30.07.2020, 06:20

Ayrımcılık ve ötekileştirme

Günümüz yaşamında nerede olursa olsun ekonomik, sosyal, politik, maddi, manevi ayrımcılığı alenen görmekteyiz. Hemen hemen tüm devlet yöneticilerin en çok kullandığı ve kullanmaktan çekinmedikleri böl parçala yönet taktiğini "kimlik oluşturmak" amacıyla yapmaktalar. Ayrımcılık, ötekileştirme ya da dışlama kişi veya topluluğu bizden değil, küçük düşürme, değersiz hatta düşman ve yaşaması gereksiz denilerek itibarsızlaştırılarak egemenlik kurmak hâkim güçlerin uzun yıllardır kullandığı yöntemlerden biri.

Her dönem egemen güçler yani yöneticiler  "farklılıklar bizim değerlerimizdir" derken bile "farklılıklara nasıl tahammül ettiklerini" ima etmekteler. Oysa onlar kendilerinden olmayanı alenen hedef göstermekte. Bu güçler ellerindeki imkânları ötekiler üzerinde egemenlik kurmak için çalışmakta.

"Cinsiyetçi ayrım" toplumsal varlık olmadan önce vardı. Dün olduğu gibi bugünde gecenin karanlığı çirkinliği, kötülüğü ve vahşiliği hala gizlemeye devam ediyor. Gecenin karanlığından korkan, geceyi aydınlatamaz. Bilmeden sevmek, okumadan bilmek, kural ve şartlarını anlayamamak dahası karanlıktan korkup ona bir anlam ve değer vermek korkmanın ifadesi olsa gerek.

Karşısındakine çirkin, kara, münafık diyen kendisinin ak, güzel ve birleştirici olduğunu ifade etmekte. Bir yanda kendisi gibi düşünmeyenleri münafık ve düşman diyen, başka bir yan da kendisini dost ve iyiliksever olarak tanımlamakta. Kendisi gibi düşünmeyen, tavır ve duruş sergilemeyen insanları ötekileştirip kendini tanımlarken bir yandan da kimse beni anlamıyor demekte. Oysa aynı topluluk içinde, aynı baskı, cebir ve şiddet gören, hatta aynı maddi ve manevi değerleri savunanlar bile kendi aralarında birbirlerini ötekileştirmekte. İslamiyet'in başlangıcında kurucusu Muhammet'in vefatından sonra aynı kanından gelenleri kim ötekileştirdi? Yine, İslamiyet adına kim katletti? 1978 yılında Maraş, 1993 yılında Sivas, 1995 yılında İstanbul Gazi mahallesinde kim farklısın denilerek ayrıştırıldı şiddet uyguladı ve katliam yaptı?

Bugün bir devlet kurumu olan TRT de farklı kültüre sahip olanların belgeselini çekip onurlandırırken bir yandan da ötekileştirme söylemine devam etmekte. Oysa yöneticiler kamuoyuna "farklılıklar bizim değerlerimizdir" dese de aynı dinden olsalar bile farklısın denilerek ötekileştirmekte. Bir yanda ötekileştirilen kim olursa olsun nefret söylemine karşı temel hak ve özgürlüklerini savunmak zorunda olurken bir yan da ayrımcılığı körükleyen kendisine hangi sıfatı yakıştırsa da en hafif deyimiyle saygısız, bencil ve baskıcıdır.

Günümüzdeki toplumsal yapı kılıcın iki tarafı gibi keskin biçiminde ayrıştırılmış durumda. Bir tarafta yönetenler ve sömüren hâkim güçler diğer tarafta yönetilenler ezilenler. İktidarda kimin olduğu önemli değil önemli olan iktidarın nimetlerini en iyi biçimde kendi çıkarına döndüren ve elindeki siyasi güçle karşısındakilere baskı ve şiddet uygulamasıdır. Bu süreç içerisinde ağızlarına bir parmak bal çaldıklarını ötekileştirdiği topluluğa karşı nefret söylemini şiddet boyutuna çıkarmıştır. Savaşın adı ne olursa olsun egemen güçler arasındaki pazar paylaşım kavgasında savaşı çıkaran hâkim güçler cephede değil onun adına cephede olan ağızlarına bir parmak bal çalınan kişilerdir.

Toplumu yapay ayırımlara bölerek yönettiğini sanan becerikli "usta" toplumsal çelişkileri daha da keskin ve uzlaşmaz boyuta getirdiğinin farkında değil. Toplumun bir kesimini kendi yanına çekmek için iktidarın tüm olanaklarını kullanarak kimini düşük ücret kimine sadaka vererek faydalandırırken diğerlerini ötekileştirerek iktidarının yaşama varlığını bu temelde yapmakta. Karşısında kim varsa onu aşağılayarak, kötüleyerek alenen ayrımcılık suçu işlemekte. İktidarı elinde bulunduran güçler bunu her zaman yapmakta bir sakınca görmemekte.

Sorun önümüzde sür manşetten durmakta.

Devletin ekonomi bakanlığı ile uluslararası mali kuruluşları "secaat arz ederken sirkatin söylemekte" yani farkında olmadan açıklamakta; "geliri açlık ve yoksulluk sınırı altında olan milyonları aşarken onun sekiz on katı geliri olan ise bir avuç olarak karşımızda durmakta", temekte. Oysa günümüzde iktidarı elinde bulunduran güçler, yapay sorunları ayyuka çıkartarak toplumu birbirine karşı ötekileştirerek iktidarda kalmayı hala beceriyor.

Yorumlar (0)