27.09.2021, 05:42

Barış isteyenler ile kargaşa isteyenler anlaşabilir mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Kürt sorununu çözmek için meşru bir organa ihtiyacımız var. HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz" demişti.

Ancak CHP Yöneticilerinin bu konuda ne düşündüğünü kimse bilmiyor. Parti sözcüleri kendi anlayışına göre açıklamalarda bulunuyor. Körün fili tarif ettiği gibi herkes farklı açılardan bakıyor ve durduğu yerden ne görüyorsa onu söylüyor. Her kafadan bir ses çıkıyor. Parti içinde görüş birliği yok. Oysa bundan 32 yıl önce SHP'nin yayınladığı 45 sayfalık rapor üzerinde çalışılarak bile CHP görüşü netleştirilebilir.

Kılıçdaroğlu ve MYK el yordamı ile yol almaya çalışıyorlar. Sorunun adını bile doğru koymalı ve doğru tarif etmeliyiz. Yanlış başlıkla doğru sonuca varılamaz. 86 milyonluk Türk Ulusu'nun bu konuyu algılamasını ve çözüm sürecine bakışı ile yaklaşımını iyi anlamalıyız.

Terör ve şiddet ile "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Sorunu'nu" bilerek ve isteyerek iç içe mütalaa etmek isteyen odakların yönlendirme çabalarını da çok dikkatli ve çok duyarlı olarak izlemeliyiz.

Bu sorunun ne olduğu veya ne olmadığı konusunda CHP Örgütünün kafası çok karışıktır. Oysa CHP Programı'nın 47. Sayfasında "Etnik farklılıklar ülkemizin zenginliğidir" başlığı altında bu konuya genel olarak nasıl baktığımız anlatılmış ve 286-293 sayfalarında ise "Bölgesel kalkınma" ve diğer başlıklar altında bölge sorunlarına çözüm önerileri getirilmiştir.

Değişen ülke, bölge ve dünya koşullarında konu yeniden ele alınsa ve tartışıldıktan sonra bir bildirge ile kamu oyu'nun gündemine taşınsa ne iyi olurdu?

Yani CHP; Kürt Sorunu'nu nasıl çözeceğini önce (MYK-PM-KURULTAY sürecinde) kendi içinde tartışmalı ve bir karara vardıktan sonra da çözüm önerilerini kamu oyu'na sunmalıydı. Bu konuyu ciddiye alan yöneticiler ayaküstü açıklamalarda bulunmazlar, bulunmamalılar. Bu tür gayrı ciddi konuşmalar sorunu daha da çözümsüz hale getirebilir ve bölücü odakların tuzağına düşme olasılığımız artar.

Etnik ve inanç temelli konular gevezelik kaldırmaz.

Bu nedenle herkes sorumluluğunu bilmeli ve bu sorumluluğu yerine getirecek bir plan içinde çalışarak CHP, toplumun geniş kesimlerini tatmin edecek yeni çözüm önerilerini halkımızın önüne açıkça sermelidir.

Yani demem o ki; bu sorun öyle ayaküstü demeçlerle çözülmez, tam aksi olarak daha da karmaşık hale getirmek isteyen bölücü odakların emellerine hizmet eder, ki bu durum CHP'nin kurumsal kimliğine yakışmaz!

Konu, CHP İlkeleri ile Demokrasi ve İnsan Hakları Bildirgesi kapsamında ele alınarak yeniden değerlendirilmelidir.

Terör ve şiddet ile bölücülük yapan örgütlerin güdümüne girmiş unsurlar dışındaki masum yurttaşlarımızın onayını alacak bir rapor hazırlamak hiç de zor değildir.

Yeter ki barış içinde çözüm isteyelim!

SOSYAL DEMOKRAT HALKÇI PARTİNİN DOĞU VE GÜNEYDOĞU SORUNUNA BAKIŞI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ RAPORU (1989)

ÖNSÖZ

Türkiye'nin temel sorunu; Anayasal ve yasal engellerin kaldırılarak demokrasinin, yurt düzeyinde kurumlaştırılması, sanayileşerek hızlı kalkınmanın gerçekleştirilmesi;

sosyal adaletsizliğin ortadan kaldırılarak ulusal gelirin kişiler ve bölgeler arasında hakça dağılımının sağlanmasıdır.

Demokrasi de ekonomik ve toplumsal gelişme de SHP'nin temel hedefleridir. Hiçbir aşamada birinin diğerinin önüne konulması, birine ötekine göre öncelik verilmesi düşünülemez.

Ülkenin sorunları içinde doğu ve güneydoğu sorunları öncelikli bir yer tutmaktadır. İnsan hakları ihlâlleri, terör ve şiddet olayları, ekonomik gerilik, yoksulluk, yoğun işsizlik, güvensizlik ve kimlik bunalımı bu sorunların başlıcalarını oluşturmaktadır.

SHP Merkez Yürütme Kurulu, ülke barışını ve demokrasiyi çok yakından ilgilendiren bu sorunları tüm boyutları ile ele alıp değerlendirmeyi, kapsamlı ve somut çözüm önerilerini kamuoyuna sunmayı, yakın geleceğin iktidarı olan bir partinin vazgeçilmez görevi saymaktadır.

Topluma ve yöre halkına güven vermenin, insanları karamsarlık ve çözümsüzlük duygusundan, yanlış arayışlardan kurtarmanın en temel yöntemi, sorunları açıklıkla ortaya koymak, tartışmak ve yurttaşlarımızın güven duyacağı çözüm önerilerini ortaya koyabilmektir. Merkez Yürütme Kurulumuz, Parti yetkilileri tarafından değişik zamanlarda ve aşamalarda ortaya konulan, açıklanan görüşlerin ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal yönleri ile değerlendirilmesini ve Parti Meclisi'nin onayı alınarak konunun bütünlük içinde ve bir uygulama programı halinde topluma sunulmasını yararlı ve gerekli görmüştür.

Bu raporda, yörenin bir bölümünde yoğun olarak yaşanılan sıkıntılar, güncel sorunlar, ekonomik ve toplumsal durum, sosyolojik gerçekler, temel siyasi tercihler ve tespitlere ilişkin belirlemeler ile çözüm önerileri ortaya konulmaktadır.

Yorumlar (0)