06.06.2020, 07:39

Biyolojik silah dönemi

2020 yılının ilk beş ayında bütün dünya Covid-19 adı verilen bulaş hızı çok yüksek bir virüs ile mücadele etmekle meşgul oldu. Bu mücadelenin daha ne kadar süreceği de belirsiz. Belirsiz çünkü bütün dünya ülkelerinde milletlere yapılan çağrılarda yeni normal, yeni yaşam tarzı, kontrollü sosyal hayat tarzında ifadeler kullanılıyor. 2020 sonrası için planlanan yeni dünya, yeni yaşam, yeni sınırlar olacak belli ki.

Bilim insanlarının bir kısmı salgına sebep olan virüslerin kısa aralıklarla gelmesinin mümkün olmadığını söylüyor. Bir salgın dönemi sonrası 50 ila 100 yıl arasında yeni büyük bir salgının olma ihtimalinin çok düşük olduğu söyleniyor. Bu bakımdan Covid-19’un bir laboratuvarda üretildiğini düşünenlerin sayısı oldukça fazla bilim dünyasında. Salgının hemen ilk günlerinde susturulmaya çalışılan doktorların görüntüleri hafızalarda hala. Salgının çok hızlı bir şekilde yayılmasında sanki kontrol edilmesi istenmemiş gibi bir algı da oluşmuş durumda insanların kafasında. Zira Çin’in Vuhan kentinde görülmesinden çok sonra duyurulması yayılma hızını gözlemlemek olarak ifade ediliyor.

Açıkçası bu virüsün bir üretim olduğunu düşünenlerdenim. Covid ailesinden 2002 yılında SARS-COV yine Çin’de görülmüş ve dünyaya yayılmıştı. 9000 civarında olgu görülmüş bunların 900 kadarı ölümle sonuçlanmıştı. Aradan 10 yıl geçmiş bu sefer 2012 yılında MERS-COV ilk olarak Suudi Arabistan’da görülmüş ve oradan yayılmıştı. Bu kez 700 civarında olgu 200 civarında ölüm görülmüştü. Bir çok bilim insanının pandemiye sebep olan virüslerin ortaya çıkma zamanını 50-100 yıl olarak ifade ederken acaba bu virüslerin ortaya çıkma zamanları düşürülmeye mi çalışılıyor diye düşünmeye yöneliyor insan! Bugün artık şunu zihnimizden geçiriyoruz. Dünyaya yeni bir dizayn vermek isteyen akıl, Sars ve Mers ile bir çeşit deneme yaparak Covid-19 ile dünya gündeminde zirve yaptılar. Bu aşamada Mayıs ayında yayınlanan The Economist dergisinin kapak yazısı da dikkatlice okunmayı hak ediyor kanaatindeyim. The Economist’in pandemi sürecindeki kapak mesajı “ GOODBYE GLOBALİSATİON” Bu mesaj yeni bir dünya planlayanların zihin dünyasını açık ediyor zaten. Kendi kurdukları sistemi çöpe atarak yeni bir sistemin kapılarını aralıyorlar.

Gelinen noktada 2020 yılının ilk beş ayında toplumların salgın ile imtihanı çok büyük beklentiler oluşmasına sebep oldu. Şimdi herkes tedavi için kullanılacak aşıyı bekliyor! Burada da haber sitelerinde dikkatimi çeken virüs ile mücadele ederken Tanzanya Başbakanı’nın ifadeleri vardı. Diyor ki;”Covid-19’a yakalanan oğlum limon ve zencefil ile iyileşti.” Komplo dahi olsa ilgi görmeyi hak etmez miydi acaba bu tedavi şekli? Belki de bu aşıdan devasa paralar kazanacak olan güçleri rahatsız etmiştir.

Geldiğimiz nokta dün ateşli silahlardan servet kazananlar bugün aynı serveti belki de daha fazlasını aşıdan kazanmayı planlıyor. Ürettikleri biyolojik silahlarla ( virüs) toplumları tedavi için aşı almaya zorlayarak servet kazanmaya devam edecekler. Dün F35 veya S400 olan yarın aşı olarak karşımıza çıkacaktır.

Pandemi döneminde oluşan sosyokültürel, sosyoekonomik yapılar ile küresellik, yerele ve bölgeselliğe doğru çekilecektir. Daralan ekonomileri kontrol etmek için devasa atılımlar yapılacaktır. Her ülke en azından bir dönem kendi içine kapanıp kendi kendine yetecek üretimler yapacaktır. Bu dönemi başarı ile bitirenler yine büyük servet sahibi şirketler ve aileler olacaktır. Dün ülkelere ateşli silah ve akabinde savunma silahı pazarlayanlar bugünden başlayarak biyolojik silah ve tedavisi için ilaç ve aşı pazarlayacaklardır. Burada kritik soru şu, ülkelerin ekonomilerini ve laboratuvarlarını kim kontrol ediyor? Laboratuvarları kim kontrol ediyorsa yeni dünyada büyük güç o olacaktır.

Yorumlar (0)