Yaşamında herkes yakınları ve başkalarının, kişisel ve özel konuları hakkında mutlak konuşmuş, onları çekiştirmiştir.
Çekiştirme gerçek olay ve konular hakkında olsa da genellikle kişiler arasında konuşulduğundan, olay ve haberin aktarımı sırasında hata ve yanlışlık payı genellikle vardır.
Bu tür konuşmanın içeriği genellikle, çekiştirme, kınama ve yergidir.
Bazen bu konuşmalar kişinin doğrudan kendisine değil arkasından sözlü uyarı ya da saldırıda bulunarak, çıkar sağlamak amacıyla üstünde baskı ve denetim kurmak için yapılmakta.
Dedikodu yapan genellikle birine kırgın, öfkeli, başarılarını kıskandığı kişilere kin ve öfkesini kusarak aşağılayıp kötülemeye çalışır.
Çekiştirilen küçük düşürülen kişi aşağılanırken, bunu yapan kendisini büyük gösterir. Bazen de yakın ve dostların arasını açmak için kin ve öfke tohumları saçar.
Birinin arkasından konuşup, çekiştirmek ve eleştirip yermekle o kişiye yardımcı olunmak isteniyorsa, en doğru tavır o kişinin karşısına çıkıp düşüncelerini söylemektir. Her hangi bir kişi veya kurum hakkında durum değerlendirmesi yapılırken bunlardan haberdar edilmemesinin altında art niyet ve samimiyetsizlik yatar.
Kendileri hakkında olumsuz konuşmalara hassas ve kırılgan olanların başkaları için söyledikleri ve yaptıklarına aynı hassasiyeti özeni göstermez. Başkalarının hata veya kusurlarıyla uğraşanın kendi kusurunu görmeyecek kadar ahmaktır.
Hakkında konuşulanları duyanlar bunun hoşa gitmeyecek sevimsiz, çirkin ve çirkef tavır olduğunu bilmelidir.
***
Dedikodu vakti bol, hiçbir iş yapmayan, başkalarının sırtından geçinen, toplumsal sorumluluğu olmayan, mücadele etmeyen, emek harcamaktan kaçınan, insani değerleri olmayan, kargaşadan sebeplenen kişi ve kurumlar tarafından yapılmakta.
Dedikodu, toplumsal yaşamda, güveni ve dostluk duygularını zedeler; doğruluğu tartışılır sorgulanır bilgilerin dolaşması kuşku ve kaygıyı arttırır; duyguların zarar görmesi, güvenin sarsılması kişi ve toplumu ileriye taşımak yerine içe kapanıklılığı savunmayı gündeme getirir.
Toplumsal varlık olarak hata ve yanlış yapmış olabiliriz. Önemli olan bunlarda ısrar edip yenilerini yapmamak, yapıcı uyarı ve eleştirileri dinlemektir.
Yaşamımızda görüyoruz ki uyarı ve eleştiri yerine kin, nefret, öfke ve aşağılama biçiminde yapılmakta. Bunu yapanlar söz ve hareketleriyle birilerine hoş görebilir.
Oysa toplumsal sorumlulukları olan biri yapıcı ve birleştirici olmasını bilmeli.
Sorumlu ve insani değerleri olanın çekiştirme, kınama,  yergi ve çirkefçe aşağılamalara karşı "güzel insan" değerinde dik duracağını umuyorum.
 


DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.