Dünyanın incisi, Türkiye'nin en güzide bölgesi, Doğu Karadeniz dağları arasında gizlenmiş cennetler buraları. Keşke gitmeseydim. Keşke görmeseydim. Keşke bilmeseydim. Otelde İş Adamı, Jeofizik Müh.si, Ekşioğlu Vakfı Meclis Üyesi, İkizdere Der.Başkanı Kadem Ekşi ile sohbet ediyoruz. Buralarda dereler satılmış. Karadeniz'in hemen hemen tüm vadilerinde yapımı planlanan 450 Hidro Elektrik Santralleri Projesi ateş gibi düşmüş buralara. Bazı vadiler koruma altına alınmış, ne mutlu ki oralara ihale çıkaramıyorlar. Ancak bir yer var ki; dünyada koruma altına alınmış 200 vadiden biri, Türkiye'de Bakanlar Kurulu Kararı ile 2008 yılında TURİZM VADİSİ ilan edilmiş, buna rağmen 20 Hidro Elektrik Santralleri ile başı dertte. 1. Su Meclisinin yapıldığı Rize'nin İkizdere Vadisi burası. Devletin hiç uğramadığı bu ilçe yetiştirdiği iş adamların yatırımlarıyla, bağışlarıyla kalkınma sürecine girmiş. Hastane, okullar, lojmanlar, kültür merkezi hatta bazı köylerde ve yaylalarda yol, su problemlerini onlar gidermiş, gideriyorlarmış.
Şimdilerde İkizdere'yi gerek ismiyle, gerekse doğasıyla İkizdere yapan bölgedeki yeşilin ve doğal hayatın sürdürülebilirliğini sağlayan dağların tepelerinden çıkan pınarların birleşmesiyle oluşan bu dereler üzerinde çeşitli oyunlar oynanıyormuş. Havza planlaması yapılmadan santraller bir bir sıralanmış. Düşmanın bile kıyamayacağı bu güzellikler kıyıma girmiş. İkizdere'ye giderken karanlığa kalmıştım. Dönerken içim acıyarak geçtim buralardan. Yemyeşil dağların rengi değişmiş. Çünkü bu dağların dibine tüneller açılıyor. 
Çay yetiştiren bahçeler, çayırlar, ağaçlar, dağlar didik didik talan ediliyor. Tünellerden çıkan malzeme 30-40 metre genişliğindeki dere yatağına dökülmüş, dereye 6-7 metre akacak yer kalmış. Duydum ki son yağışlarda dere şantiyelerden bunun hesabını sormuş. Okurken aklınızdan geçebilir. Bir de mühendis olacak, yahu bu memleketin enerjiye ihtiyacı var. Doğru. Gerçi hatlardaki, hanelerdeki kaçakları yok etseler bunun 10 katını kurtarırlar. 
Buna rağmen araştırdık. Yapımı süren ve yapılması planlanan bu santrallerin tümü enerji ihtiyacının 0.007'sini karşılayabilecekmiş. Artan enerji ihtiyaçları sebebiyle bu oran daha da düşecek. Bölgeye iş temin edecek kandırmacası da hikaye. Santraller bölgeden 10-15 kişiye iş verir o da güvenlik, temizlik vs. Evet, enerjide dışa bağımlıyız. Peki 75 Km. uzunluğundaki bu vadiyi öldüreceğimize rüzgarı ile, güneşi ile, boğaz akıntıları ile, deniz dalgaları ile enerji üretim projeleri geliştiremez miyiz? Buralarda rafting, yayla turizmi, dağcılık, kayak sporları, doğa yürüyüşleri, doğal vahşi yaşamı turizme sunulamaz mı? Kaldığımız Ricos Otel dünyanın mineral açısından en zengin sularından biriymiş. Sıcaklığı 70 derece varan suyu, Anzer ve Ovit yaylaları ile buraları tam bir turizm cenneti olabilir. Uzun Göl'ün son halini de görünce çok üzüldüm. Sayın Enerji Bakanı, Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanı, Sayın Orman ve Su İşleri Bakanı, yeşilin her tonunun bulunduğu, bin bir çeşit canlıyı, çiçeği bünyesinde tutan, gürül gürül akan bu derelere kolaycılığa kaçıp kıymayın. Kuruyan dereleri, zehir saçan ırmakları düşününce 2010 yılında Rize İkizdere'deki yaşadıklarım geldi aklıma sizinle paylaştım. Sağlıklı kalmanız dileklerimle.

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.