12.07.2020, 13:23

Ayasofya’nın anlamı ‘Büyük Kilise’… Şapkanızı önünüze koyun! Atatürk Okuyun!

Ayasofya’nın adı "Büyük Kilise" anlamına gelen ilk Ayasofya Kilisesi'nin adı Latincede Magna Ecclesia ve Yunancada Megálē Ekklēsíā (Μεγάλη Ἐκκλησία) idi.

Kastamonu Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Ersoy Soydan’ın ‘Türkiye’de Kilise ve Manastırlar’ kitabına göre Türkiye’de adı Ayasofya olan dokuz kilise var. Kısaca bunlardan bazıları sonradan cami yapılsa da ‘Ayasofya’ bir kilise adıdır…

Bizim konumuz Sultanahmet’teki Dünya Kültür Mirası listesinin baştacı AYASOFYA MÜZESİ

Ne yazık ki, çok önemli bir olgu daha önü ardı düşünülmeden siyasete alet ediliyor.

Ayasofya Müzesi’ni hükümet ibadete açmaya karar verdi. 24 Temmuz’da da ilk namaz kılınacak.. Haydi hayırlısı… Allah Kabul etsin diyelim.

Ayasofya’nın ibadete açılması, müzenin iptal edilmesi ne dinimizi ihya edecek, ne de müslümanlığı abad edecektir…

Dünya tarihinin en önemli eserlerini barındıran ülkemiz için Ayasofya da elmas değerinde bir yapıdır.

Bir kere şunun çok iyi bilinmesi gerekiyor. Ayasofya Cami olarak yapılmamış... Ayasofya adındaki "aya" sözcüğü "kutsal, azize", "sofya" sözcüğüyse herhangi bir kimsenin adı olmayıp Eski Yunancada "bilgelik" anlamındaki sophos sözcüğünden geliyor…

Yani Ayasofya Kilise. Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından, 532-537 yılları arasında İstanbul'un tarihî yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedralidir.

Üstelik dünyanın en eski katedralidir. Yapıldığı tarihten sonra 1000 yıl boyunca dünyanın en büyük Katedrali olarak tarihe geçmiştir.

Bunları yazmamın en önemli nedeni kökünde ‘KİLİSE’ olan bir yapıyı neden ‘CAMİ’ yapmak için bu kadar çabaladığımızı anlamaya çalışmaktır…

Fatih Sultan Mehmet tarafından 1453’de İstanbul’un fethedilmesinden sonra Ayasofya, camiye dönüştürülmüştür. 1453 yılında İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür.

Bakanlar Kurulu’nun 24 Kasım 1934[32] tarih ve 7/1589 sayılı kararıyla müzeye çevrilmiştir. 1 Şubat 1935’te ziyarete açılan müzeyi Atatürk 6 Şubat 1935 tarihinde ziyaret etmiştir.

Önce şu soruların cevabını verebilmeliyiz; Ayasofya’yı neden ibadete açıyoruz? Özellikle Fatih bölgesinde Cami eksikliği veya yetersizliği mi vardır? Sultanahmet’te 1609 yılında I. Ahmet döneminde temeli atılan Sultanahmet Camii, 1619 yılında tamamlanarak ibadete açılmış. Sürekli olarak dolmadığından yakınılmış… Hatta Ayasofya’nın yakın geçmişte Cami olarak açılmasını isteyenlere Erdoğan, ‘Önce Sultanahmet’i doldurun!’ şeklinde cevaplar vermiştir.

Fatih ilçesinden 340 adet Cami var. Yani her 1200 kişiye bir Cami düşerken bunca ekonomik sorunun arasında halkımız ‘Ayasofya İbadete Açılsın’ diye kampanya mı yapmıştır?

Bu sorulara anlamlı cevaplar bulamıyorsak, alel acele Ayasofya’yı neden ibadete açıyoruz?

Üstelik de bunu sanki Ayasofya’yı geri almışlar, biz de yeniden ele geçirmişiz edasıyla yapıyoruz?

Ya da biz Cami yapmazsak, treni kaçıracağız, başkaları Kilise yapacaklar korkusu içinde…

Dünya bu kararla Türkiye’yi ‘Vay be ne güçlü ülke’ olarak mı değerlendirmiştir. Ya da dünya ülkeleri bu tarihi mirastan mahrum bırakılınca kendilerini ‘Yenilmiş’ mi hissetmişlerdir?

Ayasofya, 1985 yılında Dünya Kültür Mirası listesine alındı. UNESCO'nun web sitesinde Ayasofya, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin "eşi benzeri olmayan mimari başyapıtlarından biri" olarak tanımlanıyor.

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, Ayasofya’yı müzeye çevirmiştir. Dünya Kültür Mirası listesinin en önemli eserlerinden biri olan Ayasofya’ya yakışan da budur. Böylesine önemli ve değerli bir eserin müze olarak ülkemize hizmet etmesi, dünya insanları ile paylaşılması, bu kültür mirasının dünyaya taşınması ülkemiz için prestijli, dünya için de paha biçilmez bir değer değil midir?

Ayasofya’nın müze olmasının bizim ibadetimize, dinimize, geleneğimize bir zararı, olumsuz bir etkisi var mıdır? Kim Ayasofya Müze diye ibadetini yapamamakta veya eksik yapmaktadır?

Atatürk bir kez daha dünyanın en büyük ve önemli liderlerinden biri olduğunu göstermiş ve bu Dünya Mirası eseri Müze olarak Dünya’nın hizmetine sunmuştur. İşte engin bir vizyon ve tamamen önyargısız, egosuz, kimseden etkilenmeden alınan cesur bir karar…

Üstelik Atatürk bu kararı 1934’te alıyor. Muhafazakarlığın, dini duyguların tavan yaptığı yılllarda… Üstelik de bütün Türkiye’nin desteğiyle…

Bazılarınız çıkıp Fatih Sultan Mehmet büyük lider değil miydi? Ayasofya’yı Cami’ye çevirdi diyerek… Bir doğruyu, konuyla ilgisi olmayan başka bir doğru ile çürütmeye çalışmak isteyebilir…

Evet elbette Fatih Sultan Mehmet ‘de büyük komutan ve büyük bir liderdi. Fatih İstanbul’u fethettiğinde Ayasofya harap durumdaydı. Fatih fethettiği İstanbul’da o dönem için çok önemli stratejik bir karar vererek düşmanlarına gözdağı vermiştir.

Eğer Fatih Sultan Mehmet Atatürk’ün döneminde yaşasaydı eminim Atatürk ile aynı kararı verirdi…

Şimdi ise başta Devlet Bahçeli olmak üzere, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan hatta hatta Muharrem İnce bile kararı ‘ALKIŞLA’ karşılıyorlar…

Elbette kimseden Atütürk gibi egolarından arınmış, oy kaygısı olmayan sadece ve sadece ülkesini ve milletini düşünen bir yaklaşım beklemiyorum… Ama Atatürk’ü okumalarını, anlamalarını ve izlemelerini bekliyorum…

Şimdi herkes oy devşirme stratejilerini, millete nasıl yön veririm kaygısını, halkı nasıl heyecana boğarım hesabını bir kenara bıraksın ve şapkasını önüne koyup düşünsün!

Atatürk AYASOFYA’yı neden MÜZE yapmaya karar verdi?...

Yorumlar (0)