27.02.2021, 11:44

Bakış açısı Mehmet Akif

Mehmet Akif Ersoy 20 Aralık 1873 İstanbul Fatihte dünyaya gelir babası Kosova doğumlu Mehmet Tahir Efendi, annesi Buhara’dan Anadolu'ya gelen Emine Şerif Hanım.

Mehmet Akif doğduğunda babası ebced hesabına göre adı Ragif yada Rekif çıkar, babası manası ekmek ve pide anlamına geldiği için Rekif yerine Muhammed ismi ağır gelir taşıyamaz diye adını Mehmet Akif koyar ancak kendisi oğlunu hep ölene kadar Rekif diye seslenir.

Mehmet Akif 27 Aralık 1936 yılında Beyoğlu İstiklal Caddesi bulunan Mısır Ap. Hakkın rahmetine yürür.

Mehmet Akif Ersoy Fatih'te Emir Buhari Mektebinde okula başlar. 1888 yılında babasını kaybeder, bir yıl sonra Fatihte çıkan yangında evleri yanar ve yoksullukla tanışır.

Mehmet Akif meslek sahibi olmak için yatılı meslek okulu olan Halkalı Ziraat Mektebinin Veteriner baytarlık bölümünü seçer.

Mehmet Akif’in okuduğu ilk manzum eser ise Fuzuli'nin Leyla ile Mecnun olur. Mecnun rahatsızlanır bir gün hekime gider hekim muayene eder kan almam lazım der, al o zaman hekim alır neşteri bunu gören Mecnun dur der. Korktun mu: ben ’ki çıkarım tek başıma dağlara can görirem cin görirem mezarda hortlak görirem bin türlü tufan, külli yaban görirem korkmirem senin neşterinden mi korkacağım öyleyse neden vazgeçtin.

Benim vücudumun her yerinde Leyla dolaşır korkarım keser onu incitirsin ondan vaz geçtim. Mehmet Akif Ersoy’da başkalarını incitmekten korkardı.

Mısırlı konağı İstiklal caddesinde bulunmakta Kültür Bakanlığı tarafından bu günler yenileme yapılmaktadır.

Mısır Ap. Beyoğlu İstiklal caddesinde bulunmaktadır. Beyoğlu’nun adı eskiden bey yoludur Fatih Sultan Mehmet’i İstanbul’u fethetmeden önce ilk ağırlayan beyin oğlu konağı oradadır onun için Beyoğlu değil bey yoludur.

Caddenin adı caddei kebir yani büyük cadde şimdi oranın adı İstiklal caddesidir.

1918 İngilizler ve Fransızlar İstanbul'u işgal edince bütün caddeyi bayrakları ile donatırlar.

6 Ekim 1923 Tarihinde İngiliz ve Fransızlardan Şükrü Nail paşa İstanbul’u teslim alınca Ankara’ya İstanbul teslim alındı telini çekince İstanbul’da yaşayan Türkler Cadde İ Kebir’e yani büyük caddeyi Türk bayraklarıyla donatınca caddenin adı İstiklal caddesi olur.

Mehmet Akif bir oturumda konuşurken dinleyicilerden bir hanım sizin asıl mesleğinin Baytarlık değil mi diyince cevap gecikmez evet sizin nereniz ağarıyor.

Tarih 1923 Temmuz 24 İsviçre'nin Lozan kentinde Britanya İmparatorluğu,Fransız Cumhuriyeti, İtalya Krallığı, Japon İmparatorluğu, Yunanistan Krallığı, Romanya Krallığı ve Sırp, Hırvat.

Lozan Antlaşmasına Osmanlıda katılmak ister ancak Osmanlı davet edilmez yeni kurulan çiçeği burnunda Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti davet edilir.

Yaşlı bir adam sokakta sevinirken görenler ona sorarlar neden seviniyorsun? Duymadınız mı Cumhuriyet kuruldu, bu cumhuriyet nasıl bir şey sen biliyor musun dediklerinde bilmiyorum ancak paşam yaptı ise iyi bir şeydir der.

Lozan yaklaşık sekiz ay sürer heyet başı İsmet İnönü genelkurmay Başkanı, Hasan Saka İktisat Bakanı (Trabzon) Meclis Başkanı Sinop vekili Doktor Rıza Nur.

Heyet Lozan'a yaklaşınca İsmet Paşa Trende karşılaşmalarını ister. Otellerine yerleşsinler karşılarız Ya Trende yâda durduruyorum Treni. Mustafa Kemal’e sorarlar bu İsmetin nesini beğeniyorsun kararlı oluşunu.

Mudanya antlaşmasında itilaf devletlerini ayağına davet eden İsmet’i Mustafa Kemal’e şikâyet ederler Paşam bu İsmet bize galip devlet gibi davranıyor, Mustafa Kemal siz bilirsiniz der, bakarlar İngilizler Fransızlar olmayacak giderler Mudanya’ya atarlar imzaları.

Yunanlılar gitmezler imzaya bakarlar iş ciddi tamam geliyoruz, İsmet Paşa bana verilen süre bitti ben ordulara emri verdim deyince Yunanlılar gelirler İstanbul'a konsolosluk aracılığı ile atarlar imzaları. Trakya tek kör kurşun atmadan geri alınmış olur.

Türk heyeti Lozan’da toplantını yapılacağı yere vardığında ne görsünler oturacakları koltuklar diğer temsilcilerinkinden alçak bunu fark eden İsmet paşa aynını isteriz ve yaptırır.

Lozan Antlaşmasına katılan bütün ulusların İstiklal marşları okunur sıra bize gelir İstiklal Marşımız heyette olanlar ilahi dua okurlar ve tekbir getirirler.

Lozan'dan dönen heyet başkanları zamanın Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’e neden bizim bir İstiklal Marşımız yok deyince yazdıralım o zaman.

Yarışma açılır 500 TL. Ödül koyulur,( 500 liralık banknotun adı halk arasında sığır dili olarak anılmakta yani en büyük, sekiz eser ödüle laik görülü, bakar Millî, Eğitim Bakanı Regif in ki yok.

Mehmet AKİF o dönemde Burdur Milletvekili sıra arkadaşı Balıkesir Vekili Hasan Basri, davet eder ve sorar konuştun mu Akif'le neden yazmadı İstiklal Marşı konuştum görmüyor musun para var bu işler parayla yapılırım, Bakan kaldırdım parayı değince Hasan Basri sırasına gider bir şeyler yazmaya başlar sıra arkadaşı Akif gelir.

Ne yapıyorsun İstiklal Marşı yazıyorum para ne olacak ben konuştum Hamdullah Suphi ile kaldırdı parayı değince Mehmet Akif alır kalemi eline.

24 Saatte 1453 harften 571 heceden oluşan başına Şanlı Ordumuza diye başlayan İstiklal Marşını yazar önce askerlere dinletilir sonra Milli Eğitim Bakanı Mecliste yüksek ve anlaşır bir dille okur ve kabul görür.

Mehmet Akif Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmayı nasip etmesin der.

Mehmet Akif II. Dönem vekil olmaz Mustafa Kemal ona Kuranı Kerimi anlaşılır kıl der. Mehmet Akif yazar zamanın uleması beğenmez, onun çevirisini beğenmeyenlere:

Garp’ı bilmez Şark’ı bilmez (doğuyu batıyı) görgüde yok payeleri bir unutmaz yüz bir çift kızarmış göz bütün sermayeleri.

EL-Ezher Üniversitesi Mısırda öğretim görevlisi olarak kendine iş bulur arkadaşları gitme sen burada da iş bulursun derler Mehmet Akif herkim ki kazanamaz ekmek parası dostunun yüzünün karası düşmanının maskarası dır der.

Arkadaşları gel gitme derler oda hayal ile yoktur benim bir alışverişim inan ki her ne demişsem bilerek, severek, görerek söylemişim, benim en sevdiğim meslek odun gibi olsun hakikat ve gerçek olsun tek

Mehmet Akif Tarih tekerrür diye tarif ediyorlar, hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi.

Mehmet Akif adını taşıyanlardan biri bir gün Hilmi Nakipoğlu’nu fotoğraf makineleri müzesini gezerken bana hocam size bir kitap imzalayayım. adınız neydi? Celal Bilgen.

Orada bulunan yedi sekiz kişi içinden biri bende istiyorum senin adın ne, benim adım Mehmet Akif hem de Mehmet Akif çiyim dedi bende döndüm arkamı baktım kim bu delikanlı.

Düzgün fizikli düzgün giyimli yaklaşık 40 yaşlarında yanında ayni şıklıkta bir bayan bende sen Akif olabilirsin ancak Akif çi olamazsın dedim. Asıl adı ne, İstiklal Marşı nerede lüzum etti kim yazdıralım dedi kaç harf,kaç heceden oluşuyor, neyle başlıyor cevap yok.

Kendilerine sordum ne işle meşgulsünüz bankacıyım o zaman bana emisyon hacmini söyle onu ’da bilmiyor.

Bankada çalışanlar işlerinde istikbal istiyorlarsa 3 ayda bir Merkez bankası piyasada dolaşan kayıtlı banknot miktarını bir bültenle bildirirler. Onun niyeti Akifçi geçinmek.

13 Ocak 1974 karlı bir Pazar orada Üniversitenin kullandığı büyük bir salon bende bankanın açtığı yetkililik sınavına orada girdim. Şube müdürüm ben Pazar günü bankaya geleceğim sınavdan çıkınca beni ara sınav nasıl geçtiğini bildir.

Pazartesi ben işime gidicem ancak müdürüm beklemiyor 24 saat bunun adı güven vermek sevmek olsa gerek ben sınavı kazandım 1200 kişi sınava girmişti ve ilk ikinci sırada benim terfi çıkmıştı. Bankanın çalıştığım şube adına ikinci derece imza sahibi olmuştum.

Mehmet AKİF Edirnekapı Şehitliğinde yatmakta kabir arkadaşı Diyarbakırlı Devlet adamı Şair yazar Süleyman Nazif:

Süleyman Nazif Mala gemisi ile Padişah efendimizle birlikte Malta Adasına sürgüne gidenlerden. Sürgünde iken sohbet sırasında konu zamparalıktan açılır bu arada herkes orada bulunan Enver Paşanın babasına bakar bunu gören paşa babası vallahi arkadaşlar bana bakmayın ben ömrümde harama uçkur çözmedim deyince.

Süleyman Nazif atılır paşam keşke helale çözmeseydin Enver Paşa olmaz bizde buraya sürülmezdik.

Herkes her yaptığını helalden yaptığını sanıyor hangi terazide tarttı.

Mehmet Akif Ersoy Mısırdan dönünce, İslam’ın yaşanacağı dünyada en güzel ülke Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkesidir.

Yorumlar (1)
Murat Yılmaz 2 ay önce
Ellerine sağlık Celal bey