31.10.2020, 06:01

Cumhuriyet daha genç...

İngiltere'nin demokrasi adına Amerika dahil birçok ülkede hala devam ettirdiği sömürgeciliğin adına takılan İnsan Hakları, Eşitlik, Özgürlük yani kısa adı Demokrasi Fransız İhtilali öncesi bugünkü burnumuzun dibine kadar adaları olan deniz komşumuz Yunanistan ve Hitlerin, Musolininin faşist yönetimlerinden arınıp, bugün demokrasinin beşiği denilen Avrupa'yı oluşturan ülkelerin hemen hepsinin cemresinden geçtiği baskıcı faşist yönetimleri değil, haklın yönetimi olan Cumhuriyeti bizlere armağan eden Atatürk'ü saygıyla anarak yazıma başlamak isterim..

Ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi olan Cumhuriyetin getirilen başkanlık sistemi ile allak-bullak olmasının ana nedenlerinden olan milletin seçtiği vekillerinin değil de, atanmış bakanların, vekillere ''sus konuşma'' diyen seçilmiş olan başkanın atadığı başkan yardımcıları olsa da Cumhurbaşkanı olanın tüm cumhuru eşitçe, ötelemeden, terörist demeden temsil etmesini emreder..

Ülkemiz için daha genç olan ve olgunlaşan bir insanın yaşına ulaşan Cumhuriyeti, cumhuru oluşturan milleti, yani insan gibi hayatı bir yaşa gelmiş ve sona ermeyecek, geleceğe ışık tutacak ve kendisini tamamlayan demokrasinin tam yerleşmesine en büyük katkıyı sunacak olan tek ama tek rejim ve de faktördür.

Bu nedenle; Cumhuriyet Rejiminin kendilerine sağladığı imkanlar ile ülke yönetiminde bulunan, birkaç kişiye ya da şirkete, cemaate, canana, havuza değil, halka gerçek cumhura hizmet etmek zorunluluğu bulunan herkesin ama herkesin başlıca görevidir..

Bu nedenle herkese bugünkü gibi yarında lazım olacak olan nice Cumhuriyetlere...

ABD HİÇ GEÇ KALMADI!

Tahmin ve anketlerin kaybedeceğini, ben ise hala kazanacağını beklediğim Trump'un başında bulunduğu ABD'nin Çin ve Rusya karşısında yeni bir dış politika projesi uyguladığını ve bunu yaparken de çok da öneminin kalmadığını düşündüğü NATO dışında hareket edip, Somali ve Güney Kıbrıs'ın da aralarında olduğu birçok ülke ile özel ordular, ilişkiler kurduğu gözlemlenirken aynı ABD'nin Türkiye'nin de aralarında bulunduğu birçok Nato üyesi ülkeyi de gri yani güvenilmeyecek ülkeler kategorisine aldığı yönünde iddiaları tartıştığımız şu günlerde Gaziantep, Şırnak'tan sonra Malatya'da sanal açılışlar yapan Başkan televizyonlarda konuşuyordu.

Her an olacağı belirtilen erken seçim öncesi Doğu ve Güneydoğu oylarına yöneldiği ve aralarında Kürtlere yönelik yeni derneklerin kurulması emri dahil küskünleri toparlamaya çalıştığı belirtilen bu nedenle doğuya yöneldiği belirtilen Başkan Malatya'da konuşurken ABD’ye: 'Yaptırımın neyse geç kalma yap' deyip, ardından ne geleceği düşünülmeden alkışlanan konuşmasını dinlediğim tv kanalının alt bandında geçen döviz kurlarının hızla yükselişe geçtiğini de görüyordum.

Çünkü, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin yaptırım açıklamalarına diplomatik ya da bürokratik değil Kasımpaşalı edasıyla sert tepki göstererek, "Sen kiminle dans ettiğinin farkında mısın. Yaptırımın neyse geç kalma yap” ifadelerini kullanıyordu.

Ve Amerika'yla ilişkilere değinen aynı Erdoğan, “Bazı Amerikalılar çıkıyor, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i arıyarak"biz sizin yanınızda kimin olduğunu biliyoruz, Erdoğan var Türkiye var. Biz Türkiye'ye de yeri gelirse yaptırım uygulamasını biliriz. Sen kiminle dans ettiğinin farkında değilsin. Yaptırımın neyse geç kalma yap” ifadelerini kullanırken Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun sürpriz kararının ardından haftanın ilk saatlerinde yönünü yeniden yukarı çeviren dolar/TL, yeni haftaya da rekor seviyeden başlıyor ve 8 lirayı geçiyordu.

Bu yazının yazıldığı saat 9.55 itibarıyla 8,02 seviyesinden işlem gören kur, tüm zamanların en yüksek seviyesinde bulunuyordu. Dolardaki yükselişe paralel olarak Euro'da da benzer bir durum yaşanıyor, Euro, 9,50 ile rekor seviyeden işlem görüyordu.

Kısacası son üç aydır seçim telaşında olan Amerika'da kısa bir süre sonra yani bizim seçimleri de tetikleyecek gibi görünen ABD seçimlerinin hemen akabinde gelecek yeni haberlerle zaten zorda olan ekonomi dolar ve euroyu tutamayacak gibi görünüyor.

Ve Ecevit-Yılmaz-Bahçeli döneminde yaşanan, rahmetli Sabancı'nın yüzde 40 yoksullaştık sözlerini yeniden 2021 Bütçe Kanununun tartışılacağı meclis ve piyasalarda bu hafta daha çok hatırlayacağız gibi...

Yorumlar (0)