14.06.2021, 05:40

Çocukluğunu yitirmiş çocuklar!

Kıymetli okurlar, bu seferki tanıyacağımız kitap ile Afganistan’a, başkenti Kabil'e, Pakistan'a , Hazaracat'a ve ABD'ye,  California'ya doğru hayatın gerçekleriyle birlikte bir yolculuk yapacağız. 

Sadece şehirleri tanımayacağız, aynı zamanda Afganistan’daki halkı , kültürü, siyasi dengeleri ve kurulan örgütleri de tanıyacağız... 

Bazı kitaplar vardır okurken yaşarsın, okudukça içten içe kaybolursun ve  kendini bulursun dünyayı tanımaya başlarsın. İşte uçurtma avcısı kitabı tam da böyle bir eserdir. 

Uçurtma Avcısı özgün adı ile The Kite Runner, Afganistan doğumlu Amerikalı yazar Halit Hüseyni'nin (Khaled Hosseini) ilk romanıdır. 

Kitap adını Afganistan'da düzenlenen meşhur uçurtma şenliklerinden alır. Emir iyi uçurtma uçuran çocukken, Hasan, Kabil'in en iyi uçurtma avcısıdır.

2003 yılında  İngilizce olarak yazılmış ve yayımlanmıştır. Oldukça ilgi gören bu roman New York Times'ın en çok satanlar listesinde bir numaraya kadar yükselmeyi başarmıştır. 

2007 yılında Marc Forster'ın yönettiği  ABD yapımı bir film olarak da çekilmiş, birçok ödüllere de aday gösterilmiştir.

Roman, Emir ve Hasan diye iki süt kardeşin hikayesiyle başlıyor. Halit Hüseyini, aslında okurları çocukların dünyasına sokup onlar üzerinden dünyayı, hayatı, yaşamı, sevinci, acıyı ve pek çok durumu bizlere aktarırken, çocukların büyürken yaşadıklarının çok etkili olduğunu adeta gözlerimizin içine sokuyor. Ve kitabında şöyle ifade ediyor; " Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları sevdiğin renklere boyayamazsın." 

Kitabı üç bölüme ayırmak gerekirse ;  birinci bölüm Afganistan’ın monarşi yönetimi daha sonra yapılan darbe ve Sovyet Rusya'nın işgalini, ikinci bölümde Taliban örgütünün işgale karşı çıkması ve yönetim ele geçirmesi ,üçüncü bölümde ise yapılan ırkçı katliamların sonunda öldürülen milyonlarca insanlar, öksüz ve yetim kalan çocuklar, vatanından ayrılan dünyanın çeşitli yerlerine mülteci olarak giden Afganistan vatandaşları olarak okuyabiliriz. 

Her çocuk özeldir... 

Her çocuk için babası tarafından sevilmek, takdir edilmek ve toplum içerisinde gurur duymak hayati önem taşır. Aksi durumlarda ise o çocuk hep özgüvensiz ve cesaretsiz bir psikoloji ile hareket eder. Ya olmazsa ? Ya yapamazsam? Ya rezil olursam ? Gibi sorular karşısında her zaman yenik düşer ve başarılı olamaz. 

Emir' in yaptığı bütün hataların ardında bu psikoloji ve sorular yatmaktadır. Maalesef bugün problemli insanların sorunlarına göz attığımızda da çocukluk yıllarında yaşadıkları olumsuz durumlar olduğunu görüyoruz. 

Hüseyni, Afganistan üzerinde oynanan küresel sömürgecilik oyunlarını , kültürler arası çatışma, dinî ikiyüzlülük, ırkçılık, iç savaş ve göç konularının yanısıra insanlık dramını usta kalemiyle işlemiştir.

Müslüman ülkelerindeki mezhep savaşı devam ettikçe daha çok masumun kanı akmaya devam edecektir. Oysa Müslümanlık birlik olmayı, barışı, sevgiyi ve kardeşliği  gerektirirdi.

Doğunun kaderi bu mu ? Yoksa güce, paraya, makama olan ihtiraslı kirli ellerin eseri mi ?

Yorumlar (0)