Bir şahsın yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmasıdır... 
Mustafa Kemal ATATÜRK
Sevgili okurlarımız, uzun zamandır kafamı kurcalayan bir şey var. Bunun kaynağı da Hindistan'da yaşanan bir olay. Kentte gece yarısı bir deprem oluyor. Elektrikler kesiliyor. Kapılarından dışarı fırlayan insanlar herkesin koştuğu tarafa koşuyorlar. Meğer o kentte bir baraj varmış ve o baraj patlamış. Ölenlerin yüzde 70'i boğularak ölmüşler. Biz de ölümlü bir su baskını olmaz diye düşünüyorum ama seneler önce yağışlar sebebiyle su seviyesi yükselen Büyükçekmece Barajı'nın su seviyesini dengelemek için baraj kapaklarının açılması sebebiyle E5 köprüsünün altından denize gidemeyen suların kültür parktan kaymakamlık binasına kadar taşmıştı. Şimdi beklenen 7.4 şiddetindeki deprem ile baraj veya kapakları zarar görürse ne problem yaşarız? 
Bu konuda araştırmalarımda elime Yıldız Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Hayrullah Ağaçcıoğlu ve aynı üniversiteden Doç. Dr. Ali Coşar'ın 'Büyükçekmece Barajının Mevcut Durumu ve Güvenliği' konulu araştırması geçti. 7 Nisan'da AKM'de bu konuda Prof. Dr. Ali Osman Öncel, Yük. Mim. Deprem Uzmanı Yoshinori Morivaki, barajda incelemeler yapan Yıldız Üniversitesinden Doç. Dr. Ali Coşar, Büyükçekmece Belediyesi'nden Sivil Savunma Uzmanı Cengiz Topel Yaylacı ve Kanal İstanbul konusunda uzman Erhan Demircioğlu'nun konuşmacı olduğu, ÇYDD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği) Genel Merkezi, ÇYDD Büyükçekmece Şubesi ve DEÇED (Doğa Emanetçileri Çevre Eğitim Derneği) ev sahipliğinde bir panel hazırlıyoruz. Olası halleri bilmekte yarar görüyoruz.
Bu panelde çok önemli bir konuda Çılgın Proje Kanal İstanbul olacak. Prof. Dr. Mehmet Ali Körpınar hocamın verdiği bilgiye göre bu güzel İstanbulumuz, dünyanın en güzel kentlerinden birisidir. Özellikle Terkos, Küçükçekmece ve Büyükçekmece gibi göllere sahip olması 'yaşamsal açıdan' çok önemlidir. Çünkü burada yaşayanlar için dünyamızın geleceğinde en büyük sorun sayılan su temini için yaşamsal kaynaklara sahiptir. Ancak ne yazık ki hem Büyükçekmece hem de Küçükçekmece göllerimizi kaybetmek üzereyiz.
Çevrelerinde korunması gereken alanlara ve su havzalarına yapılan kaçak binalar, taş ve maden ocakları, yapımı tasarlanan termik santraller yüzünden artık göllerimize su toplayamaz, hayvancılık yapamaz, tarım yapamaz olduk. Bu kaçak yapılara göz yuman yöneticilerimize yazıklar olsun. Su sorunumuzu çözmek için yüzlerce kilometre uzaktaki Melen çayından borular döşeyerek İstanbulumuza su getirmeyi bir başarı olarak halkımıza sundular.
Şimdi de Kanal İstanbul denilen ve İstanbulumuzu yaşanmaz hale getirecek çılgın ve aymaz proje ile Küçükçekmece gölümüzü de tanker gemilerinin geçişine terk edeceğiz. Üstelik bu çılgın kanal üzerine E-5 yolu, TEM otoyolu ve tren yolumuz için de en az yüksekliği 60 metre (20 katlı bina) olan 3 köprü yapılması gerekecektir. Çünkü 25 metre derinliğinde olacak bu kanaldan şilep ve gemilerin geçmesine izin verecek yükseklikte olmaları gerekiyor. 3. Köprü ve hava alanının doğaya verdiği zararı kat kat arttıracak bir proje bu proje. Üstelik Trakya kentlerimize geçişler de sadece bu köprülerle olacaktır. Bence stratejik bir yanlış yapılıyor. Çünkü olası askeri ihtiyaç ve harekâtlarda tanklar ve diğer askeri araçların da geçişleri sadece bu köprülerden olacaktır. Yüksek Planlama Kurulu bu zorunluluğu da göz önüne almıştır umarım. 
Kanal İstanbul'un doğaya vereceği zararlar saymakla bitmez. Bu konuya tekrar tekrar değineceğiz. Özellikle, olası çevre kirliliği için alınması gereken önlemler ne kadar gecikirse, olası çözümlerinde o kadar zorlaştığı sonucunu, bilgilerinize sunmak isterim. Aksi halde dünyamızı ve onun en güzel ülkesinin en değerli kenti İstanbulumuzun doğal yaşam olanaklarını göz göre göre kaybedeceğiz. Sağlıklı kalmanız dileklerimle. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.