Siyasette gerçekten de bir yıl bazen çok kısa. Bir gün çok uzun bir süre olabilir.
Bir hafta ara ile neler değiştiğini gördünüz.
Ak Parti ve MHP'nin yaklaşan yerel seçim öncesi 'Cumhur İttifakı'nı yerel ittifakta da sürdürmek için arada hiçbir neden yokken.
Bir anda bu haftaki grup toplantılarında işler tersine döndü.
AK Partili Ömer Çelik'in açıklamalarına kızan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısındaki konuşmasında, Af tasarısı üzerinden ve Danıştay'ın Andımız kararı üzerinden Ak Parti'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sert eleştirlerde bulunarak önce; "Herhangi bir ittifak beklentimiz, arayışımız, niyetimiz artık kalmamıştır. 31 Mart yerel seçimlerine kendi adaylarımızla, kendi amblemimizle gireceğiz" ifadesini kullandı.
Ardından grup toplantısı sonrası yaptığı açıklamada ise, "Cumhur İttifakı duruyor, yerel seçimde ittifak yok" dedi.

Erdoğan'dan MHP'ye: “Herkes kendi yoluna”
Bahçeli'den sonra söz alan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ise partisinin grup toplantısında; "Herkes kendi yoluna" diyerek Cumhur İttifakı'nın yerel seçimlerde olmayacağını ifade etti.
Erdoğan da grup toplantısının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada ise "Cumhur İttifakı noktasında bizim bir sıkıntımız yok. Cumhur ittifakına leke gelmesini istemeyiz. MHP de biz de kendi adaylarımızla meydanlarda olacağız" dedi.
Böylece yaklaşan yerel seçim öncesi ciddi bir MHP ve Ak Parti krizimiz oldu.

İstanbul ilçelerinde dengeler değişir
Peki Cumhur İttifakı'nın yerel seçimlerde sürmemesinin ne gibi etkileri olur dersiniz?
En önemli etken yerel seçimde krtitik gibi görüne yerlerde yeniden taşlar yerinden oynayabilir.
İstanbul'un CHP'de olan ilçelerinde biraz rahatlama olur.
Ak parti'de olan yerlerin bazılarında ciddi bir risk oluşur.
CHP'de olan yerlerde ise AK Parti ve CHP dışında, MHP ve İyi Parti'nin adayları da favori duruma gelebilirler.
Bu ilçeler hangileri mi dersiniz?
Silivri.
Büyükçekmece.
Çatalca.
Beylikdüzü.
Küçükçekmece.
Bu ilçelerde dengeler yeniden değişebilir ve oyunlar yeniden kurulabilir.

Siyasette duygusallığa yer yok
Siyasette duygusallığa yer olmadığın biliyoruz.
Dün söylenenlerin bugün geçerli  olmadığını da.
Dün kimin yanında kim olduğunun, bugün aynı kişilerin başka yerlerde olduğunu da.
Yola çıkanlar ile yolda bulunanların en kolay siyaset dünyasında değiştirildiğini de.
Amaca ulaşmak için her yolun mübah olduğunu da.
Kızmanın.
Gürlemenin.
Heyheylenmenin.
Köpürmenin.
Alevlenmenin.
Siyasette daha çok zarar vereceğini de biliyoruz.
Peki.
O halde ne mi yapmalı?
Öncelikle yaşanan çoğu şey normal karşılanmalı.
Ya bu şartlara rağmen siyasete devam edilmeli.
Veya siyasetin çeşmesinden damla su bile içmemeli...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner47