25.09.2020, 06:59

Bayjkal'ın kalıntıları

Korona dolayısıyla ölü sayıcılığının devam ettiği ve bu ölümlerin büyük bölümünün yaşları ilerlemiş insanlar arasında olduğunun belirtildiği şu günlerde yürüyemeyecek durumda, hasta olmasına rağmen milletvekili maaşlarını almayı ihmal etmeyen Deniz Baykal'ın yaşamaya devam ettiği, bölgeye götürdüğüm ilk ofset matbaamın açılış kurdelesini bizzat kesen eski Başbakanlardan olan Mesut Yılmaz'ın ölüm haberleri paylaşılmaya devam ediyor. Halbuki ikisi de hayatta. Allah uzun ömürler versin diyoruz.

Evet ölümün başka şekli yokmuşcasına, Corona olmasa kimsenin ölmeyeceği, sanki ölüm hiç yokmuş gibi koparılan kıyametin kibarca Covit-19 adı verilen virüsün bile baş edemediği onca fesat, kem gözlü, '' ben, biz olmasak olamaz'' diyenlerin yaşamaya devam ettiği bu dünyada, yani bu ülkede geriye kalan kalıntılarda aynı Corona gibi Baş belası olmaya devam ediyor.

Bunun en son örneği çıktıkları tv ekranlarına başlarını kaldırmadıkları Whapshap'tan fırsat bulduklarında ancak konuşan ve "Bakanla görüştüm, Başkanın danışmanını aradım" diyerek böbürlenirlerken sözüm ona karşı oldukları ve sıkça eleştirdikleri iktidara, AKP dedikleri Akpartililerle diz dize, göz göze olan Baykal'ın kalıntılarıdır. Gerçi aynı Baykal değil miydi bu günkü Başkan Erdoğan'ın önünü açan...

Neyse gelelim son günlerdeki bir konuya. O da bu kalıntıların baş rol oyuncuları olduğu gün geçtikçe daha da netleşen Kaftancıoğlu üzerinden yerlerinden oldukları CHP'yi kendilerine göre dizayn etme çabası içinde olan Baykal kalıntılarıdır.

Ki; Bunlar sözde laik, demokrat, solcu, aydın geçinirlerken küçük beyinciklerinin altında gizledikleri ulusalcılık yatar, hem Alevi, hem de Kürt düşmanlığı yatar. Ve bunlar kovuldukları için yer verilmeyen CHP 'yi kendilerine göre yeniden dizayn edip Baykallaştırma çabalarının ilk hedefi de şu anki İstanbul İl Başkanı olan Kılıçdaroğlu gibi alevi kökenli olan Kaftancıoğludur.

Gerçi bugün Kaftancıoğlu'nu hedefe alan bunlar, dün de Kılıçdaroğlu'nu Türk siyasi hayatına kazandıranların arasında ilk sıralarda yer alan ama PM'ye bile giremeyen Gürsel Tekin'i Kürt diye hiç sevmemişlerdi.

Çünkü Kılıçdaroğlu Baykal'ın yerine oturmuş, İstanbul'un da içinde bulunduğu birçok kentte 25 yıla yakındır alınamayan belediyeleri alma başarısını ortaya koymuştu. Bu başarının Baş mimarı da bunların şimdiki hedefinde olan Kaftancıoğlu'dur.

Kısacası son günlerde tartışılan Atatürk ismi, CHP'deki üye istifa iddiaları gibi gerçek gündemi meşgul eden ve bunu yaparken de Cumhur ittifakını rahatlatma adına Millet ittifakının başını çeken CHP'nin enerjisini almak, gerçek gündemi saklayıp, Coronın katkısıyla da iyiden iyiye sanallaşan hayatın içinde iktidarına devam etmek isteyenlere yaranmak ve diğer yandan da millet ittifakını çökertme hesapları içinde olan bu iktidara karşı olanların moralini bozmaktır. Bu kalıntılar onu da başarıyor gibiler.

Hem de solcu, Atatürkçü, büyük CHP'liler hatta gazeteci, tv programcısı, olarak..

Yorumlar (0)