Devletin eli vatandaşın cebinden hiç çıkmıyor. Vergiydi, zamdı, katkı payıydı, bilmem neydi, ne koparabilirsen kar...Bizlerde her mevzuatı takip edemediğimizden, bazılarını tam olarak öğrenemediğimizden, veya bilsek bile yapacağımız itirazın ve mücadelenin sonuçsuz kalacağını, ancak sinirlerimizi bozacağını bildiğimizden,”amaan ya, öde gitsin” dediğimizden, nereye ne kadar para harcadığımızı bile hesaplayamaz olduk.
***
Biz de yöneticiler ilk düşünecekleri şeyleri sonradan düşündüklerinden maalesef hergün başka problemle karşı karşıya kalıyoruz. Örneğin; yollar yapılıyor, dev gibi içinde neredeyse bir kasaba halkının yaşayacağı sayıda binalar yapılıyor ama otopark sorunu var. Belediyeler, trafik çekicileri rahat rahat çalışsın diye mi özellikle mi otopark yapmıyor acaba diye düşünüyorum.
***
Arabınıza atladınız, işlerinizi halletmek üzere yola çıktınız. Bir yerde park yapmanız gerek ve araçların park edildiği yerlerden birine arabanızı bıraktınız. Bir dönüyorsunuz ki yerinde yok. Nereye gittiği belli değil. O bölgede yaşıyorsanız sıkıntı yok, bilirsiniz nereye götürdüklerini ama yabancıysanız fellik fellik yetkili arayıp öğrenmeye çalışırsınız. Araba da gitti, onca kıymetli saatleriniz de...Aracınızı park ettiğiniz yerde, neredeyse 500 araç park halinde. Hepsi yerli yerinde duruyor, sadece sizinki yok. Hatta sizinkini aldıkları yere de başka bir araba çoktan park yapmış zaten. Neye göre çektikleri belli değil, piyango kime çıkarsa!
***
Arabanızı nereye çekebileceklerini soracak birilerini buluyorsunuz, bir taksi bulup gidiyorsunuz, 102 lira çekici, 90 lira da trafik cezası. Neydi o bir laf vardı hani, sakalını sıvazlayıp söyledikleri söz indiragandi miydi, neydi? Zira sabahın çok erken saatleri olmasına rağmen, arabasını yedieminden almaya gelen onlarca insan var. Mesai bitimine kadar tahsilat ne kadar oluyordur, bilemem. Millet araba park edecek yer bulamıyor, çekiciler vızır vızır ortalarda dolanıyor. 
Onca tüketici vergisi ödüyoruz, arabayı bile ücretli park ediyoruz. Biz neyi tükettik diye vergi ödüyoruz?
***
Karayolları, belediyeler, trafik, jandarma artık kim bakıyorsa, araç sahipleri için yeterli sayıda park yeri göstermek zorunda değil mi? 
Ola ki trafiğin akışını engelleyecek bir yerde ise, insanların ve can güvenliğini tehdit eden bir yerde park halinde ise çekilebilir elbet, ancak bunun bile bir prosedürü olmalı değil mi? Aracı çekmeden önce fotoğrafı çekiliyor mu mesela? Bilinçsiz kişiler tarafından çekilen arabada bir hasar meydana geldiğinde nasıl ispatlanacak? Vatandaş ne kadar haklı, çekici ne kadar haksız olacak? 
***
Araçların çekildiği yere yediemin deniliyor. Sözlük anlamı şu;“Birden çok kimse arasında hukuksal durumu çekişmeli olan bir malın, çekişme sonuçlanıncaya değin emanet olarak bırakıldığı kişi”... 
Hukuksal çekişme var mı? Bence yok!Çünkü zaten o para cezası ödenecek. Birden çok kimse var mı? O da yok! Çünkü sadece cezayı yazan var, itiraz edeni yok!
Kaybedilen para bir yana, maalesef bir de o çok kıymetli zaman var. Bir an önce bu işe bir çare bulunmalı. “Park yapılmaz” tabelasını koyarsın, baktın usulsüz park etmiş, yapıştır camına bir tutanak, adrese postala! Neden insanların bu kadar zamanı çalınıyor? 
Bir de yolun tamamının fotoğrafları çekilsin ki, kaç araç park etmiş, kaçı çekilmiş, çekilmeyen neden çekilmemiş görünsün! Artık bu keyfi uygulamalara son verilsin. Kanunlar herkes için! 
***
Sevgiyle kalın

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.