16.12.2019, 06:52

CHP Çatalca’ya bir dokunduk bin ah işittik

Kurultay yolundaki CHP’de gözlerin ilçe ve il başkanlık seçimlerinde olduğunu bir önceki yazımızda da değerlendirmiştik.

Özellikle Silivri ve Çatalca gibi 31 Mart seçimlerinde hüsrana uğrayan ilçelerin daha dikkatli olmaları gerektiğini belirterek bu kongrelerde seçilecek yönetimlerin bu ilçeleri önümüzdeki seçimlere hazırlayacaklarından bahsetmiş.

Şayet dikkatli olunmaz ise bu gibi ilçelerde genel ve yerel seçimlerde başarının zor olacağını vurgulamıştık.

*

CHP Çatalca örgütünden yazımıza iki türlü geri dönüşler oldu.

Eleştirilerimizin çok yerinde olduğunu, şimdiye kadar adı geçen ilçe başkan adaylarının örgütü heyecanlandırmadığını söyleyenler.

Projesi, vizyonu, misyonu olmayan adaylar olduğundan da bahsedenler olurken.

Çatalca’nın önceki belediye başkanlarından Fırat Aykut son derece derli toplu açıklama göndererek hem ilçesindeki gelişmelere dikkat çekti hem de parti üst yönetimine bazı eleştirilerde bulundu.

Bize düşen de bu açıklamaya köşemizde yer vermek.

İşte Fırat Aykut’un o tesbitleri:

.


 

Sevgili Mehmet Mert; geçen gün ki yazınızda Çatalca CHP ile ilgili olarak yaptığınız değerlendirmeye katılmadığımı belirtmeliyim.

Konunun Halil Gök mü Mehmet Çoban mı? sorusunun çok ötesinde ve siyasetin derininde yattığını söylemeliyim.

CHP'de parti içi demokrasi yok. 

Partide  hak hukuk adalet yok! 

Daha ağırını söyleyeyim. 

CHP Genel Merkezini ele geçirmiş olan çeteler koalisyonunda ve onların örgütteki uzantılarında vicdan ve ahlak yok! 

CHP yıllardır yönetimi ele geçirmiş olan ilkesiz kadrolar tarafından tamamen yasalara ve tüzüklere aykırı olarak yönetilmektedir. 

Siyasî partiler yasasına göre partiler kurultaylarını iki yılda bir yaparlar. 

Ancak ihtiyaç halinde PM Kararı ile bir yıl daha uzatılıp 3 yıla çıkartılabilir. 

Yasa böyle olduğu halde bundan önceki olağan kurultayı üçbuçuk yıl sonra yapmışlardı. Yani yasa ve yönetmelikleri kendi çıkarlarına göre yorumlayıp eğip bükerek istedikleri gibi kullanan bu kadronun mantığı tam bir çete mantığıdır. Ne yazık ki bu duruma hiç kimse itiraz etmemiştir. 

*

Çatalca’ya gelince, mevcut yerel statüko da demokrasi ve hukuk kavramları hiç gelişmemiştir. Siyasal kimlikleri oluşmamış, ilkesiz ve sorumsuz birkaç kişinin elinde parti oyuncak olmuştur. CHP'nin Çatalca da Belediyeyi AKP'ye kaybetmesi hayal bile edilemezken, kamu olanakları ile konforlu yaşamaya çabuk alışmış birkaç kişinin kaprisi bize yenilgiyi tattırmıştır.

Şimdi, ilkesiz ve sorumsuz bu birkaç kişinin yeniden yönetimlere getirilmesi, başarısızlığın ve ilkesizliğin ödüllendirilmesi demektir. Çatalca' daki yöneticilerin yeniden göreve getirilmesi, Çatalca seçmenine de hakaret anlamı taşımaz mı? Parti Çatalca da nasıl yönetiliyorsa, İstanbul ve Ankara da da öyle yönetiliyor. CHP içinde oluşmuş bir pis kan damarını artık kesip atmak durumundayız. CHP, Türkiyenin ihtiyacıdır ama bu CHP o CHP değil. Öyleyse aşağıdan yukarıya doğru bir değişim için, program ve tüzükteki CHP'yi iktidar yapmak için Çatalca da Mehmet Çoban ve arkadaşlarının yönetime getirilmesinin doğru ve kaçınılmaz tercih olduğuna inanıyorum.

Ayrıca Mehmet Çoban, 1994 Belediye seçimleri öncesi yapılan önseçimde SHP adayı olarak Belediye Meclis Üyesi listeye girmiş ve 1994-1999 yılları arasında 5 yıl meclis üyeliği yapmıştır.

Yukarıda bahsettiğim 13 Kasım 2014 tarihli olağanüstü İlçe kongresinde de aday olmuş, Çatalca Belediye Başkanı, milletvekilleri ile il ve genel merkez yöneticilerinin orantısız, kuralsız, tüzüğün ve yönetmeliğin açık hükümlerine rağmen insafsız ve vicdansız uygulamalarına rağmen 4 oy ile seçimi kaybetmiştir. Olağanüstü kongrelerde, kongre kararı alan üst yönetimin gerekçesi okunur. Usulen adaylara söz verilir ve başka hiç kimseye konuşma hakkı tanınmaz ve hemen seçime geçilir. Milletvekilleri, Belediye Başkanı, İl yöneticileri bu kuralı bildikleri halde tüzüğü ve yönetmeliği çiğnemişler ve delegeyi  etkileyecek, kural dışı hertürlü yola başvurmuşlardır. O dönemin belediye başkanı, kongreyi yöneten milletvekili, diğer anlı şanlı milletvekilleri ile il yöneticileri bile bile hile yaparak kongre sonucunu belirletmişlerdir. Şimdi bu anlayışa dur deme zamanı gelmiştir. Yalandan #hakhukukadalet yürüyüşü yaparak partililerini oyalayan ve seçmenini aldatan anlayıştaki egemenlere dur demek yalnızca demokrasi arayışı demek değildir. Çatalcalılar bu kongrede, parti içi demokrasi yanında,  #hakhukukadalet aramaktan başka, ahlaklı ve vicdanlı kadrolara da fırsat verilmesini istemektedirler. Çatalca da seçmen CHP İlçe Kongresi ile çok yakından ilgilenmektedir. CHP Seçmeni olaya, CHP örgütüne kıyasla daha toplumcu yaklaşmaktadır. CHP'nin sadık seçmeni, partisini, vatanını, milletini ve devletini CHP yöneticilerinden kat be kat daha fazla sevmektedir. CHP sadık Seçmeni çağdaşlık, ilericilik, laiklik, toplumculuk ve devrimcilik açısından CHP Genel Merkezinin bile çok ilerisindedir. Bu bilgilere kulak vereceğine olan inancımla sevgilerimi sunuyorum kardeşim…

chp çatalca
 

Bu arada dip not: İsmet İnönü 13 Eylül 1953 tarihinde Çatalca yeni ilçe merkezini açmak için geldiği Çatalca’da "Çatalca eskiden beri çok lüzumlu bir fikir merkezi ve davamızın çok kıymetli bir unsurudur" demişti.

Kaynak: 14 Eylül 1953 tarihli Cumhuriyet Gazetesi 1. Sayfa

Yorumlar (0)