Geçenlerde genç dostlarımızdan biri çalıştığı işyeri tarafından Latin     Amerika da yapılan bir fuara gitmiş, orada bire bir duyup okuduklarını gelip     anlattı bende paylaşıyorum.
Bu ülke iki kıtayı birleştiren jeopolitik öneme sahip bir ülke. İşte bu ülkede yaşanan son durum hem ülke içi hem de ülkeler arası pek gündeme getirilmemiş. 
Ülkeyi yöneten iktidara geldiği günden     itibaren bir önce ki yönetimlerin ne kadar topluma ve ülkeye yararlı işleri varsa hepsini ya kapatmış ya da satmış. Ülke yönetimine kendine biat edeni atadığı gibi seçimle     getirileni bile kendisi belirlemiş. İlk iktidara     geldiği günlerde bir önceki iktidarın mağdurlarına göz kırpmış ve söz vererek onların desteğini almış hatta bazılarını vekil ve bakan bile koltuğuna oturtmuş. Devletin merkezi ve yerel yönetimlerine kendini     iktidara taşıyan kim varsa getirip ne         istedilerse vermiş.
Ülkenin aydını, yazarçizeri, esnafı         sanayicisi, beyaz yakalısından mavi önlüklüsü içinde bir koltuk, bir yetki ve bir ihale ile yanına yedeklediği bir cümle topluluk sayesinde taraftarlarını artırırken muhalefeti kendi içinde karıştırır. Dün kara diyen bugün ak demeye başlar. Daha dün seçimlerde meclise giremeyen irili ufaklı birkaç parti yöneticisi talan ve yalanlarla iktidar yönetiliyor diyordu nedense birden koltuk ve ihale sonrası her şey tersine döner, kraldan çok kralcı olurlar.
İktidarı yönetenin etrafında danışmanları çoğalır; kadrolu ve özellikle kadrosuz yanı gönüllü adıyla ihale ve koltuk peşlinde olan danışman ordusu hızla artar. Bu danışmanlar sayesinde çok yetenek ve becerikli hatta gitmediği ve okumadığı okuldan diploma sahibi olur. Yurt içi olduğu kadar yurt dışında birçok okuldan fahri öğretim görevlisi unvanı alır. Kendine bu kadar iltifat edilir ve yere göğe sığdırılamazken ülkenin gelir     getiren ve kamusal hizmet yapan kurumları parça parça özelleştirilip satar. Ülkenin yargı sistemini değiştirir kendine bağlar.     Savunma özellikle yargı ve askeriyenin kendi hiyerarşisini tarumar eder, kendine biat edenlere yetki verir. Ülkenin anayasasını değiştiremeyeceğini anlayınca etrafından dolaşarak kararnamelerle yönettir.
Latin Amerikalı bu başkan az da olsa dik duruş sergileyen gazetecilerden, aydınlardan, emek mücadelesi veren muhalefetten, devrimci ve sosyalistlerden korkar bu nedenle koruma ve güvenlik önlemlerini     arttırır. Bir önceki başkanların kaldığı sarayı beğenmez yeni bir saray yaptırır, koruma ordusunu askerden değil polisten oluşturur, zırhlı araçlarının en zırhlısını     aldırır. Dün iktidarda değilken başkanlara koruma ordusuyla gezen “halktan korkan başkan” lakabı takmıştı oysa kendisi onların en az on katı koruma ve zıhlı araçla dolaşır.   
Bakanlar kurulunun icracı olanlarına ailesinden birçok kişiyi atar; yakın koruma     sorumlusunu kız kardeşinin oğlunu; savunma bakanlığına eşinin kardeşini; yeğenler, damatlar ve gelinler devletin birçok kurumunun yönetimine getirilir. Korkuyor ve kim olduğunu bilmediği her şeyden tedirgindi. Yanında yemekleri tadan bir yetkili mutlak vardı, yurttaş ile yakın temas etmediği gibi yetkililerle kısıtlı olarak görüşüyordu. Tedirgindi, korku ve kuşkuları hat safhada ilerlemiş hırcın ve bir o kadar agresif tavırlar gösteriyordu. Yakınları özellikle eşi, çocukları, torunları ve akrabalarını kırar duruma geldi. Etrafındaki yetkililer ve diğer görevliler onun hakaretine hatta tekme tokatlamalarına alışkındı ama ailesi buna hazır değildi. Başkanın bu asabi durumu devletin birçok işleyişini geciktirmeye başladı doktorlar sakinleştirici veriyordu.      Devletin işleyişi devam etmesi gerekirdi, imzalanacak kararname ve ihaleler birikmişti; iş yapan müteahhitler paralarını almak     istiyordu buna bir çözüm yolu bulunması     gerekirdi. Bunu başkanın eşiyle( ki halk     arasında ona “yüzdeci” deniliyordu)         çözdüler, bakanlar kurulu vekâleti eşine verdi diye bir kararname çıkardılar. 
Başkanın ortalarda pek görünmemesi ardından müteahhitlerin paralarını alamaması basında büyütüldü, sorun olsa da yandaş medya tarafından bu çözüldü. Ama yine de dış ve iç borç alacaklısı, müteahhitlerin işi yavaşlatması, ekonominin iyi gitmeyip, devletin yönetmede tarafgirlik yapması, vergi dilimlerinin artması yanında ek vergilerin çoğalması, adli sorunların yargıda değil     kapalı kapılar ardında çözülmesi, yurttaşların alım gücünün düşmesi, eğitimlilerin yurtdışına gitmesi bunlarında yanında daha düne kadar her şeyde birlikte olanların yanından ayrılmaları başkanının depresyonunu daha da artırdı. Bir gece başkanın eşi, yakın     korumalarından birkaçı, sağlıkçısı ve yazı işleri ve kararlar başkanı başkanın yatağının yanındadırlar artık son nefesini vermek     üzeredir doktorların tüm müdahaleleri bir sonuç vermez ölüm gerçekleşir. 
Başkanın ölümü ekonomik ve politik kargaşayı daha da artırır düşüncesinde olan bu yakın ekip herkesten saklamaya karar verir. Başkanın odasına girmek yasaklanır, sarayda günlük işler eskisi gibi devam ederken, devlet işleyişi başkanın eşi ve kararlar başkanı ile halledilir. Haftalık toplantılar iptal edilirken, Pazar ayinlerine gidilmez olur. Aylık zorunlu bakanlar kurulu ile     yüksek askeri şura toplantılarının ilki başkan geziye çıktı diyerek ertelenir.  Aylar önce randevu verilen elçiler ve yurt dışı misafirler başkanın yoğun işleri nedeniyle devlet korumalarıyla geziye götürülür. İlk ay bunlar ile oyalanırken dış borç alacaklıları ve müteahhitlerin tekrar işi yavaşlatması toplumdaki homurdanmayı artırır. Rahmetli başkanın eşi ve yazı işleri kararlar başkanı ikinci ayın ortasında vekâleten imza yetkisi olarak bunlara imzalar. Büyük alacaklıların sorunu çözülür ama ya küçük alacaklılar?   
Ülkede ekonomik kargaşa, paranın değer düşürülmesi, çalışanların yoksulluk sınırının da altında maaş alması, tarım üreticilerini tüccara teslim edilmesi, üretim yapan     firmaların kapanması, akaryakıt başta olmak üzere devletin kamusal olan alt yapı hizmetlerinin kat be kat artması yaşamı     yaşanır halden çıkarmış. İkinci ayın sonunda saraya sadece bakanlar, yüksek yargı, kuvvet komutanları ile ruhani lider çağırılır, toplantı başkanın yeni sarayının toplantı     salonunda yapılır. Başkanın eşi ve kararlar başkanı olayı anlatırlar birkaç kişi mırıldansa da herkesin onayı alınarak sanki yeni vefat etmiş diye kamuoyuna açıklanır ve     geçici olarak başkanın eşi seçim olana kadar başkanlığı yürütmesine oybirliği ile karar     verilir. 
Saray entrikalarına alışkın olan bu ülke insanı hiç şaşırmamış. Çok sürmez bir hafta içinde sarayda çalışan halktan biri morg ve defin işlerinde gördükleri ve duyduklarına inanamaz. Sarayın sağlık görevlilerinin kendi aralarındaki konuşmalarında ölümün günler önce olduğu yurttaşlardan saklandığı bilgisini alır. 
Olayın saklandığı süre içinde denetlenmeden verilen ihaleler, özelleştirmeler ve diğer devir işlemleri onaylanırken devletin kasası boşalır ve dış borçlar alır başını gider. Bu haber tez vakitte ülkeye yayılır. Devlet     yönetimi bu habere yasaklama getirip         ihlal edenlere ceza verilir, ama komşu         ülkelerde bu dilden dile dolaşır. 

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.