12.02.2021, 05:54

Cüneyt Özdemir ve Basın İlan Kurumu

Cüneyt Özdemir geçtiğimiz hafta youtube kanalından yaptığı yayında Basın İlan Kurumu’nu eleştirerek kurumun devletin resmi ilanlarını dağıtırken adil davranmadığında, bu ilanların artık internet gazetelerine de verilmesi gerektiğinden bahsetti.

Sırf resmi ilanlardan pay alabilmek için adamlar gazete basıp dağıtıyorlar. Belli bir rakamı tutturamazsan pay alamazsın. Dünya gelmiş dijital çağa. Dijitala giren bizler yırtınıyoruz. Bu düzen böyle gelmiş böyle gidiyor. 1961’de bir kanun çıkmış o kanun neyse uygulanıyor. Kimse de bir şey demiyor. Kendi söküğümüzü dikmezsek nasıl gazetecilik yapacağız. Alan memnun veren memnun.’ Şeklinde eleştirilerini sürdüren Cüneyt Özdemir’e cevap olsun diye değil Basın İlan Kurumu gerçeğini daha yönlü anlatayım diye bu yazıyı yazma gereği duydum.

*

Cüneyt Özdemir’in eleştirilerinde haklı olduğu yönleri kadar objektif olmadığı yorumları da var.

Gerçekten de, sadece resmi ilan almak için yerel ve yaygın basın gazeteleri var.

Resmi ilan yayınlarına son verilse bugün ülke genelinde yayınlanan gazetelerin en az %70’i belki de yayınlarını durdururlar.

Resmi ilanların dağıtımında belki de daha şeffaf ve daha adil bir sisteme gereksinim var.

Bunlar okey.

Ancak.

9 Ocak 1961 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 195 sayılı Kanun ile kurulan Basın İlan Kurumu aradan geçen bu 60 yıllık sürede hemen hemen her yıl şartlarını güncellemekte.

Hemen hemen her yıl düzenledikleri seminerlerde, toplantılarda, etkinliklerde kuruma bağlı yayın organlarını dijital sisteme geçmeleri konusunda yönlendiriyor, uyarıyor.

Hali hazırda resmi ilan dağıtımında internet ortamında yayınlarını sürdüren ve haber sitesi olan yayın organlarına ekstra ilanlar veriliyor.

Gazetelerin ne kadar ilan yayınlama hakkına sahip olduklarını belirleyen aylık göstergelerinin yer aldığı hakedişlerine internet sayfalarının tıklanma rakamları, ülke genelinde tüm resmi ilanların yayınlandığı ilan portalı www.ilan.gov.tr internet sitesine hangi gazeteden ne kadar yönlendirme geldiğini tespit ederek göstergelere ekleme yapılıyor.

Zaten kurumun kurulma amaçlarından birisi olan iktidar tarafından desteklenen basının oluşmasını engellemek ve yerel basının güçlenmesine olanak tanımak adına çalışmalar yürütülüyor.

*

Rahmetli Uğur Mumcu’nun bizlere gazetecilik denince yol gösterdiği sözlerinden birisi de ‘Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar var’ sözüdür.

Basın İlan Kurumu konusunda Cüneyt Özdemir gibiler bilgi sahibi olmadan yorum yapanların gözden kaçırdıkları en önemli durumlardan birisi de sanki önüne gelen gazete basıyor ve resmi ilan algısına sahip olmalarıdır.

Öncelikle Basın İlan Kurumu’ndan resmi ilan yayınlama hakkına sahip olmak için bir çok olmazsa olmaz şartlar var.

Benim de gazetem var artık resmi ilan yayınlamak istiyorum demeniz için öncelikle, kadronuzun yeterli sayıda olması gerek, yerel ilçe gazeteleri için en az 5 basın kartı sahibi gazetecinin, il gazetelerinde 11, ulusal gazetelerde 36 kişilik kadronuzun SSK girişli ve maaş bordrolarının her ay başında peşin ödenmiş olması gerek.

Tirajının yine ilçe gazetelerinde günlük en az 500, il gazetelerinde 5 bin, ulusal gazetelerde 50 bin adet olması gerek.

Gazete sayfa sayınızın ve ölçülerinin standartlara uygun olması, mizanpaj, haber, ajans aboneliği, haberlerinizin özgün içerikte, güncel, özel, gazetecilik evrensel normlarına uygun olması gerek.

Kira kontratından, personel sözleşmeleriniz, bayi dağıtım sözleşmeleriniz, matbaa anlaşmaları v.s.

Daha burada yazamadığım bir çok özelliklerinizin tamamlanması ve bütün bu şartları en az 36 ay süre ile yerine getirdiğiniz şartta ancak bir ilden resmi ilan yayınlama hakkına sahip olabiliyorsunuz.

Üstelik bu şartlar yılda birkaç defa denetim geçirmekte ve bu denetimlerde olumsuzluk olması durumunda yeniden en başa dönülmekte.

*

Anlaşılacağı gibi bir anlamda Basın İlan Kurumu’ndan resmi ilan yayınlama hakkına sahip bir gazete olabilmek için deveye hendek atlatmak gerek.

Zaten artık bir gazete için sıfırdan başlayarak resmi ilan yayınlama hakkını kazanmak bir mucize olduğundan, yeni bir gazete kurmak ve yayınlamak isteyenler eskiden resmi ilan yayınlama hakkı olan gazeteleri satın alarak isim değiştirip yeni yayın gibi yayınlarına başlamaktadır.

Bir başka değişte nasıl ki yeni bir tv kanalı kurmak isteyen (Olay tv durumundaki gibi) elinde frekans yayın hakkı bulunan televizyon kanalı satın almaya çalışıyorsa. Yeni bir gazete yayınlamak isteyenler de şayet ‘benim de resmi ilan yayınlama hakkım olsun’ diyorlarsa resmi ilan yayınlama hakkı olan bir gazetenin hakkını satın almak zorundalar. Aksi halde sıfırdan bu hakka kavuşmak bu çağda bir mucize.

*

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da sık sık Basın İlan Kurumu’nu eleştirerek ‘Gazetelerin tirajları objektif bir kurum tarafından denetlensin. Para ona göre verilsin.’ Demekte.

Cüneyt Özdemir’de eleştirisinde ‘ülke genelinde 2019 yılında 995 gazeteye toplam 477 milyon lira resmi ilan ödemesi yapılmış, ben yerel medyaya karşı değilim ama bu ne adaletsizlik’ diyor. İyi de bu rakamın sadece yüzde 1-2’si ancak yerel medyaya ödenmekte. Havuzun yüzde 99’una yakını o kiminin ulusal basın dediği, kiminin yaygın basın dediği, kiminin ana akım dediği gazetelere ödenmekte. Ve bu gazetelerin sayısı ülke genelinde 10-15 tane, fazla değil.

*

Hadi gelin hep birlikte bu 10-15 gazeteden hesap soralım. Örneğin Kayseri’de yıllık dağıtılan resmi ilan rakamı 10 milyon TL ise, bu rakamın 9 milyonu yine yaygın basına gitmekte sadece 100 bin lirası yerel basına gitmekte. Bir başka deyişle Kayseri halkı aslında il genelinde gerçekleşen haberin çoğunluğunu Kayseri yerel medyasından öğreniyor. Ancak ilin resmi ilan kaymağını il genelinde pek satışı olmayan yaygın/ulusal gazeteler götürüyor.

Burada Kayseri bir simge örnektir, Türkiye genelinde hemen hemen her il bu örneğe uymakta. Çünkü resmi ilanlar için rakamlar büyüdükçe gazetelerin tiraj rakamları da büyümekte. O ilde şayet tirajı 50 bin olan gazete yoksa büyük rakamlı resmi ilanlar otomatikman tirajı yüksek görülen ulusal gazetelere gitmekte.

*

Yani şunu söylemek istiyorum. Uzaktan gazel okumak güzel de biraz işin içine girip bilgi sahibi olarak yorum yapılsa daha doğru iş yapmış olacağız.

Cüneyt Özdemir benimde sık sık takip ettiğim, son yıllarda youtube kanalından olağanüstü işler yapan ve önemli gazetecilik başarılarına imza atmış bir isim. Basın İlan Kurumu konusunda eleştiri ve yorum yaptığında bu durumu daha objektif bir şekilde yorumlayacak bir isimle tartışmış olsaydı. Evet kurumun tabi ki bazı aksayan, eksik durumları söz konusu.

Ancak bakın bir futbol maçını dört hakem yönetiyor, son yıllarda var hakemi çıktı yine maç sonu en çok hakemler konuşuluyor.

Bireyler adil olmadığı sürece, yayın organı, gazetecisi, televizyoncusu, siyasetçisi, devlet memuru, her kurum kendi dünyasında adil olmadığı sürece her birimizin başına polis dikilse yine bu ülke/dünya düzelmez.

Önce adaleti kendi vicdanımızda sağlamalıyız..

Yorumlar (0)