Seçimlerin erkene alınması bitlikte aday enflasyonu değil, adeta aday devalüasyonu yaşanmaya başlandığı şu günlerde biz gazetecilere de sorulan bir soru var.
O soru da; ‘Başkan sende aday mısın? Bu seçimlerde ne yapmayı düşünüyorsun?’ şeklindedir.
Başkan bolluğundan dolayı biz gazetecilerin de içinde bulunduğu hemen herkese başkan diye diye ülkenin başına da bir başkan getirmeye hazırlanılan şu günlerde bana sorulan ‘Başkan sende aday mısın? Bu seçimlerde ne yapmayı düşünüyorsun?’ şeklinde ki soruya verdiğim cevap aynen şöyle;
‘Herkesin olduğu gibi benim de gönlümde siyaset yapmak elbet geçiyor. Ancak ben birilerinin yaptığı gibi her seçim döneminde bir dilekçe elime alıp, parti, parti gezmem. Toplum, kamuoyu denen baskının yanı sıra siyasi partileri  temsil edenler, onların delege ve üyeleri, basın, medya, aydınlarının istemi, yönlendirmesi olacak ki bende adayım diyebileyim’ diyor ve ekliyorum,
‘Evet, belki 95 yaşında, daha cumhuriyetin anlamını, değerini tam olarak anlamadan istediğimiz, beklediğimiz ve uğruna savaş verdiğimiz demokrasinin tam yerleşmediği ve en önemlisi partilerin birilerinin yani hep aynı isimlerin işgalindeyken benim aday olma kriterim belki uçuk gelecektir. Ama olması gereken o değil mi? diyerek, ‘Başkan sende aday mısın?, Bu seçimlerde ne yapmayı düşünüyorsun?’ sorusunu soranlara cevap vermeyi kendime görev sayıyorum.
Ve bir şey daha diyorum;
Dün dernek kurup ya da cebine biraz para girenin hemen ortaya çıkıp, ‘Ben de adayım’ dememesi gerekir. Ama buna rağmen ‘Bende adayım’ diyen dernek başkanlarının önce namuslu davranıp, aday olmaya karar verdikten sonra bunu  açıklamadan önce ‘Dernek Başkanlığından İstifa Ettim’ demeli derim.
Peki, bunları yapan var mı?
Bakın hele çevrenize düne kadar memleketi kurtarmak için dernekler kuran, toplantılarda birlik, berberlikten bahsedenler hangileri el ele vermiş ve bunların kaçı aday.
Hemen hepsi...
Peki bunlar kamu görevliler gibi, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri gibi aday olmadan önce neden şu an başında bulundukları dernek başkanlıklarından istifa etmezler, içinde bulundukları stk’lar da ki görevleri bıraktık demezler.
Diyemezler çünkü onlarda biliyor ki ‘Adayım’ diyenlerin kendileri bir inanmıyorlar, aday olacaklarına, aday edileceklerine...
İnanıyorlarsa hodri meydan ‘Ben adayım istifa ediyorum’ deyin de görelim..
Çünkü ‘Başkan sende aday mısın? Bu seçimlerde ne yapmayı düşünüyorsun?’ sorusu soranlara ‘Evet bende adayım’ dediğim anda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığından, Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığından istifa ediyorum’ derim.
İstifa etmediğime göre, ‘Başkan sende aday mısın? Bu seçimlerde ne yapmayı düşünüyorsun?’ sorusuna da cevap vermiş olmuyor muyum?..

Afrika ateşi ısıtıyor
Afrika adasında başlayan ve önce Ortadoğu'ya ardından Suriye'ye sıçramasıyla sınırlarımıza dayanan Afrika ateşini seçimlerden sonra daha çok hissedeceğimizi Öcalan'ın son açıklamasıyla hisseden ülke idarecilerinin, adeta 'Durun hele, seçim bitsin değiştireceğimiz Anayasa ile bu ateşe su serpeceğiz' demeye çalıştıklarını anlıyor musunuz?
Bilmiyorum ama AKP'nin ardından CHP'nin de bunu hissettiğini ve yaklaşan yakıcı ateşten korunmak için Anayasa kalkanını ellerine aldıklarını anlıyorum, sınıra dayanan Suriye'deki çatışmalarda...
Çünkü bölgedeki Kürtlerin de Esad'a karşı başkaldırdıklarını ve bunun bölge ülkeleri için tehlike sinyalleri verdiğini gazete ve de tv programlarında ki yazı vede tartışma satırları arasında görüyorum.
Gerçi devlet ve hükümet yetkililerin de seçim gündemine dalmış olan ülkenin yanı başına kadar yaklaşan ateş dolaysıyla bir panik içinde olduklarını söylemek doğru bir görüş olur.
Başta İsrail olmak üzere Amerika ve AB'nin suskunluğunu da dikkate almamız gerektiği ve Haziran seçimler hemen akabinde özelikle de ülkenin güneyinde yeni gelişmelere hazırlanmamız gerektiğinin sinyallerini alan devlet ve hükümetin, bunu, 'şimdilik' Suriye'den yaşanabilecek bir göç olarak kamuoyuna lanse etse de hiçte öyle olmadığını benden, sizden daha iyi biliyorlar gibi.
Çünkü Afrika ateşinin sıcaklığı ile terlediklerini görmek için tv ve gazetelerde ki görüntülere biraz daha yakından bakmak yeter ve de artar bile... Ona bakacak vaktiniz yoksa İmralı'da bulunan Abdullah Öcalan'ın son çağrısının satır aralarına bakmanız yeterli olacak.


DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.