10.10.2020, 11:44

Azerbaycan-Ermenistan savaşı neden şimdi?

Azerbaycan ile Ermenistan arasında 26 yıldır itilafa neden olan Karabağ’ın Ermenistan tarafından işgaline karşı, Azerbaycan’ın ‘haklı’ askeri mücadelesi devam ediyor. Azeri ordusu Cebrail ve Fuzuli gibi iki önemli ilçeyi işgalden kurtardı. Geriye işgalden kurtarılmayı bekleyen birkaç ilçe daha var. İki ülke arasında uzun süredir devam eden çatışma, Azeri ordusunun pro-aktif askeri müdahalesiyle yeni dengeleri ortaya çıkardı.Yani Karabağ krizinin Azerbaycan lehine dönmesi uluslar arası sistemde yaşanan değişimden kaynaklanıyor. Bu gerilim, Rusya ve Türkiye'nin rekabet ettiği Kafkasya’da kartların yeniden dağıtılmasına neden olacaktır. Aynı zamanda Rusya ve Türkiye’nin çeşitli anlaşmazlıklara rağmen dolaylı ittifakları da beraberinde getirecektir.

Türkiye, Tavuz çatışmasından sonra, Azerbaycan'da iki haftalık kara ve hava askeri tatbikatları düzenledi. Bir diğer bölgesel güç olan İran, ateşkes ve müzakerelerin başlaması çağrısında bulundu. Rusya, Karadeniz'den Hazar Denizi'ne uzanan tatbikatların yanı sıra Çin, İran ve Ermenistan'dan askerlerin katıldığı Kavkaz 2020 adlı çok uluslu bir tatbikat daha düzenledi.

Sovyetler Birliği'nin çöküşünün ardından Azerbaycan, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyaya petrol ve gazını ihraç etmeye çalıştı. Özellikle Hazar Denizi'nden uluslararası pazarlara taşımasını sağlayan bir dizi petrol ve gaz boru hattı döşedi. Geçtiğimiz Kasım ayında tamamlanan bir doğalgaz boru hattı, çatışma cephesinin yakınında geçiyordu. İşte Tavuz çatışması hem Azerbaycan’a hem Türkiye’ye hem de Avrupa’ya yönelik yapılmış sayıldı. Çünkü Azeri gazı ve petrolü Avrupa'nın Rus gazına olan ithalat bağımlılığını azaltacaktı. Yani Petrol ve gaz boru hatları ağı, Azerbaycan'ın Rusya'dan geçmeden uluslararası pazarlara erişmesine izin veriyor.

Gence-Tavuz Vadisi Azerbaycan ile Türkiye’nin Can Damarı

Güney Kafkasya'da hızla tırmanan kargaşayla ilgili uluslararası kaygılar artıyor, çünkü küresel pazarlar için önemli bir enerji koridoru olan Kuzey-Batı Azerbaycan-Gürcistan hattı bölgeyi istikrarsızlaştırmada bir tehdit oluşturuyor. Ancak istikrarlı ortam uzun vadede Azerbaycan enerji kaynaklarını Orta Asya'dan Avrupa'ya taşıması için bir geçiş ülkesi haline getirebilir.

Diğer bir konu Karabağ’ın özerklik ilan ederek kendi kendine ilan ettiği hükümetle bu baharda düzenlediği seçim, Azerbaycan'da bir provokasyon olarak görüldü ve uluslararası eleştiri aldı. Bu seçim kararın hemen ardından Tavuz çatışması ve Karabağ askeri operasyonları geldi.

Şu anda, Rusya ve İran'ı önemli ölçüde bypass eden ve Gence uçurumundan geçen üç büyük petrol ve gaz boru hattı var. 1. Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı, 2. Bakü-Supsa boru hattı ve 3.Güney Gaz Koridoru. Batı Avrupa ile Hazar bölgesini birbirine bağlayan fiber optik kablolar, önemli bir otoyol ve demiryolu bağlantısının yaptığı gibi Gence Geçidi'nden geçiyor.  Nitekim, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’den Ermenistan’a taşınan PKK/PYD teröristleri, son şiddet olaylarında Ermenistan'ın Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattına ve Güney Gaz Koridoru'na yakın konuşlandırıldı.Yani az önce bahsettiğimiz Gence ve Tavuz hattına. Diğer bir ifadeyle petrol-gaz boru hatları ile tren ve kara yolu ve fiber optik kabloların geçtiği vadiye yakın bir noktaya PKK teröristleri konuşlandı.

100 kilometre genişliğindeki bu küçük ticaret koridoru, adını Azerbaycan'ın en büyük ikinci şehri ve bölgede bulunan eski İpek Yolu ticaret noktası Gence'den alan "Ganja Gap" olarak biliniyor. Son çatışmaların çoğunun meydana geldiği bölgedir. Bu hattın jeo-stratejik önemi makro bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Çünkü Bakü-Tiflis-Ceyhan(BTC) ve Bakü-Supsa petrol boru hatları, Azerbaycan ham petrolünü Akdeniz ve Karadeniz limanlarına sevk ediyor.

Yakında Azerbaycan gazını Gürcistan ve Türkiye üzerinden AB'ye pompalayacak olan AB'nin Güney Koridoru'nun kilit unsurlarından biri olan Güney Kafkasya doğal gaz boru hattı bu açıdan Avrupa için çok kritikti. İşte Tavuz saldırısı tam da gazın pompalanacağı zamana denk geldi. Bu yüzden de; Ermeniler Avrupa başkentlerinde gerekli desteği bir türlü bulamıyor.Çünkü Ermeniler, Avrupa’nın gaz ihtiyacını sabote ediyor. Macron’un açıklamaları ise Paris,Lyon ve Marsilya’da yaşayan ermeni toplumun desteğini almaktan başka Türkiye ve Erdoğan nefretinden kaynaklanıyor.Nihayetinde önümüzdeki yıl Fransa’da bir seçim var ve Macron’un desteğe ihtiyacı var.

Fransa'nın Atlantik kıyılarını Kırgızistan-Çin sınırına bağlayan Avrupa'nın ikinci en uzun yol projesinin bir parçası olan Azerbaycan-Gürcistan otoyolu E 60; ve Avrupa'yı Orta Asya ve ötesine bağlayan fiber optik kablolar kıta Avrupası için büyük önem arz ediyor. Bu altyapı aynı zamanda ABD ve NATO için de stratejik açıdan önemlidir. Washington, Avrupalı ​​müttefiklerinin Rusya'ya olan bağımlılıklarını azaltmalarına yardımcı olurken İran'dan da kaçmalarına yardımcı olmak için bu petrol / gaz boru hatlarını 30 yıldır destekledi. 

Bu yüksek gerilim İngiliz BP liderliğindeki konsorsiyumun geliştirdiği dev offshore Şah Deniz sahasının ikinci aşamasında Azerbaycan'ın güneydoğu Avrupa'ya ihracata başlamak üzereyken geliyor. Azerbaycan'ın Güney Gaz Koridoru üzerinden, başta İtalya olmak üzere Balkanlar'a yılda yaklaşık 10 Bcm (milyar metreküp) gaz pompalamaya başlamak üzere olması, Brüksel'in konumunu karmaşıklaştırıyor. Bu hiç şüphesiz Bakü'nün elindeki en önemli koz olarak görülüyor.

Bu arada, karayolu ve demiryolu hatları ve hava sahası, Afganistan'a giden önemli bir ABD lojistik kanalını oluşturuyor ve NATO birliklerinin tedarikin üçte birini sağlıyor. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne alternatifler sunarak, bu geçiş bağlantıları Orta Asya ve Güney Kafkasya ülkelerinin kendi mali bağımsızlıklarını korumalarına da yardımcı olabiliyor.

Moskova'nın Dağlık Karabağ'ın ayrılık bölgesine müdahale etme olasılığı çok düşük. Ancak Moskova'nın Azerbaycan ile ilişkilerini geliştirmek için de çalıştığını ve birkaç enerji anlaşması yaptığını hatırlatmamız gerekir. Zaten Putin’in dün yaptığı ‘Karabağ,Azerbaycan toprağıdır’ açıklaması; Ermenistan sınırına kadar Azerbaycan ordusuna verilen bir güvence olarak okundu.Ancak Ruslar, Azeri-Ermeni çatışmasının çok fazla sürmesini istemeyecektir. Zira Kırgızistan ve Belarus’ta yaşanan iç karışıklığın arkasından Kafkasya’da Batıcı Paşinyan’ın kulağını çekeğim derken; kendisini kapının önünde bulabilir. Ukrayna’da olduğu gibi…

Sonuç olarak günde yaklaşık 800.000 varil petrol üreten Azerbaycan, Orta Asya ve Avrupa'ya önemli bir petrol ve gaz ihracatçısı olduğu için bu durum bölgeden petrol ve gaz ihracatını da sekteye uğratabilir. Ancak bu özellik Azerbaycan’ı da vazgeçilmez kılıyor. Nitekim Ermeniler, bu sefer Avrupa’dan gerekli desteği bulamadı. ABD ise Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimiyle meşgul.

Din, her iki taraf tarafından propaganda amacıyla kullanılırken,ancak, hem Hristiyan Ermenistan'da hem de Müslüman Azerbaycan'da çatışma daha çok laik milliyetçilerin rekabeti şeklinde geçiyor.

Ne Ruslar, ne Fransızlar ne de Amerikalılar, Bakü'ye bir alternatif sunabilecek gerçekçi bir barış planına sahip değiller. Çatışma ne kadar uzun sürerse, kullanılan silahlar, o kadar fazla sivil ve askeri zayiat yaratır ve savaş, tartışmalı bölgenin ötesine kadar uzanır. İki ülke arasındaki açık bir savaşta, boru hatları hedef alınabilir ve bu da enerji arzını etkileyebilir. Ancak bu ihtimal çok zayıf duruyor. AB, Güney Gaz Koridoru stratejisi kapsamında, Güney Kafkasya Boru Hattı'ndan  16 milyar metreküp Hazar gazının gelmesini umuyor. Böylelikle uzun vadede Azerbaycan Orta Asya'dan Avrupa'ya taşımak için bir geçiş ülkesi haline gelebilir. Her iki boru hattı da Gürcistan ve Azerbaycan'ın hassas kırılma bölgelerini çevreliyor ve BTC bağlantısı tüm uzunluğu boyunca gömülü durumda. 40 milyar dolarlık Güney Gaz Koridoru projesi, Avrupa tedariklerini çeşitlendirmenin bir yolu olarak AB ve ABD tarafından destekleniyor.

BTC ortakları BP (% 30,1), Azerbaycan'ın AzBTC'si (% 25), Macaristan'ın Mol (% 8,9), Norveç'in Equinor'u (% 8,71), Türkiye TPAO (% 6,53), Fransız TOTAL(% 5), İtalya'nın Eni'sine ( % 5), Japonya'nın Itochu (% 3,4) ve Inpex (% 2,5), ExxonMobil (% 2,5) ve Hindistan'ın ONGC (% 2,36) ortaklığı bulunuyor.

Güney Kafkasya boru hattı yani SCP’nin ortakları BP (% 28,8), TPAO (% 19), Azerbaycan'ın Socar (% 10) ve SGC Midstream (% 6,7), Malezya'nın Petronas (% 15,5), Rusya Lukoil (% 10) ve İran'ın NICO'suna ( % 10) pay verilmiş durumda. BP İstatistik İncelemesine göre, geçen yıl toplam Azeri petrol üretimi 780.000 varil olarak gerçekleşti, bunun% 80'i BP tarafından işletilen Azeri-Chirag-Deepwater Gunashli (ACG) kompleksinden geliyor. Azeri ham petrolüne talep, son haftalarda önemli ölçüde zayıflasa da, Avrupa'daki ısınma için gazyağı talebinin artması nedeniyle özellikle kış aylarında aranan bir türü oldu. İşte tam olarak burada Avrupalı ve İsrailli şirketlerle Azerbaycan’ın önümüzdeki birkaç yıl içinde geçici olarak faaliyete geçmesi planlanan 400 milyon varillik Karabağ sahasındaki yeni rezervlerden bir artış umutları var. Dolayısıyla Karabağ krizi bir an önce enerji kaynaklarının işlenmesinden ötürü çözülmesi gerekir. İşte tam da burada Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklarının Ermeni işgalinden kurtulması gerekiyor.

BP'nin 2006 yılında devreye giren BTC güzergahının inşası, Azerbaycan için dünya pazarlarına erişim sağladı ve yakın zamana kadar Azeri Light için fiyatlar Asya'ya yapılan sevkiyatlarla destekleniyordu.

Azeri Light, Avrupa talebindeki çöküşle mücadele etti ve ülkenin sorunlu endüstrisi ihracatı canlandırmaya çalışırken; Libya'dan gelmesi muhtemel bir rekabetle karşı karşıya kaldı. Aslında Tavuz ve Karabağ gerilimi bir gaz fiyatlandırma krizi olarak da değerlendirilebilir. Elbette Azerbaycan’ın işgal altındaki Karabağ topraklarını Ermenistan’dan kurtarılması bir onur mücadelesidir. Ancak Batı ülkelerin sessizliği ve ABD’nin tavrı tamamen enerji ve jeo-stratejik menfaatlerle alakalıdır.

Çatışma, Azerbaycan'ın BP liderliğindeki 1,2 trilyon m³ Şah-Deniz projesinin ikinci aşamasından güneydoğu Avrupa'ya gaz ihracatının başlaması için yapılan hazırlıkların ortasında geldi. Şah Deniz gazının birinci ve ikinci aşamalardan SCP boyunca Türkiye'ye zaten geliyordu; ancak Avrupa'ya gaz ihracatı Azerbaycan'ı gerçek bir uluslararası gaz tedarikçisi olarak koyacaktı; ve petrolden ziyade gaz, ülkenin enerji gelirinde büyüme için ana lokomotif olacaktı. Çünkü Azeri ham petrol üretimi birkaç yıldır bir düşüş içindeydi.

Azerbaycan, 2019 yılında Güney Kafkasya Boru Hattı üzerinden Türkiye'ye 9,2 milyar metreküp (325 milyar metreküp) doğalgaz ulaştırdı. Bu hat, BP ve ortaklarının inşa etmesi için yaklaşık 40 milyar dolara mal olan ABD destekli, Güney Gaz Koridoru'nun 4.000 km'lik bir parçası. Azerbaycanbu ay, bu hat üzerinden İtalya ve Yunanistan'a gaz dağıtımına başlayacaktı. 

Azerbaycan tarafından üretilen ham petrol türünün bol miktarda bulunması, petrol piyasasının endişelerini hafifletmeye yardımcı olabilir. Libya’da ateşkes sonucunda petrol üretimi artmaya başlarsa, bu arzlar önümüzdeki haftalarda daha da artabilir.

Elbette bu makro fotoğrafın birde komşu ülkelere yansıttığı tedirginlik var. Hem Tahran'da hem de Moskova'da açıkça korkulan, bu savaşın kendi sınırları içinde Türk azınlıkların CIA destekli isyanlarını başlatması ihtimali de var. Ancak bu olasılık CIA veya Türkiye’den ziyade İran açısından kendi hatalarından kaynaklanacak. Aynı din, mezhep ve etnik bağının bulunduğu Azerbaycan’ı desteklemek yerine saçma-sapan bir ideolojik refleksle hareket edip Ermenistan’ı açıktan desteklersen, olaşabilecek her türlü tehdidi de açık hale gelir. Azerbaycan’ın bu savaşında başarılar dileyerek; Azeri askerinin Allah yardımcıları olsun.

Yorumlar (0)