28.10.2021, 05:34

Atatürk’e hakaret etmenin dayanılmaz hafifliği

Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 98. yılını kutlayacağız. Yaklaşık yirmi yıllık AKP iktidarında en tepeden en alt birimlere kadar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret edenlerin sayısında ciddi bir artış var. Geçmişte Atatürk’e, “kâfir, zındık, deccal” diye hakaret edenlerle bugün “zalimlik ve kâfirlikle” suçlayanlar aynı zihniyette buluşuyorlar; Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı…

İktidarın son döneminde, özellikle de Ayasofya üzerinden Atatürk’e hakaret etme yarışı başladı. Bu konuda ne yazık ki Diyanet başı çekiyor. Ancak, görünen o ki bu hakaretlerin bir ödülü var… İşte yepyeni iki örnek:

Ayasofya’nın cami açılışında, elinde kılıç ile minbere çıkıp hutbe okuyan şahıs, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı tescillenmiş fesli meczuba rahmet okuyup, İslam dinini eğip büken Emevi halifelerini bile anarken, saltanatını sürdüğü makamının da kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’e lânet okumaktan kendini alamadı… Ödülü, devlet protokolünde 12. sıraya atlatılmak ve “götürüldüğü” her yerde “şeyhülislam” konumunda ağırlanmak oldu.

İkinci olay yine Ayasofya’da gerçekleşti. Geçtiğimiz aylarda Ayasofya Camii’nde düzenlenen icazet töreninde bir imam, Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı’nın gözü önünde Atatürk’ü hedef alıp “zalim ve kâfir” sözleriyle hakaret etti. Disiplin sürecini işletmeyerek aylarca sessiz kalan Diyanet, tepkiler üzerine “Yaş haddinden emekli olduğu için hakkında işlem yapılmadı.” açıklamasında bulundu. Ancak, aynı şahıs, geçtiğimiz günlerde Reisül-Kurra (Hafızların reisi) sıfatıyla ortaya çıktı.

Esasında bu kurumun başından bizzat hakaret ettiği Atatürk’e hakaret eden şahsı cezalandırmasını beklemiyorduk. Hal böyle olunca da gelinen sonuca hiç şaşırmadık.

Yani, Cumhuriyet’in kurucusuna hakaret etmenin dayanılmaz hafifliğinin sonucunda hakaretlerin sahipleri terfi ettirilerek sınıf atlatılıyor. Elbette bu ödüllerin maddi sonucu olarak maaşlarının da arttırıldığını söylemek yanlış olmaz sanırız.

İktidarın son dönemlerini yaşadığı su götürmez bir gerçek. Elbette, bu günler geçecek ve rüzgârlar yön değiştirecek. Cumhuriyet “ilelebet payidar kalacak”. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 20. yüzyılın en büyük komutanı ve lideri olma özelliğini ve saygınlığını çağlar boyu muhafaza edecek; belki de kıyamete kadar… Ancak, ona hakaret edenler, önünde sonunda kaybolacaklar. Tarih onları sadece ikbal elde etmek uğruna güce tapan zavallı figürler olarak hatırlayacak, belki de hatırlamayacak…

Hakaretleriyle birlikte silinip gidecekler…

Bütün bunları kimler mi yapacak?

O, kesip biçip ters çevirerek mazgalların kapatılmasında kullandığınız “Gençliğe Hitabe” nin muhatabı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün kutsal emaneti Cumhuriyet’in Türk Gençliği…

Yorumlar (0)