30.09.2020, 06:05

Azeri-Ermeni Gerilimi

Pazar günü Ermenistan, 28 yıldır işgal ettiği Azerbaycan’ın Karabağ bölgesine tamamen yerleşmek için askeri mevziler ve sivillerin yaşadığı köyleri bombaladı. Bu saldırıya karşılık veren Azerbaycan ordusu, Ermenistan hava savunma merkezlerini SİHA’larla vurdu ve 6 köyü Ermenilerden kurtarıldı.

Yazıyı kaleme aldığımız saatlerde Azerbaycan Savunma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre;  "Ermeni ordusu ağır kayıplar verdi. Böylece 22 düşman tankı ve diğer zırhlı araçlar, 15 OSA uçaksavar füze sistemi, 18 insansız hava aracı (İHA), 8 topçu parçası imha edildi, 550’den fazla kişi öldü. Çok sayıda yaralandı. Düşman ordusuna ait 3 mühimmat deposu farklı yönlerde imha edildi. Talış köyü yönündeki çatışmalarda düşman hava taburunun komutanı Yarbay Lernik Babayan öldürüldü ve komutasındaki askeri birlik personeli ağır kayıplar verdi. Düşman ordusunda çok sayıda yaralı olması nedeniyle askeri hastanelerde ve sivil hastanelerde yer sıkıntısı yaşanmakta, kan bankasında yedek kan sıkıntısı bulunmaktadır. Her zaman olduğu gibi Ermeni tarafı, ordusundaki kayıpların gerçek sayısını halktan gizliyor" şeklinde açıkladı.
Ermenistan meselesi Suriye meselesinden neredeyse farksızdır. Taraflar ve bloklar bile neredeyse aynı pozisyondalar. Ermenistan’ı İran,Rusya ve Fransa desteklerken Azerbaycan’ı sadece Türkiye destekliyor. ABD,İsrail ve İngiltere ise ikili oynayarak Azerbaycan yanında gözüküyor. Ancak Ermenistan üzerinde de etkililer Ermenistan Başbakanı Paşinyan, eski Londra büyükelçisi ve Rus karşıtıdır. İngiliz BP ve Amerikan finans şirketi Bank of America’nın Kafkasya danışmanıdır. Paşinyan’ın göreve gelmesinden en çok Rusya rahatsız oldu. Nitekim Paşinyan’ın başbakan olmasından bir yıl geçemden Azeri-Ermeni çatışmaları arttı. Nihayetinde gerilimler, bu kadim çatışma bölgesinin dışına yani Tovuz şehri ve stratejik bölgeye taşındı. 2020-Temmuz’un Tavuz gibi stratejik bir bölge, (TANAP gaz boru hattı, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu bu şehirden geçiyor). Ermenilerin saldırısına uğradı. Tavuz şehrinden Azerbaycan’ın Gürcistan ve Türkiye’ye açılan tek karayolu bu vadiden geçmektedir. Tovuz ilçesinde çıkan Ermeni-Azeri çatışmasında 12 Azeri ve 4 Ermeni askerini öldürdü. Hatta Türkiye’ye yakın bir generalde (General Polad Haşimov ve İlgar Mirzayev) şehit edildi.
Ancak dün itibariyle Uluslararası İlişkiler de ‘dondurulmuş sorun’ olarak kabul edilen ‘Dağlık Karabağ’ bölgesinde çatışmalar yeniden çıktı. Yani Azerbaycan’ın % 20’sinin Ermenilerin işgali altında olduğu ‘Kara-Bahçe’de bağımsız bir devlet kurulması için Ermenistan açıklama yaptı. Oysa Ermeniler 3 milyonu bile bulamayan nüfusu, çökmüş ekonomisi ve eskimiş Rus silahlarıyla; Zengin ve gelişmiş 20 milyona yakın nüfuslu Azerbaycan’a neden kafa tutuyor?
Bu sorunun cevabını yakın zamanda meseleyi çok yönlü ele almış yazar Sabri Balaman’dan aynen aktarıyorum “Fransa, Libya meselesiyle güneyden komşu ve ulusal tehdit gördüğü Türkiye’ye karşı önce Akdeniz’de bir ittifak kurdu. Ardından da Türkiye’nin doğusundan çevreleyerek, Fransız TOTAL şirketinin Kafkasya ve Hazar denizindeki enerji kazanımlarını genişletmek istemektedir. Fransızlar Libya meselesinden ötürü Mısır, Suudi Arabistan, BAE, Yunanistan ve Rum kesimiyle bir blok şimdiden oluşturmuş durumda. Bu bağlamda Kafkasya’da da bir İran, Ermenistan ve Gürcistan üzerinden bir ittifak kurmak istemektedir. Bu yüzden Türkiye’yi doğudan çevreleyerek Amerikan, İngiliz ve İsrail enerji şirketlerinin Azeri-Gürcistan-Türkiye hatlarından geçen petrol ve doğalgaz hatlarına sabotajlarla tehdit ediyor.’’

“Sadece Türkiye’yi doğudan çevrelemek peşinde olmayan Fransızlar, Gürcistan’daki azınlık Ermeni toplumu(Samtshe-Cavaheti Ermenileri) üzerinden bir kışkırtma çıkartarak Ermenistan’ın topraklarını Karadeniz’e kadar genişletmek istemektedir. Fransa ve TOTAL şirketi, Hazar havzasının enerji kaynaklarını Karadeniz üzerinden Avrupa’ya taşımak istemektedir. İşte tam olarak burada iki unsur devreye giriyor. Birincisi İngiliz ve Amerikalı enerji şirketlerinin danışmanlığını yapan Ermeni Başbakan Sarkisyan, diğeri de Gürcistan’daki ermeni toplumunu kışkırtarak Gürcistan’ı parçalayacak bir savaşa sokacak olan NATO’cu Gürcü subaylar. Dolayısıyla Gürcistan’ı bir dönem işgal etmiş olan Ruslar, Batı’nın Gürcistan’a çökmesinden rahatsız. Ermeni Başbakan’dan da rahatsız. Elbette kadim rakibi Türkiye’nin ekonomik açıdan sıkıntıya düşmesi Rusları üzmez ama Ruslar ulusal güvenliğini Batı’dan korumak için Türkiye’yi kalkan görüyor.’’

“Bu bağlamda Türkiye’yi petrol ve doğal gaz boru hatları planlarından çıkarmak isteyen Azeri gazının ortakları İsrail, İngiliz ve Amerikalı ortaklarda alternatif güzergahlardan rahatsız olmazlar. Ancak ticaret aksayacağından bu plana destek vermeyecekleri kısa ve orta vadede kesin. Elbette Rusya da kendi kazanımlarını maksimize etmek ister ama bu kadar ucuz bir şekilde değil. Çünkü Ruslar Türkiye’nin belli bir ölçekte güçlü olmasını ister; ancak batı ittifakına kaptırmamak için 3 cephede düşük yoğunlukla çatıştığı Türkiye ile dördüncü bir cephe açmak istemez. Nitekim son çatışma haberi geldikten sonra Ruslar, 150.000 kişilik askeri birliği ‘tatbikat’ adı altında bölgeye göndererek gözdağı verdi. Ancak bu gözdağı, Türkiye veya Azerbaycan’a değil, NATO’nun üslerinin bulunduğu, Afganistan’da BM misyonunda görev yapan Gürcü askerlere ve Ermeni Başbakan Sarkisyan’aydı.’’

“Nitekim Ermenistan dün itibariyle Rus TV kanallarının yayınını engelledi ve Ulusal TV ve Radyo Komisyonuna göre “Rus kanalları Ermenistan’ın ulusal güvenliğini tehdit ediyor’’ diye kısıtlandı. Eğer bu provokasyonu Ruslar yapsaydı; birçok Rus boru hattını da ‘emsal teşkil’ ederdi ki; Ruslar böyle bir riski satın almazdı.’’

“Toparlayacak olursak Kafkasya’da yaşanan gerilimin bir savaşa dönüşmesi mümkün gözükmüyor. ABD’nin Karadeniz açılma planı, Gürcistan’ın NATO’ya üyeliği, Fransa’nın Ermenistan topraklarını Karadeniz’e kadar genişletmek düşüncesine Türkiye ve Rusya asla müsaade etmez. Hatta Ruslar, Türkiye’den daha agresif tavır alabilir. Nitekim 150.000 askerin tatbikatı boşuna değildi. Bu bağlamda Türkiye ve Rusya arasında Libya ve Suriye meselelerinde de bir yakınlaşma görebiliriz. Son tahlilde Türkiye’de Kafkasya’ya çalışan uzmanların Rus nefreti/sevgisi bölge dışı aktörlerin planlarını göz ardı etmemize neden olduğu için bu gerilimin faili olarak Rusları hedef göstermek doğru değildi. Elbette Ruslar da sütten çıkmış ak kaşık değil; halen İdlib şehitlerimizi unutmuş değiliz, ancak olaylara soğukkanlı bir perspektiften bakarak anlamak lazım.’’

Sonuç olarak Azerbaycan-Ermenistan çatışması aslında Türkiye’ye karşı cephe açılmasından kaynaklanan bir gerilim olarak görülüyor. Zaten Türkiye’de bu fotoğrafı gördüğü için yıllardır Azeri ordusunu eğitim,lojistik ve araç-gereç konusunda tahkim ediyordu.    Bölgede çıkacak bir savaş sadece Azerbaycan ve Ermenistan’a değil tüm Kafkasya’ya yayılması muhtemel gözüküyor. Ancak bölgedeki 2 güçlü ülke Rusya ve Türkiye bu savaşa görmek konusunda istekli değil. Ancak Fransa ve ABD’nin Kafkasya enerji koridorları ve Hazar havzasındaki enerji rezervlerinde tekel oluşturmak için Ermenistan’ı daha çok kışkırtması bekleniyor. Bu bağlamda Rus karşıtı Ermeni Başbakan’ın biraz kulağının Türkiye ve Azerbaycan tarafından çekilmesinden memnuniyet duyacağı aşikar. Ancak gere Türkiye, gerekse Rusya ABD’nin Kafkasya’da at koşturmasından rahatsız olacağı da açık. Bu bağlamda Kasım-2020 ABD seçimleri 2021 Fransa seçimlerini göz önüne aldığımızda Ermeni lobilerin desteğini almak için Macron ve Trump’ın gerilimi düşürmek için önümüzdeki günlerde sorumluluk alması kaçınılmaz gözüküyor. Ancak bu süre zarfında da Azerbaycan çok hızlı yol alıp, işgal altındaki toprakları kurtarmak zorundadır.

Yorumlar (0)