“Allah gariban kulunu sevindirmek istediğinde önce eşeğini kaybettirir sonra da buldururmuş” derler. N’apar gariban kul bu durumda;
“Allaha şükürler olsun, bi eşeğim oldu” diye sevinir zaar…
Sen de okudun mu haberi;
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan müfredat değişikliğine göre, önceki Bakan İsmet Yılmaz tarafından kaldırılan Atatürkçülük, tekrar öğretmenlerin gündemine alınmış.
Ayrıca; Cumhuriyet, Ulusal Egemenlik ve Çocuk, Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor ve Zafer Bayramı ile mahalli kurtuluş günleri de yeniden kutlama çizelgesine eklenmiş.
N’apar Atatürkçüler bu durumda;
Sevinirler zaar…
 İçerikte oynama var mı bilinmez şimdilik ama nerde okutulacak ya da öğretilecek Atatürkçülük;
Okullarda…
İktidarın belki de örgüt yapılanmalarından daha çok güvendiği, önemsediği okullarda…
Öğretmenlere eğilmeye önem veriyorlar.
Çünkü, çocuklar onların ellerinden geçiyor, dünya görüşleri ne olursa olsun veliler öğretmenlerin karşısına geçiyor… Seçim sandıkları okullarda kuruluyor… Kısacası, bire bir herkesle her kesimle diyalog halindeler. Öğretmenler de önce okul müdürleri, sonra da ilçe ve il milli eğitim müdürlerinin karşısında hazrola geçiyor. İktidar, bu yapı içerisinde tek tek öğretmenlerle uğraşmıyor tabi, ona tekbir milli eğitim müdürü yetiyor. Onunla iletişime geçiyor, gerisini de müdür hallediyor. Atatürk’ün “Muallimler, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” dediği gibi, müdürler de hür vicdan ve fikirleri ile müfredatın uygulanması yolunda irfan sahibi olduklarını kanıtlama peşinde koşuşturuyorlar…
İşte bugünün milli eğitim müdürleri, dün bütün samimiyetlerini göstererek yaptıkları gibi, müfredata yeniden giren Atatürkçülüğün öğretilmesine katkı sunacaklar.
Dünkü samimi havalarında olduğu gibi…
 Ne müdürler vardı ama Başöğretmenlerinin izinden ayrılmayan fikri-vicdanı-irfanı hür…
Hem de Türkiye’nin her yerinde hala da varlar. Medyaya konu olmaktan da çekinmiyorlar. Örneğin;
Özellikle seçim dönemlerinde AK Parti davuluna tokmak sallayan Büyükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Avni Sandıkçı gibi…
‘Ben yapmadım’ dese de 3 yıla kadar hapsi istenen, Atatürk’ün ikametini cehenneme alan Bursa İnegöl İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Mustafa Karaaslan gibi…
 Atatürkçülüğün müfredata yeniden girmesine sevinenlere:
Bak yukardakiler var ya her ile bi tane lazım cinsinden; işte bunlar bulunacak müfredatı uygulayan öğretmenlerin başında. Ve öğretmenler, fikri-vicdanı-irfanı hür bi şekilde Atatürkçülüğü öğretecek çocuklara…
Milli eğitim müdürleri demişken;
Tokat İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, İstanbul’a atandı.
Hani, sivillere kamplarda silahlı eğitim verdirildiği iddiası ile gündeme gelen ilimiz vardı ya; ha işte o Tokat…
Demek ki başarılı bi müdürmüş ki, iktidarın dikkatini çekip güven kazanmış.
Hadi bakalım, Yazıcı Müdür Tokat’taki destanların devamını yazacak mı, göreceez…
 Atatürkçülük müfredata yeniden girmiş;
Atatürkçüler seviniyormuş!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet AKSOY 3 hafta önce

Atatürkçülük,kalıba dökülen bir şekil değildir.Kindar ve dindar bir nesil isteyenler kuşa çevirdikleri maarifi yine bir takiyeyle şekil veriyorlar.Önce bu kafadaki müdürler ?