31.08.2020, 05:56

Çöl sıcakları

Hala ısrarla gripal bir olay olduğunu ve ölü sayıcılığının artık bir kenara bırakılarak, sanal ortamdan çıkıp gerçek sosyal hayata dönmemizin gerektiğini belirtmeye devam ettiğim şu günlerde okullar yeniden açılıyor ama alt yapısı olmadığı bakan tarafından bizzat açıklanan uzaktan eğitimle..

Ve burada okulların açılıp, açılmayacağının tartışıldığı şu günlerde asıl derdin eğitim değil, özelleştirilen eğitim sahasında yer alan özel okul ve üniversiteleri kurtarma operasyonu olduğu ve açıldı denilip kayıtlar, paralar alındıktan sonra yeniden kapatılacak denen okullarda, eğitim hala sanalda kalacak gibi..

Evet, bir kış hastalığı olan pandemi diğer adıyla Corona korkusunun devam ettiği, insanların maskelendirildiği şu günlerde gribin ilacı olan sıcakların adeta çöl sıcağı gibi artarak devam edeceği haberlerini alıyoruz.

Çünkü gribe iyi gelen sıcaklığın Pandemiyide yakacağına inandığım havaların daha da ısınacağı ve bu sıcakların çöl sıcağı kadar etkili olacağını belirten haberler diğer asıl sıcaklığın ise Akdeniz'de Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanacağını da belirtmekteler son dakika haberlerini ard arda atan haber ajansları..

Öte yandan Fetonun unutulduğu ya da unutturulduğu okyanus ötesinde bulunan Amerika'da seçim gündeminin yanında asıl derdi uçak satmak olan Fransa'nın ve tank üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında ilk sıralarda bulunan Almanya'nın da aralarında bulunduğu Avrupa'nın da bu sıcaklığı arttırmak için adeta ateşe benzinle müdahale etmeleri artan sıcaklığın hararetinin daha da yakıcı hale geleceğini haber veriyor.

Yani MSB'nin sanal ortamda hazırladığı kliple göz dağı verdiği düşman denen komşular ve bizlerin asıl derdin Fransa'nın satmak istediği 28 uçak için başta Ege'de yakmak istediği ateşe dikkat etmezken..

Ve bu ateşin ilk kıvılcımı uzun süredir sessiz olan iç sorun ve çatışmaları yeniden hatırlatan ve İran-Ağrı sınırında yaşanan ve iki Askerin şehit olması ile hissediyoruz.

Diğer adıyla çöl sıcakları olan doğal değişimin yanında insanlar ve ülkeler arasında yaşanan değişimlerin bedelinin ağır olduğunu gerek pandemi sürecinde gerekse adı, "Arap Baharı" denen süreçten bu yana görüp izliyoruz. Yani her değişimin altında eli olan insan oğlunun elinin yandığı, canının acıdığı sıcaklar 98. Yıl dönümünü kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramın da ve sonrasında da devam edecek gibi..​.

**

Kocaeli Kocaeli

Küçük olduğu söylenen ama insan ömrünün tümünü görmeye yetmediği Dünya'nın bin bir ucunda nelerin olduğunu görmek için insanın en zengininden en yoksuluna kadar kimsenin ömrü yetmez dünyanın binlerce çilesi gibi onca güzelliklerini yaşamaya...

Bunu bir kez daha anladığım kızım Nazo ile birlikte kısa bir tatil için çıktığımız yolda gördüğümüz levhanın gösterdiği yönün hafızalarımızda olanların dışında bu dünyada birçok yeni ve görülmeye değer yerlerin olduğunu gösteriyordu bize...

17 Ağustos depremini bizzat yaşadığım Kocaeli'nden sadece ülkenin sanayi bölgelerinden birisi olduğunu sandığımız ama adeta Adana'nın Çukurova'sı gibi bin bir meyve ve sebzenin yetiştiğini görerek şaşırdığımız bir doğaya sahip yeni adıyla Sakarya eski adıyla Adapazarı olan kente doğru yol alırken karşımıza çıkan levhayı hafızamıza yerleşen Kocaeli sanıp Kocaali'ye doğru gittiğimizi denize girene kadar anlamamıştık, bu dünyada birçok şeyin değerini anlayamadığımız gibi.

Yıllar önce bilinen ama sanki yeni bulunmuş gibi lanse edilen doğalgazın olduğu söylenen ve 2. Başkanlık seçiminin yapılacağı 2023 de yer yüzüne çıkarılacağı müjdelenen doğal gazın merkezi Karadeniz'e girmek, yüzmek ve sayılırsa bunca sorundan biraz olsun kaçmak ve tatil yapmak için geldiğimiz Karasu'da hırçın dalgalanan denizi izlerken bu ülkede ve dünya da nice güzel ve ömür yeterse görülmesi gereken hazinelerin olduğunu bir kez daha anlıyordum şu küçük denen ama görülmesi için  insan ömrünün yetmediği Dünya da...

Memleketim Ardahan'ın denizi, Çıldır Gölü'nün sahilsiz denizi Çıldır ve Aktaş Gölleri kadar değerli olan Karadeniz'i izlerken Kocaali'de olduğu gibi Kocaeli'nde de hatta hemşerimin başkanlık yaptığı ve başında bulunduğum federasyon merkezimizin olduğu Şişli'deki doğanın ve bu dünyanın değerini bilmediğimiz gibi önemini de çokta kavrayamadığımızı anlıyordum günübirlik kendi gündemimiz dışında başka dünya yokmuş gibicesine.

Halbuki betonlaşan Adapazarı'nın doğası gibi bu dünyada nice Kocaeli'ler değil Kocaali'lerinde olduğunu anlamak ve bu kısa ömrün bu büyük dünyayı gezmeye, tanımaya yetmediğini anlasak, birbirimizin başının etini yiyerek ömrünü tüketmekle değil uzatmakla meşgul oluruz...

Ben bilmiyordum Kocaeli dışında Kocaali'nin de olduğunu yani bu dünyada sadece sen yoksun nice insanların, doğanın güzelliklerin ve denizlerin olduğunu anlamak için çıkmak gerekir zaman zaman kendi dünyandan.

Yorumlar (0)