15.06.2021, 05:40

Bir daha dene

"Meğer vazgeçmek tek başına bir eylem değilmiş meğer vazgeçmek karşındakinin seni mecbur bıraktığı bir eylemmiş" Frida Kahlo

Düşler kurarız kişiler üzerine sanki tüm mutluluğumuzun huzurumuzun yolu ilmek ilmek örerek en tepeye koyduğumuz o kişiye bağlıdır. Sonra bir gün yaşadığımız olumsuzluklar güvensizlikler her şeyi tepetaklak eder. Nedir doğrusu sorgularız sonunda mutsuz olma ihtimali olan gidişe kaptırmamak mı yoksa her şeyi göze alıp yüreğini dinlemek mi? Yoksa yüreğini dinlediğini düşünürken Mark Twain'in dediği gibi “Güzel bir iltifatla iki ay yaşayabilirim’i mi ispat ediyoruzdur aslında. Direnir konuşmak çözmek isteriz vazgeçmek kolaya kaçmaktır. Hele de hayat bize hiç kolay olmadıysa hep mücadele etmemiz gerektiyse kaçmayı bilmez direniriz. Karşısındaki kendiyle okadar doludur ki dinleyemez bile dinliyormuş gibi yapar söylenenin anlamı nedir söyleyen için...

Şu bir geçek ki konuşabilmek ama gerçekten konuşabilmek gözlerimizin içine bakarak samimi içten kendini ifade etmek kadar etkili olabilecek hiç bir iltifat hiç bir hediye yoktur. Hayata sevdiğin insanın gözlerinden bakabilmek onun gibi düşün onun gibi yaşa demek değil ki. Onu anladığını hissettirebilmek biraz iyi hissetmesini sağlamak zor olmamalı. Seni seviyorum ne güzel bir sözdür ama bazen güzel olduğu kadar boş bir söz hissi verir tıpkı “aşkım” sözü gibi. İçi doldurulmamış her söz boş ve anlamsızdır. Canımsın dediklerimiz gerçekten canını yakmaktan imtina edeceğimiz kişiler olsun. Canımsın deyip sonra o canı almayalım. Ben ben ben egosuyla karşındakini hiç saymak düşüncelerini ideallerini küçümsemek tiye almak, üzmek, yormak değersizleştirip yiyip yutmak nasıl bir ruh halidir. Başkasını değersizleştirdiğimizde daha değerli olamayız ki....

Kızgınlıklarımız büyüyüp koca bir yanardağ olup lavlarını püskürtmeden yıkıcı olmayan yapıcı konuşmalar yapabilsek.

“Hep denedim hep yenildim, olsun.“ oldu! Ne demek OLSUN olmasın neden yıkılalım neden kırılalım? Bu sevgili olur, eş olur, arkadaş olur. Herkes üzerine düşeni yapsa çabalasa...

Ağır abi sır küpü halleri, atarlı, yıkıcı davranışlar ben merkezci bencil ego haddini bilirse neden sürekli deneyelim. Sonra ki denemeler farklı mı olacak hayatımıza mıknatıs gibi hep aynı insanları çekiyoruz onun için yeniliyoruz.

“Bir daha dene bir daha yenil” eyvallah denemem mi...

Tartışma meyilli bir konuşmada hep şu hatayı yaparız arkamızdan atlı koşturuyormuşcasına düşünmeden acele acele cevap verip haklı olan taraf olma çabasına gireriz. Amaç sorunu çözmek ise önemli olan haklı olmak olmamalı sorunu birbirimizin gözünden görüp çözüm odaklı olabilmek. Konuşurken suçlayıcı sorgulayıcı bir dil kullandığımızda tıkanır bütün çıkışlar. Can acıtmak isteriz bizim acımıştır onun da acımalıdır. Ortak dilimiz olan çok rahat konuşup anlaşabileceğimiz insanlarla konuşamamak ne acı.

Acılar kabuk tutunca geçer mi?

Sevdiğimize bitti dediğimizde hemen sevgimiz biter mi?

İçimiz acırken yüzümüz gülebilir mi?

Değersiz hissettirildiğimiz de değerli hissedebilir miyiz?

Tekrar insanlara güvenebilir miyiz?

Her şeyden önemlisi yaşamı tekrar kucaklayabilir miyiz?

Umudumuzu kaybetmeyeceğimiz birbirimizi ve yaşamı kucaklayabileceğimiz güzel günlere.

Yorumlar (0)