24.06.2020, 05:27

Birleşmiş Milletler ve Türkiye

Geçen hafta Birleşmiş Milletler’de ülkemizi yakından ilgilendiren bir seçim süreci yaşandı. Güvenlik Konseyine geçici üye olarak 5 ülke için; Ekonomik ve Sosyal Konseye 18 ülke için ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren BM Genel Kurul (BMGK) Başkanlığı için seçim oldu. Beklenildiği gibi tek aday olarak seçime giren Volkan Bozkır BMGK Başkanlığına seçildi ve Türkiye için uluslararası anlamda bir başarı olarak tarihe geçti.

Seçimlere bakıldığı zaman BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 2 yıl için (2021-2022) Hindistan, Meksika, Norveç, Kenya ve İrlanda’nın üyeliği kesinleşti; bu ülkeler kendi bölgeleri temsilen görev yapacaklar. BM’nin diğer önemli organı olan Ekonomik ve Sosyal Konsey’e Arjantin, Meksika, Japonya, İngiltere, Portekiz, Avusturya, Fransa, Almanya, Bolivya, Bulgaristan, Guatemala, Endonezya, Liberya, Libya, Madagaskar, Nijerya, Solomon Adaları ve Zimbabwe seçildi.

Burada İlk defa Türkiye’den seçilen eski Bakan ve Büyükelçi Volkan Bozkır’ın başkanlık edeceği BM Genel Kurul Başkanlığına burada ayrı bir alan açmak istiyorum. BMGK Başkanlığı nedir? Ne işe yarar? Türkiye neler yapabilir? Türkiye’nin ajandası ne olmalı?

Öncelikle şunu vurgulamak gerekir ki BM Genel Kurul Başkanlığı 1 yıllıktır, Eylül ayının üçüncü haftasındaki BM Genel Kurul toplantılarıyla başlar ve bir sonraki yılki toplantı başlangıcında biter. BMGK Başkanlığı BM’nin en üst organının başkanlığı olduğu için, Genel Sekreterlik kadar olmasa da, BM ajandasının şekillenmesinden konuların öne çıkarılacak konuların belirlenmesine kadar geniş bir alanda etkin bir makamdır. BMGK Başkanı kendi ekibini kurar. Genelde teamül olarak BMGK Başkanının doğrudan 5 kişilik ekibi kendisiyle getirme imkanı vardır. Diğer personel genelde BM içerisinden gelir. Genel Kurul Başkanlığını kazanan ülke hangi konuları küresel alana taşımak isterse, o çerçevede bütçe ve personel desteği vererek ilgili ajandayı bir yıl boyunca şekillendirebilmektedir. Bozkır’ın ekibinde kimlerin yer alacağını zamanla göreceğiz.

Şimdi temel soru şudur: Türkiye BMGK Başkanlığı ile küresel anlamda nasıl bir ajanda oluşturacak? Öncelikleri ne olacak? Dışişleri Bakanlığı ve diğer yetkililer bu konuda çeşitli hazırlıklar yaptılar fakat en temelde üç tane önceliğin olmasının ülkemiz için faydalı olacağını düşünüyorum.

Birincisi, Kovid-19’un gösterdiği temel nokta devlet kapasitesinin önemi olmuştur. Eğer bir devletin kapasitesi zayıfsa o devlet salgın dahil her türlü etkiye zayıftır. BMGK Başkanlığı özellikle Afrika, Asya ve Latin Amerika’da devlet kapasitesinin artırılması için etkin kullanabilir. Bu çerçevede, BM’ye ait organların Kovid-19 sonrası oluşan dünyaya adaptasyonu ve öncelikleri konusunda ciddi katkılar sağlayabilir. Bu konuda Türkiye’yi destekleyecek ülkeler olacaktır, özellikle batı dışındaki toplumlarda bu konuda ciddi bir talep oluştu. İşte tam bu noktada bu kriz sürecinde Türkiye’nin dünyanın birçok ülkesine yardım etmiş olması ve ülkelerarası yardımlaşmayı öncelemeye devam etmesi, Türkiye’nin BMGK nezdinde yapacağı girişimlere ve oluşturacağı söyleme ciddi katkılar sağlayacaktır. Aynı zamanda Türkiye’nin küresel aktörlük iddiasına ciddi destek verecektir.

İkincisi, Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya, Afrika’dan Asya’ya, küresel anlamda herkesi etkileyen en temel ikinci konu göçmenlerdir. Kovid-19 sebebiyle net olarak bir kez daha ortaya çıkan ve çoğu devletin görmezden geldiği mülteciler konusu, Türkiye’nin BMGK ajandasında önceleyebileceği ana konulardan olmalıdır. Türkiye’nin Suriyeliler başta olmak üzere göçmen konusundaki başarısı aslında küresel anlamda ciddi şekilde anlaşılmadı veya anlatılamadı. Volkan Bozkır liderliğindeki BMGK başkanlığı bir fırsat olabilir. Göçmenler konusunda yeni bir yaklaşım geliştirilmesi için Türkiye, BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi üzerinden, bu konularda çalışan kendi sivil toplum kuruluşlarını öncü kılıp yeni bir yaklaşım ve söylemin oluşmasına BM üzerinden katkı sağlayabilir. BMGK Başkanlığı bu konuda Türkiye’ye ciddi fırsatlar sunuyor.

Üç, Türkiye BM üzerinden Venezuela konusunda bir süreç başlatabilir. Latin Amerika’nın Suriye’si olan Venezuela konusunda şu ana kadar en etkisiz kalan BM’dir. Türkiye, ikili ilişkilerini kullanarak bu konuda bir aşma kaydederse ciddi alan kazanır. Trump dahil herkes Venezuela konusunda bir çıkış arıyor, Türkiye bu konuda arabuluculuk dahil bir çok konuda katkı sağlayabilir.

Dört, BM küresel anlamda sorun çözme konusunda çok geri adım atmıştır, bunun sebebi çoğu yerdeki başarısızlıklarıdır. Venezuela, Libya, Somali, Suriye vb herhangi bir sorun alanında kazanılacak başarı BM’nin genel anlamda aktif olmasına yola açabilir. Türkiye bunu deneyebilir. BM’nin kendi zorlukları, iç siyasi pazarlıklar ve diğer bürokratik konular olsa da Bozkır saygın bir diplomat olarak bu konuda kısmı bir itekleme yapabilir. Eğer bu olursa en nihayetinde bu başarı ülkemize de kredi getirecektir.

Beş, BM’deki ataletin temeli BM personelinin ruhsuzluğu ve statükoculuğudur. Türkiye’nin BM kurumlarının içine bu süreçte daha fazla insan yerleştirmesi önceliği olmalıdır. Bu hem uzun vadeli olarak ülkemize hem de BM dinamizmine katkı sağlar. Japonya yakınlarda uluslararası kuruluşlarda üst düzeye daha fazla kendi vatandaşını yerleştirmek için özel bir birim kurdu. Küresel anlamda bir çok konuyla doğrudan ya da dolaylı ilişkisi bulunan ve bir çok konuda kendine has yaklaşımı olan Türkiye’nin de bu konuda adım atmasının vakti gelmiştir. Volkan Bozkır bu anlamda bir başarı örneği olup devamının gelmesi ülkemizin faydasına olacaktır.

BM Genel Kurul başkanlığı siyaset üstü bir makam ve Volkan Bozkır orada Türkiye’nin temsilcisi gibi hareket etmeyecek; fakat en nihayetinde Türkiye’nin desteğiyle seçilen eski bir bakanı olarak bu görevi Dünya Beşten Büyüktür söyleminin ilk testi olarak görmek gerekir. Umarız Volkan Bozkır ülkemizi en iyi şekilde temsil eder ve normal şartlarda kimsenin çok fazla varlığını ve adını bile bilmediği BM Genel Kurulu Başkanlığının daha fazla güç kazanmasına ve etkin olmasına katkı sağlar. Bu tür başarıların uzun vadede Türkiye’den birisinin BM Genel Sekreteri seçilmesinin önünü açması dileğiyle.

Yorumlar (0)