21.06.2018, 20:49

Çılgın proje: Kanal İstanbul (3)

İTÜ’den konunun üstadı. Çevre Biyoteknolojisi alanındaki bilimsel çalışmaları ile tanınan Prof. Dr. Derin Orhon ile Hidrolik ve Su Kuvvetleri üzerine çalışmalar yapan Prof. Dr. İlhan Avcı İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) bir araya geliyorlar. Konu "Çılgın Proje" olarak tanıtılan Kanal İstanbul'u enine boyuna konuşuyorlar. Konuşma şöyle devam ediyor.
- Kanal İstanbul denizdeki doğal yaşamı nasıl etkileyecek? 
D.O: Kanalı kazmaya başladınız. 25 metre derinlikte Marmara'ya kadar geldiniz. Nereye geldiniz? Küçükçekmece'ye. Küçükçekmece'de deniz derinliği sıfırdan başlıyor. Oradan gemilerin gitmesi için en az 25 metre derinlik olması lazım. Burada bir de liman yapacaksınız, onun için de derinlik olması lazım. Demek ki Marmara'nın içinde kazı olacak. Bu kazı yapılırken Marmara'nın o bölgedeki doğal zemini taranacak. Doğal yapısı bozulacak. Marmara'nın içinde de kazı yapılacak? Peki bunun modellemesi var mı? Kirlilik modellemesi var mı? Böyle bir şey de yok. Bu kanal denizi fevkalede kirletecek. Ondan sonra da Marmara'nın içinde adalar yapacaksınız. O ada kendi başına nasıl duracak? O adayı yapayım derken bu hafriyat malzemesi yayılacak ve Marmara'nın tabanını tamamen öldürecek. Balıkların en hassas olduğu, deniz canlılarının doğum ve büyümelerinin başladığı yer orası. Onu öldüreceksiniz. En belalı şey balçık - Bir başka sorun da kanal kazılırken ortaya çıkacak hafriyat.
İ.A: Deniz, Küçükçekmece Gölü ve Sazlıdere Barajında yapılacak dip taramasından çıkacak hafriyat yüzüne bakılmayacak malzemeler. Balçık ve çamur. Bugünkü koridorda 1.5 milyon metreküp hafriyat çıkacak. 
D.O: Böyle deniyor ama hafriyatı bilmiyorsunuz. Bu hakiki hacim. Kazdığınız zaman         hacim artar. 
İ.A: Yüzde 30 ya da 50 artar hafriyat. O malzeme 3. havalimanı inşaatında kullanılacaktı. Havalimanı büyük ölçüde bitti. O alanda zaten bu malzemeyi eritmek mümkün değil. Karadeniz şeridinde geniş bantta dolgu yapacaklar. Karaburun'da geniş dolgular var. Diğer bölümü de Marmara Denizi'nde 3 tane ada oluşturacaklar. Bunlardan biri Büyükçekmece Mimar Sinan önünde, birisi Gürpınar'ın önünde birisi de Bakırköy'ün önünde. Bunlar aşağı yukarı 50 ve 100 bin hektar olan dolgular. Başka türlü eritemez. 
D.O: Mesela siz bir bina yapıyorsunuz? Yeri kazıyorsunuz? Bir sürü hafriyat çıkıyor. Yasa gereği bunu denize boşaltamazsınız. Peki, bu proje hangi yasaya dayanarak çıkan atıkları denize boşaltacak. Vatandaşa izin verilmeyen bir uygulama, devlet eliyle nasıl yapılacak? Haliç Köprüsü yapılırken köprü ayakları için sondajlar yapıldı. Kanal İstanbul'la kıyaslanırsa çok daha az hafriyat çıktı. Baktık hafriyat temiz. Marmara'ya boşaltılmasına izin verilmedi. Bunu Marmara'ya boşaltamayacaksınız ama milyar metreküpü Marmara'ya boşaltacaksınız? Bu olabilir mi? Ya kanal ya İstanbul
- Peki, hafriyatlar nitelikli değil dediniz?
 İ.A: Burada iki çeşit hafriyat var. Birisi mevcut olan doğal zemin. Taşı, kayası, toprağı var. Her şey var. İkincisi de su altında kalan Sazlıdere Barajı'nın ve Küçükçekmece'nin altında kalan, oksijenden yoksun, bakteri üremiş olan, aldığınız zaman kükürt kokan, hiçbir işe yaramayan bir balçık var. Bu en belalı şey.
- Bu balçık ne olacak?
İ.A: O da bir şekilde uygun olan bir yerlere konacak ama şu an detay yok. Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın (WWF) raporu çok çarpıcı. Ya kanal ya İstanbul diyorlar. Aynen katılıyorum. Bu batan bir gemi... Batıyor... Ölüyoruz. Bu gemiye ilave yük gelmez. Taşımaz... Karasal alan bitiyor. Orman alanları bitiyor. Kullanacak yerimiz yok. Sıra Marmara'ya geldi. Bunu bu yapılacak adalardan anlıyorum. Ürkütücü...
- Maliyetine ne diyorsunuz?
D.O: Projenin maliyeti 50 milyar lira... 15 milyar dolar diyorlar. Yani eğer 15 milyar dolarımız varsa hiçbir işe yaramayacak projeler yerine çok başka şekillerde kullanabiliriz. Ama onun da olmadığını düşünüyorum. Bu da Hazine'nin ödediği 3. köprüye, Hazine'nin ödeyeceği 3. havalimanına, Hazine'nin ödediği Osmangazi Köprüsü'ne veya Hazine'nin ödediği hastanelere dönüşecektir. Bunun geçen gemilerle bir kazanç elde edip projenin bedelini ödemesi mümkün değil. 
İşte böyle sevgili okuyucular. Sağlıklı kalmanız dileklerimle. 

Yorumlar (0)