Çoğu fırıncı kendi ekmeğini yemiyor

Marmara Fırıncılar Derneği Başkanı Ömer Kahraman, fırıncıların zor durumda olduğunu belirterek, bu durumunda yaptıkları işle yansıdığını söyledi. "Sağlıksız ve kalitesiz ekmek ürettiği için Esenyurt’ta çoğu fırıncı kendi yaptığı ekmeği yemiyor" diyen Kahraman, "Halka kalitesiz, sağlıksız ve ucuz ekmek satılıyor. Tüm bunların temelinde yatan şey denetimsizliktir" ifadelerini kullandı

Marmara Fırıncılar Derneği Başkanı Ömer Kahraman Damga'ya konuştu. Fırıncıların sorunları ve ekmek fiyatları üzerine önemli açıklamalarda bulunan Kahraman, Esenyurt'ta 2023'e kadar ekmeğe zam yapmayı düşünmediklerini söyledi. Fırıncıların mağduriyetinin giderilmesinde belediyelere büyük görevler düştüğünü hatırlatan Kahraman, "Eğer belediyeler görevlerini tam anlamıyla yapıyor olsalar, fırıncılar ekonomik açıdan büyük rahatlama yaşayacaklar" dedi.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Marmara Fırıncılar Dernek Başkanıyım. Aynı zamanda ‘Altın Ekmek’ fırınının sahibiyim. Esenyurt, Beylikdüzü ve Avcılar’da aile şirketlerimiz mevcut. Bu bölgede yaklaşık 17 fırınımız var. Altın Ekmek olarak da 42 şubemiz var. Fırıncılık sektöründe 30 yıllık bir geçmişe sahibiz.

Marmara Fırıncılar Derneği Başkanı olarak amaçlarınız ve faaliyetleriniz nelerdir?
2010 senesinden beri dernekçilikle ilgiliyim. Halkımıza daha kaliteli, daha sağlıklı ve en önemlisi daha hijyenik ekmek üretmek amacındayız. O dönemler de devletin içinde var olan bir devlet yapısı vardı. 2010 yılında Esenyurt Fırıncılar Derneği kuruldu. Sonra 2012'de bir operasyona maruz kaldık. 1.5 sene cezaevinde geçirdiğim bir dönemim oldu. Hiçbir mahkemeye çıkmadan tahliye edildik. Şuan davamız halen yargı sürecinde. Yetkili bakanlıklara durumumuzu bildirdik, Cumhurbaşkanımıza dilekçemizi verdik. Maalesef böyle bir yapının mağduru olduğumuz ortada. Bize bu operasyonu başlatan savcı FETÖ örgütünün içerisinde yer alan bir şahsiyet. Gerekçesi olmadan bizlere böyle bir operasyon hazırlayarak mağdur etti. Operasyonun mağdurları fırıncılardı, neyse ki hepimiz tahliye edildik.

FETÖ neden sizi hedef aldı peki, bu operasyonun amacı neydi, dava sürecinden bahseder misiniz?
Çünkü büyük marketler, büyük pazarlar hep FETÖ’nün himayesi altındaydı. Bizlerde böyle marketlere ekmek satmak istemedik. Bu örgüte yardım eden firmaya, markete ekmek satmayı doğru bulmadık. Hal böyle olunca hedef alınmış olduk. Satış yapmadığımız marketlerin baskısıyla bize bu operasyonu yaptılar. Aynı zamanda biz ucuz ekmek satıyorduk. Yapı olarak fırıncıları kıskaç altına aldıkları bir dönem yaşanmaya başlanmıştı. Fırıncıyı çok mağdur ettiler. Dernek içinde olanı fırıncıyı da, dışında olan fırıncıyı da son derece mağdur ettiler. Esenyurt’ ta 100-150 civarı fırıncıydık o zaman. Bu yapıya hizmetini gördüğümüz firmalara ekmeğimizi vermedik, hepsi delil ve tespitlidir. Emniyette ve savcılıkta verdiğimiz mücadelenin kayıtları var. Dosyamız yargıtayda, mahkememiz Ankara’ da olacak ve hepimiz katılım göstereceğiz.

Ekmek fiyatlarını, ekmeğe yapılan zamları ve mahalleden mahalleye, ilçeden ilçeye ekmek fiyatlarının değişim göstermesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Her yerde zamlar yaşanırken, Esenyurt bölgesinde ekmeğe neden zam yapılmıyor?
Günümüzde her ilçede ekmek fiyatlarının arasında farklılıklar yaşanıyor. Beşiktaş ile Esenyurt’ta ekmek fiyatları bir olamaz. Lokasyon, kira bedelleri, yaşayan insanların sosyo-ekonomik farklılıkları bu gibi etkeni doğuruyor. Esenyurt halkına zamsız ve sağlıklı ekmek satmaya devam edeceğiz. 2023’e kadar ekmeğe zam yapmayı düşünmüyoruz. Un fiyatları şuan sabit durdu. Benim bakış açıma göre kaliteli ve ucuz ekmek satmakta hiçbir sakınca görmüyorum. Herkesin uygun fiyata ve sağlıklı ekmek tüketmeyi hak ettiğini düşünen biriyim. Aynı zamanda gazi ve şehit ailelerine bedava ekmek veriyoruz. Ben tüm bölgelerde böyle bir şeyin yapılmasını arzu ederim.

ÖMER KAHRAMAN

Ülkemizde yeterince buğday üretimi olduğunu düşünüyor musunuz? Fırıncılığın maliyeti yüksek midir?
Bildiğiniz gibi ülkemizde bir kriz yaşanıyor. Dolayısıyla fırıncıların da sıkıntı yaşadığı gerçeğini yok sayamayız. Ancak bana göre belediyeler görevlerini yapmıyor. Eğer belediyeler görevlerini tam anlamıyla yapıyor olsalar, fırıncılar ekonomik açıdan büyük rahatlama yaşayacaklar. Bizim bölgemizde bile onlarca fırın var, ama ruhsatsız fırınların sayısı o kadar az ki, bu noktada belediyeyi suçlu görmekteyim. Devlet sana vergi levhasını veriyor, sen üretimini yapabiliyorsun ancak ruhsatın yok. Böyle bir şeyin kabul edilebilir bir yanı yok. Hem ruhsat vermiyor, hem açtırıyor.

Bunun önüne geçmek için, ruhsatsız ekmek fırınlarının açılmaması için ne yapılması gerekiyor, bu konuda ki çağrınız nedir?
Belediye Başkanlarının ruhsatsız fırın açtırmamaları lazım. Denetimlerin yapılması ve yapılırken de adaletli davranılması lazım. Esenyurt’ ta fırın denetimi, ekmek denetimi diye bir şey yok. Çağrım belediyelere bu yöndedir.

Fırıncıların kendi aralarında rekabeti bir yana bırakarak, ekmek piyasasına bir düzen getirmek amacıyla bir araya gelmeleri gerekiyor mu?
Ben elimden geldiğince bu bilnçle hareket ediyorum. Hem kendim, hem bize bağlı olan fııncılarımız bu mantaliteyle hareket etmekte. Kayıtdışı fırınlara karşıyız. Bu fırınların haksız kazanç elde etmeleri ve haksız rekabete yol açmalarına bakış açımız belli. Sağlıksız ortamlarda ekmek üretip, halka sunuyor olmalarından rahatsızız. Belediyelere yaptığımız çağrıdan da anlaşılacağı üzere, denetim yapılması ve kayıtdışı, ruhsatsız fırınların ortadan kalkması gerektiğini belirttim. Devletimizin, bakanlıklarımızın ve belediyelerimizin bu sektöre yeterince önem vermediğini ve sahipsiz bıraktığını düşünüyorum. Kurumsal firmaların mağduru olmaktayız. Türkiye’de ki özellikle İstanbul’da ki fırıncılar çok mağdur. Denetim olmadığı için yaşanan sorunlar gün be gün artıyor. Bir an önce yapılması gerekenler yapılmalıdır.

Halk ekmeğinin sektöre etkisi nedir sizce?
Halk ekmeğinin müşterisi farklılık gösteriyor. Eskiden garip kesim alırken, şimdi zengin kesim de almaya başladı. Daha sağlıklı buldukları için alıcı segmenti değişiklik gösterdi. Sağlıklı ve güzel bir oluşum olduğunu düşünüyorum. Halka sağlıklı ve uygun fiyata üretim ve satış yapılıyor.

Fırıncılık sektörüne dair bu takım problemlerin yaşanması size fırıncılığın biteceğini düşündürüyor mu?
Hayır, düşünmüyorum. Bizim kültürümüzde fırın var. Sıcak ekmek ve fırına olan bağlılık kültürümüze işlediği bitmez. Ancak sorunların yok olmasını elbette hemen istiyorum.

Esenyurt bölgesine hem sağlıklı hem de ucuz ekmek satıyorsunuz, fiyatlara zam yapmamanız bölge insanı tarafından nasıl tepkiler almanıza sebep oldu?
Karşılık gözetmedik tabi ki, ama halk bu durumdan çok memnun. Bu memnuniyetlerini gördüğümüzde, duyduğumuzda bizler de mutlu oluyoruz. Aynı zamanda gariban ve gazi ailelerine ekmekleri ücretsiz veriyorum. Bu anlamda yanımızda olan birkaç iş adamı arkadaşımızda bize, projemize destek olmaktadır. Biz iş adamlarımıza iftarlar olsun, özel davetler olsun, lüks otellerde bu organizasyonları yapmamaları gerektiğini, halkla iç içe mahalle içerisinde bu tip etkinliklerin olması gerektiği konusunda da mesaj veriyoruz. Sosyal medyada, etrafımızda bu açıdan hep güzel tepkiler alıyoruz. Paylaşmak güzeldir. Paylaşmayı bilirseniz kazanırsınız.

Fırıncılar olarak, sektör olarak, esnaf olarak beklentiniz nedir?
Belediyelere çağrımdır; Türkiye’de rüşvet gerçeği var. Bu devam ettikçe huzur olmaz. 200 gram ekmeğin yarısını çalarak, üstüne garibanın hakkını da çalarak yapılan iş olmaz. Mesele kimsenin buna dur dememesi. Birçok ilçeyi geziyorum, birçok fırın dükkanına uğruyorum. Elemanların yüzde 80’ i yabancı uyruklu. Suriyeli ve Afgan uyruklu işçilerle dolu fırınlar. Artık sektörde eleman yetiştirilmiyor. Bundan da söz etmek gerek. Fırıncılık kıymetli ve emek gerektiren bir iş. Eski yıllarda işçileri görürdük, canla başla çalışan, alnının teriyle ekmek üreten abilerimiz, amcalarımız, gençlerimiz vardı. Bu kıymetli meslekte artık Türk işçilerin yetişmediğini görmek insanı üzen bir şey.

Fırın işçisi olmak için gerekli koşullar var mı? Bu işçinin hijnen ve sağlık konusunda yeterli bilinçlendirildiğini düşünüyor musunuz? Fırın işçilerinin sorunlarını gidermek için neler yapılmalıdır?
Dediğim gibi çoğu fırıncı mağdur. Fırın işçilerinin aslında devlet destekli olması lazım. Yaşanan rekabetler fırıncıların yıpranmasına sebep oldu. Market zincirlerinin büyümesi ve kayıtdışı ruhsatsız fırınlar sektörü olumsuz etkiledi. Devlet desteği olsa işçi yetiştirilir, işçinin sorunları ortadan kalkar ve fırıncılar kıymetli mesleklerini sürdürmeye devam eder. Sorunuzun içerisinde geçen her şey için tek cevabım bu olur, devletin desteğiyle olabilecek şeyler bunlar. Olduğu vakit hepsi sağlanır. Fakat destek olmadığı gerçeğini yaşıyorken ne koşuldan, ne bilinçlendirmeden, ne işçiden, ne de işçinin sorunları için atılacak adımlardan söz etmek şuan için yersiz. Altını çizerek söyleyeceğim bunu, Esenyurt’ta çoğu fırıncı kendi yaptığı ekmeği yemiyor. Sağlıksız ve kalitesiz ekmek ürettiği için. Halka kalitesiz, sağlıksız ve ucuz ekmek satılıyor. Dolayısıyla tüm bunların temelinde yatan şey denetimsizliktir. Kanun ve hükümlerin adilce sağlanması lazım.

Biraz siyasetten söz edecek olursak, seçimleri ve yerel siyaseti nasıl değerlendiriyorsunuz diye sormak isterim?
Şuana kadar yerel siyaset açısından büyük oluşumlar gördüğümü söyleyemem. Türkiye’de her zaman söylediğim gibi yine söyleyeceğim, rüşvet olayları son bulmadıkça huzurdan söz edilmesi söz konusu olamaz. Esenyurt Belediyesi’nin görevini tam olarak yapmadığını düşünüyorum. Kendi sektörüm için yapılan hiçbir çalışma, atılmış hiçbir adım yok.

Ak Parti Esenyurt Belediyesini neden kaybetti, kaybetmesinin sebebi nedir?
Birçok sebebi var. Birkaçından söz edecek olursam, yanlış hamleler var. Bu bölge için yapılan, yaşanan yanlışlar var. Yanlış adayla, dışarıdan bir adayla seçime girildi ve ilçenin teşkilatının gruplaşması yüzünden kaybetti. Bana kalırsa Ak Parti’nin kaybetme sebeplerinden bir de Esenyurt bölgesindeki inşaatlardır ve 1+1 dairelerin çoğalmasıdır. Şöyle ifade etmek daha doğru, bölgemizde inşaat sektörü bir anda boy göstererek büyük bir ivme kazandı. Rant sağlandı. Milli değer ve duygularımıza uzak yaşantıların bu bölgede, özellikle tarif ettiğim daire biçimlerinde yaşanıyor olması çevrede kötü etki yarattı. Bizlerin kültürüne uzak yaşam şekilleri, başka uyruktan gelen vatandaşların yaşam alanını burada yoğun biçimde seçmiş olmaları ve hatta Reina katliamcısının buradaki bir evde yakalanmış olması gibi. Tüm bunlara baktığımızda bir kaybedişe sebep gösterebileceğimiz nedenler olduğunu söyleyebiliriz. Ak Parti yandaşlarının görev ve iş yaptığı dönemlerde böyle şeyler yaşanması, Türk aile yaşam ve yapısına ters gelebilecek oluşumların yaşanması AKP için bir kayıp oluşturdu. Özelikle birkaç inşaat, gayrimenkul sektöründeki firmaların 1+1 leri rant sağlayarak yapması, hem ilçeye hem de AK Parti’ye olumsuz ve kalıcı etkiler yaptı. Kendi rantları için Esenyurt ve Esenyurt halkının kimyasını bozdular. Bu firmaların devletin bir numaralı düşmanı olduklarını düşünüyorum. Tüm bunlara göz yumulmasının da kaybedişe neden olduğunu söylüyorum. Esenyurt’ta neredeyse 30-40 bin konut mağduru var. Bir sebepte budur. Bir daireyi üst üste başka kişilere satarak dolandırıcılık yapıldı. İnsanlar mağdur oldu. Bir takım çeteler, uyuşturucu operasyonlarının sıkça olması bu bölgeyi dolayısıyla AK Parti'yi kaybetmeye mahkum kıldı.

Fırıncılar olarak yeni belediyeden beklentiniz nedir?
Belediye bir enkazdı. Esenyurt Belediyesi'nde çok sıkıntılar var. Yeni başkanın işi bana kalırsa çok zor. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı, ödemeler konusunda sorunların yaşandığını görüyoruz. Dolayısıyla yeni başkan bu enkazı nasıl düzeltir bilemiyorum. İyi bir ekip ve iyi belediyecilik yapmalarını umsam da çok bir beklentimin olduğunu söyleyemem. Fırıncılar olarak beklentilerim deminde bahsettiğim şeyler. Ama bu saydıklarımdan anlaşılacağı üzere belediyenin önce kendini düzeltmesi ve ardından bize fayda sağlaması gerekiyor.

CHP’yi ve Ekrem İmamoğlu’nu nerede görüyorsunuz?
Gelecek yıllar için İmamoğlu'nu Türkiye’nin başında görüyorum. Kendisi sevdiğimiz ve son derece başarılı, azimli bir kişi. Fakat CHP için bir şey söyleyemem. Tarihe olan ilgim ve bilgim bana CHP için başka şeyler düşündürüyor. Fakat Ekrem İmamoğlunu profil olarak ele alıyorum. Kendisinin fırsatlar dahilinde başarılı olabileceğine inanıyorum.

Yeni kurulacak parti için ne düşünüyorsunuz?
Ben o partinin başarılı olabileceğini düşünmüyorum. Erdoğan’ a karşı bir hamle olarak görüyorum. Zaten bilirsiniz ki insan hep en yakınındakilerden görür düşmanlığı. Bana kalırsa bu da böyle bir şey. Hatta ben kendisinin damadının, Berat Albayrak’ın bile ona zarar verdiğini düşünüyorum.

Erdoğan'a yanlış bilgiler veriliyor
Esenyurt bölgesinde Kürt kökenli insanların ikametgah oranının yüksek olduğunu biliyoruz. Siyasette yaşanan kutuplaşmalar ve Kürt sorunları burada yaşayan Kürtleri etkilemiş, onları Ak Parti’ye oy vermekten uzaklaştırmış mıdır sizce?
Evet kesinlikle. Burası göç alan bir bölge. Kürtlerin Ak Parti’den soğumalarına sebep oldu. Aslında genel seçimle başlayan bir soğuk hava söz konusu olmuştu, son zamanlarda tırmanmış oldu. Bu bölgede AK Parti ve HDP seçmeni var. Ancak Ak Parti listesinde bir tane Kürt aday olmaması dikkat çekiciydi. Ak Parti temayülden dolayı da çok kaybediyor. Temayül sonuçlarında sorunlara yol açan şeyler yaşanıyor. Kişisel algıladıkları olaylara ahit oluyoruz. Örneğin diyelim ki ben temayülle birinci çıksam kalemimi kırmak isteyebilirler gibi. Anlatmaya çalıştığım şey bu. Yapının içerisinde maalesef böyle bir gurup var. İçeriyi dizayn edip, doğru adaylarla seçime gidilmesi gerekirdi.5-10 sene önce AK Parti’ye olan sevgi bambaşkaydı. Çevremde gerek Kürt, gerek başka kökenli kişilere baktığımda hepsinin fikrinin ve hislerinin değiştiğini görüyorum. AK Parti bu şekilde kaybetti ve kaybetmeye devam edeceğe benziyor. Ve seçmenini kaybetti, CHP’yi eskiden bakış açısı olumsuz olan birçok kişi veya kişiler AK Parti’den vazgeçip oyunu bu şekilde kullandı. Aynı şey HDP içinde geçerli. Ak Parti’ye giden oylar artık dağıldı. Bu hem Kürt kökenli vatandaşta hem de dediğim gibi başka başka kesimlerde olan şeyler. Siyasete olan bakış değişti. Ben şahsen Recep Tayyip Erdoğan’a gönülden bağlı biriyim. Bu benim için değişmeyecek. Fakat aynı şeyi partisi için söyleyemem. Ben Erdoğan’a kendi yakın çevresi tarafından yanlış bilgiler verildiğini, yönlendirildiğini düşünüyorum. Yalnızlaştırıldığına inanıyorum. Fakat yanlış gördüğümüz şeyler söylememiz gerek.

Siyaseti kirletmek iyi bir şey değil
Diyarbakır, Mardin ve Van’a atanan kayyumlar için, orada olanlar için fikriniz nedir? CHP’nin ziyaretleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Orada olup bitenleri yanlış görüyorum. Teröre yardım ve yataklık yapan herkesin karşısındayım. Bu gerekçeyle orada bir takım şeyler yaşanıyor. Fakat ortada bir delil varsa önce onu göstermek daha faydalı olur. Siyaseti kirletmek, sevgi dilinden kopmak iyi bir şey değil. Bu memleketimiz için, halkımız için kötü sonuçlar doğurur. CHP’ nin ziyareti iyi bir adımdı. Sonuçta seçilmiş insanlardı. Bir sorun olsaydı başka türlü yerlerde olmalılardı. Bu şekilde Kürt seçmeni iyice kaybediyorlar. Kayyum atama, görevden almaktan daha kötü bir şey. Umarım aynı şey İstanbul’da da yaşanmaz.

Ekmek fiyatı ilçelere ve partilere göre değişiyor
-Belediyeden kaynaklanan sıkıntılar var. İstediği kadar her mahalleye fırın açılmasına izin veriyor. Bu durum İster istemez rekabetin artmasına yol açıyor. Ekmek fiyatlarının partilere göre değiştiğini bile gözlemleyebiliyoruz, örneğin Fatih’ te ekmek 2 liraysa, Esenyurt’ ta 1 olabiliyor. Burada bile belediyeciliğin garip bir biçimde etken olmasını izleyebiliyoruz. Neden böyle bir şey yaşandığı konusunu belediyelere sorulması gerektiğini düşünüyorum. Bugün Beylikdüzü’nde ekmek neredeyse 2 senedir 1 buçuk liradan satılıyorken, Esenyurt’ta bu fiyat 1.25 TL. Bölgede ekmeğe zam yapılmaya çalışılıyor, fakat ben buna izin vermeyeceğim. Halka sağlıklı ve ucuz ekmek üretmeye, satmaya devam edeceğiz. Bana bağlı fırıncılara da zam yaptırmayacağım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.