12.04.2021, 06:57

Darbe mi?

Yanılmıyorsam Montrö’nün yoğurtlu ayranlı nasıl feshedileceğine dair yaptığı açıklamaya tepki gösterenin sadece 104 Amiralle sınırlı olduğunu düşünülmekteydi.
Yoksa Saraya yakın isimler;
Gülünç ve zavallı,
Milli İradeye saygısızlık,
Hodri Meydan,
O Türkiye’nin eskide kaldı.
Bedeli neyse ödeyecekler...
Gibi sözler sarf edip milyonlarca TÜRK halkını yoğurt taşıyıcılığı ve darbe çığırtkanlığı yaparak karşısına almazdı diye düşünüyorum.

Peki; 104 Amiralin yayınladığı bildirinin hangi satırında “Darbe” şifresi çözülmüştü!

Ne yazmıştı 104 amiral....

Arkadaşlar!
Yaşımız itibariyle sokağa çıkma saatlerimiz malumu üzerine 10:00 ile 14:00 saatleri arası. Eğer siz de uygunsanız yarın saat 10’da Kızılay meydanında buluşup darbe yapacağız. Lakin zamanımız dar olduğu için saat 14:00’a kadar bu darbeyi yaptık yaptık, yapamazsak yasak başlamadan mutlaka evimize dönmeliyiz. Yoksa polise yakalanıp bir de emekli maaşlarımızdan da olmayalım mı? Deniliyordu.!

Bence 104 Amiral için tekrar film çevirmeye hiç gerek yok! Çünkü bu filmin aynısını bizler 2007 yılında usta yönetmen Fethullah Gülen’in “Ergenekon ve Balyoz” filmleriyle zaten izlemiştik.

Örneğin; TSK askerinin Pkk’lı gizli tanıklara kırdırıldığı...

Yarbay Ali Tatar’ın “Karanlığa bir nebze ışık olmak için hayatıma son veriyorum” diyerek intihar ettiği...

İstanbul Cumhuriyet Savcısı rolündeki Zekeriya Öz’ ün “Ergenekonun Finansörü” olduğu iddiasıyla önce Bayrampaşa ardından Tekirdağ F Tipi Cezaevi'ne tıktığı İş adamı Kuddusi Okkır’ın akciğer kanseri, beyin ve kemik metastasına yakalanarak ailesinin gözleri önünde eridiği...

Canını Yüce Allah’a teslim etmek üzere olan Kanser hastası Sayın Türkan Saylan’ın evinin saatlerce arandığı...

İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesinin koskoca Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında "darbeye teşebbüs" ve "terör örgütü yöneticiliği"nden müebbet hapis cezasına çarptırıldığı...
Ve bu filmin en ilginç sahneside daha dava sonuçlanmadan “terörist” ilan edilen “Askerler, Akademisyenler ve Gazeteciler” için 4. Ağır Ceza Mahkemesinin "Ergenekon" davasının tüm sanıkları için "silahlı örgüt kurmak, yönetmek, üyelik, yardım ve yataklık" suçlarından beraat veriyor olmasıydı.

Ve benim naçizane tavsiyem; Boğaziçi Üniversitesi’ne liyakatsizleri atayarak, “Montrö” ve Lozan’ı eşeleyerek, Saraylı birkaç ismin Türk Silahlı Kuvvetlerini hunharca eleştirerek Z kuşağını üzmekten vazgeçilmesiydi.
Çünkü bu çocuklar “Okuyor” ve erken seçim öncesi bu çocukların “Aklıyla” alay etmeyin.
 

Nereden mi biliyorum! Elbette ki kızımdan.

Yorumlar (0)