07.04.2020, 07:05

Bugün, 1969 Nisan ve 2020 Nisan..

Bugün benim bir virüsün durdurduğu dünyaya geldiğim gün..

Bugün, birilerinin virüsü bahane edip, kendi ateşlerini ölçmeyip, önüne gelene ateş ölçtürerek, hasta dediği ve paracıkları topladığı, kendilerinden olmayanları 'Devlet içinde devlet kurmakla suçlayanların günü..

Benim ise 51 yılı geride bıraktığım bir gün..

Ve bugün dünden farklı olmayan ve tüm virüslere karşın inadına, inadına yaşanılması, direnilmesi gereken bir gün..

Yani bugün 1969'u geride bıraktığım yıl sayısı 51 yıl olmuş..

Fakir Baykurt'tan alınan adımın yazıldığı gün babamın ilk matbaa baskı makinalarından olan teksir makinası ile çıkardığı 'Fakir Dostu' adlı gazete ile gazeteciliğin iliklerime işlendiği gün bugün..

Ve ve ben geride kalan onca yıllara dönüp, baktığımda nelerin yaşandığını, yaşanmak istenenlerin ne kadarının yaşanmadığını da hesaplayıp, düşünce heybeme ak düşmüş sakallarım ve gün gittikçe azalan saçlarımla birlikte önüme dökülse de yaşamın böylede güzel olduğunu her geçen yılda daha iyi anladığım bir gün..

İşte yaşam denen bu süreç içinde yani geride kalan 51 yılda sol yanımda yediğim kurşun, yine solumdan aldığım bıçak darbesinin, yeni adı otobanlar, bölünmüşler olan yani kara yolları denen ama günde en az 10 insanın hayatını kaybettiği kan yollarında altına girdiğim traktörün ve arkadan girdiğim kamyonun altından sağ çıkmanın da hayata karşı bir direnme olduğunu anladığım bir gün bugün..

Ve çocuklarımla birlikte yeni bir hayat umuduyla gittiğim Marmara'da yaşanan 99 depreminin de içinde olduğu, rahmetli babamın siyasi davaları için yıllarca kaldığı ceza evleri ve sürgünlerde bekleme dahil tüm badire ve darbelere karşın ayakta kalmanın haklı gururunu yaşadığım bir gün bugün..

Bir ömür dedikleri yılları geride bırakıp, 52 yaşına adım atmanın mutluluğu ile bugün insanları ölümle korkutup, para toplayan anlayışlar ile hala kavga içinde olduğumu hissedip, virüs, mirüs demeden hayatıma, yaşananlara, yaşanacaklara eyvallah etmeden bakmamız gerektiğini bir kez daha hemde yeniden doğmuşcasına anlıyorum bugün..

Çünkü ben insanım, son yıllar da güçlü bir lobi kavgası verdiğim süreçte yaşadıklarımın da içinde olduğu yaşadıklarım, yaşayacaklarımmış hepsi beni bugüne taşıyan direnç yada adına kader dedikleri süreç..

Ve direnmeye devam..

Birlikte yola çıkan ama geride kalanlar, tüm yüreğim ve kalbimle sevip, sayıp, imkanlar doğrultusunda bir yerlere taşımaya çalışmamı anlamayıp, aldıkları akıllarla, buldukları yenilere inanıp, hiç bir art niyet taşımadan gönülden, candan taşıdığım omuzlarımdan inmeyi tercih ederek, benimle gelmeyenler, bin bir  bahaneyle terk edenler, kaybolup gidenler, unutulup, adı, sanı akla gelmeyenler gibi art arda biten yıllara teşekkür ettiğim bir gün bugün..

Yani kısacası varsa bir 51 yıl daha geride kalanlardan alınan tecrübelerle birlikte o kalmışsa eğer mutlak yaşanması gereken yeni yıllar da umutlu olmaya, sevdiklerimi mutlu etmeye devam içinde direnme arzusu ve hazırlığı ile 51 yıla ve yaşanması muhtemel yeni yıllara 'haydi hayat, teşekkürler hayat' diyorum..

Ha unutmadan iyi ki doğdun deyip, can dostluklarını beni direk arayarak, sanaldan yazdıkları güzel mesajlarla ve torunum Rüzgar'ın beni de kendisiyle coşturduğu o güzel sürprizi yapan aileme ve beni yeniden hayata çeken o gülen her güzel bakışa da çok ama çok teşekkür ederek, yaşamı değil, yaşanacakları yazmaya devam diyorum, birlikte nice yıllara diyerek..

Yorumlar (0)