlıklarına…
Neyse ya fazla takılmayın siz bu konulara. Zaten bizi yıllarca sağcı-solcu, alevi-sunni, Türk-Kürt, yada muhafazakar-cumhuriyetçi diye kimse bizi ayırmaya bölmeye, kaoslara sürüklemeye çalışmıyor ki amaaaaan bize ne..
Geldik kıssadan Hisse’ye…
Moğol istilası döneminde Hacı Bektaşi Veli, “elinize, dilinize, belinize sahip çıkın” diyerek herkese birlik beraberlik telkininde bulunmaktadır. Aslında onun bunlarla kastettiği:
 Elinize; yurdunuza, dilinize; Türkçenize, belinize derken de soyunuza sopunuza sahip çıkın anlamındadır. 
Azıcık büyük bir insanın sözünü dinleyip herkes Eline, Diline, Beline sahip çıksa ne güzel olurdu değil mi?…
VESSELAM..

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.