Hani yeni moda var ya sürekli beynini yöneten sen olmalısın diye. Ne kadar kolay söyleniyor değil mi?
Kolaysa yap demek istiyor insan. Kolaysa yap gerçekten.
Kolay aslında ama bazı pürüzler var. En büyüklerinden biri insanlar. Bizi ne kadar ilgilendirmiyor desek te bir şekilde etkileniyoruz. Bazen biz etrafımızdakilerden yardım istiyor ve hayatımıza alarak direkt etki etmesine izin veriyoruz. Bazen de sen istemesen de insanlar sana sormadan direkt sana yorum yapıyor. Çünkü sosyal varlıklarız. Yalnız yaşamak bizim türümüze aykırı. Hayatımıza etkisinin dozunu ayarlamak bize düşüyor.
Herkesin başına gelen olaylar kendine özeldir. Aynı şey başıma geldi diyenlerin bile gelen olay hiç bir zaman aynı değil. Çünkü herkes bir ve tektir. Yaşadıkları da aynı şekilde bir ve tektir. Önce bunu kabullenmek ve böyle olduğunu düşünerek bakmak gerekiyor her kişiye ve her olaya. Hiçbir zaman o kişinin duygusunu birebir hissedemeyeceğiz ve tam olarak ne hissettiğini anlayamayacağız. 
Önce bunu kabulle başlamak gerekiyor işe. Yani önce bizim kabulümüzle başlıyor her şey. Herkesi ve her şeyi önce kabul etmek gerçekten önemli. Kendimizi kabul olmazsa olmaz. Kendini bilmek, anlamak ve anlayışlı olmak çok önemli. Sonrasında diğer insanları kabul etmek gerekiyor. Herkesi olduğu gibi kabul….
Kabullerimiz varsa bu hayatta beynimizi yönetmek daha kolay. Neden mi? Kabul etmek kişiye sakinlik getirir. Sakinlik daha doğru yönetebilmek için önemli. Beynimizi yönetebilmek için sakinliğe ihtiyacımız var. Kendimize ön yargısız, başkalarının yargılarından uzak bir sessizlik. Bunu özellikle günümüzde yapmamız şart. Çünkü her şey artık çok hızlı, durup düşünecek vakit yok gibi. Ama bu hep böyle değil miydi? Zamanın akıp gitmesi hep vardı. Ama biz bu kadar meşgul değildik belki de. 
Vaktimizi artık neye ne kadar harcadığımızın farkında mıyız? Bu da beynimizi yönetme konusundaki diğer bir faktör. Belki de bizim dışımızda yöneten çok şey girdi hayatımıza. Bunları düzene sokacak olan yine biziz. Beynimizi yönetirken dışarıdaki tüm uyarıcıların farkında olarak bunu başarmak bizim elimizde. 
Dışsal uyarıcılar insan ya da diğer iletişim kanallarının nesneleri beynimizi yönetmemeli. Herkes bir ve tek ise kendi beynini yönetmek o kişiye özel olmalı. Yeter ki sen iste...

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ada 4 ay önce

"Belki de bizim dışımızda yöneten çok şey girdi hayatımıza". İyi mi kötü mü? Cesaretimize ne kadar etki eder. Beynimizi yöneten başkası mı yoksa içimize attığımız, bilinçaltında bir yerlerde bekleyenler mi? Yaşayamadıklarımızı bulmak mı, birinde ya da bir şeylerde. Bir yerlerde...

Misafir Avatar
Özlem Özel 4 ay önce @Ada

İyi ya da kötü olması sizin elinizde. cesaret kendinize ne kadar güvendiğiniz ve emin olduğunuzla ilgili bir konu. İçimize attığımız bilinçaltında bekleyenleri de biz oluşturmadık mı? Yaşayamadıklarımız bizim için iyi mi yoksa kötü mü bunun cevabı da sizde. Hayat keşke demek için çok kısa....

Beğenmedim! (1)
Avatar
Ada 4 ay önce

Özlem Hanım, yazılarınızın tümünü okudum, kitap çıkarmak gibi bir gündeminiz olacak mı? Teşekkürler.

Avatar
Darxis 4 ay önce

Güzel bir yazı. Teşekkürler

Misafir Avatar
Özlem Özel 4 ay önce @Darxis

Yorumunuz için ben teşekkür ederim.

Beğenmedim! (1)
Avatar
Gökhan 4 ay önce

Okudum yüreğinize saglik

Misafir Avatar
Özlem Özel 4 ay önce @Gökhan

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Beğenmedim! (1)
Avatar
Özlem Özel 4 ay önce

Kitap çıkarmayı çok istiyorum. Yazılarımın tümünü okumuş olmanız benim için çok değerli teşekkür ederim.