Hafta sonu bazı aileler gibi Çatalca’da ilçe merkezinden çıkmadan ne yapabileceğimizi uzun süre düşündük. 

Hem bizim hem de çocuğun iyi vakit geçireceği bir yer olmalıydı. 

Uzun bir süre düşündükten sonra bizim istediğimiz gibi ultra lüks standartlarda ailece vakit geçirebileceğimiz bir mekan bulamadık. 

Gerçekte Çatalca’da öyle bir yer olmadığı için hayal gücümüz faaliyete geçti. 

Çimlendirilmiş, ağaçlandırılmış, yemyeşil geniş bir alanda çocuk parkı olsaydı, yalın ayak çimlere basıp gezebileceğimiz, çimenlere uzanıp kitap okuyup, müzik dinleyip iyi vakit geçirebileceğimiz bir alan. 

Baktık hayallerle olmayacak Çatalca’ya yukarıdan bir bakalım o zaman deyip tepeye çıktık. 

Ama aklımıza düştü bir kere yeşil Çatalca’nın eksik yeşil alanı tepeden bakıldığında daha bir net göründü ilçe merkezindeki yeşil alan eksikliği. 

Acaba şu otopark olarak planlanan Mehmetçik Meydanı betonlaştırılıp üzerinde araçlar dinlensin diye düşünüleceğine yeşil alan olsaydı fena mı olurdu? 

Çimlendirilip, ağaçlandırılıp rengarenk çiçeklerle süslenseydi, çocuklarımız için oyun alanları bizlerinde oturup sohbet edip, kitap okuyup, dinlenebileceğimiz mekanlar olsaydı, nefes alacağımız bir alan planlansaydı fena mı olurdu?

***

Tepeden geleceğini okumak daha bir kolay oldu Çatalca, her tarafın örümcek ağı gibi yollarla sarılmaya başlanmış, etrafın çepeçevre sarılı. 

Tren yolun var, çevre yolları yapımı dört yandan devam ediyor, üçüncü hava limanı yanı başında ve Çatalca tarım alanı kabul ediliyor. 

Hava yolu, demir yolu ve kara yollarının orta yerinde verimli tarım alanları sizin aklınıza yattı mı? Siz hiç bunca yatırımın yapıldığı bir yerin tarım alanı olduğunu gördünüz mü? 

Ya da böyle bir bölgedeki yetişecek ürünlerin ne kadar verimli olabileceğini düşündünüz mü?

***

İşte tamda bunları düşünürken bir tren sesi… 

Tepeden çok net görünüyor, lacivert renkli bir yolcu treni geçiyor. 

İçindeki yolcular pencereden dışarıyı izlerken kim bilir akıllarından neler geçiyor, belki kimileri için hayatlarının bu son yolculuğuydu ve uzaktan da olsa bizde bu son yolculuğun şahidi olmuştuk hiç bilmeden.

***

Önceden olsa bu kazanın sorumlularını sorgular nedenini yağan yağmura bağlamanın saçmalığı hakkında bir çok şey yazabilirdim. 

Bu ihmalin hesabını kime sormalıyız ve bunun cezası ne olmalı diye aklımdaki deli soruları yazabilirdim. 

Demir Yollarının bakım ve onarım çalışmalarını kimin yürüttüğünü ve kaza olma ihtimalinin hiç düşünülmemiş olması üzerine çok diyeceklerim vardı. 

Allah korusun bir tren kazası olursa bu bölgeden yaralıların nasıl tahliye edileceği kimsenin aklına gelmedi mi diye sorabilirdim. 

Ama kusura bakmayın bu soruları sormayacağım, çünkü cevabı yok. 

Cevabı olsaydı kaza haberine yayın yasağı neden gelsin. 

Tek bir cevap var herşey Allah’tan. 

Ecel işte nerede bizi bulacağı belli olmaz. 

Bu vatandaşlarımızın ölümüne de sebep aramak bu zamanda yersiz. 

Bu üzücü kazada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarını da baş sağlığı ve sabır, yaralılara da acil şifa dilemekten başka elden ne gelir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner47