banner43

Din, devlet, kültür, toplum, aile kadına otorite oldu, kadın ezildi.         Bir çocuğa otorite olursanız o çocuk sevildiğine asla inanmaz. 
Çünkü otoritenin olduğu yerde sevgi yoktur. 
Kadına nasıl otorite olunduysa, kadın da evlenip çocuklarına ve kocasına otorite olmak isteyecektir. Bu erkek için de geçerlidir. 
Etkinin tepkisi budur. 
Ne ekilirse o biçilir. 
***
Öte yandan otorite olmayı ve koca denilen otoriteye uyumu da sevgi sanmaktadır. 
Bu nedenle kadın ömür boyu kendini sevecek birini arar. 
Onu ezmek için; "sen artık evlisin, başka kadınlara bakamazsın, beni ömür boyu sevmek     zorundasın." 
Erkek kadını, kadın da erkeği sahiplenir. 
Otorite olmak budur. 
Eşler hem otorite hem de birbirlerinin     kölesidir. 
Değersizlik hissinin asıl kaynağı budur. 
Sizlere otorite oldular, sizlerin bilinçaltına kölelik programı attılar. 
Bu nedenle sevdiğinizi söylediğiniz kişiyi özgür bırakamıyorsunuz. 
İnsan sevdiğinin özgür olmasını ister. 
Ama siz özgürlüğün ne olduğunu hiç     görmediniz ki! 
Bir kadın kocasını cinselliğinde özgür bıraktığında, bir koca karısını cinselliğinde özgür bıraktığında bunu duyduğunuz an travma yaşar "sapık" dersiniz. 
Neye göredir bu yaftalama? 
Topluma göre. 
***
Topluma göre bir "normal" algısı oluşmuştur. 
Çoğunluk ne yapıyorsa doğru gibi gelir size. 
Çünkü toplumdan, dışlanmaktan         korkuyorsunuz. 
Fakat ya din ve krallar dört bin yıldan beri "toplum sevgiyi bilmesin yoksa sınırlar yıkılır ve bizler de sürüyü yönetemeyiz ve tahtımızı da koruyamayız" diye düşünüyorsa ve bunun için de sadece cinselliği baskıladıklarını ve insanı hayvan boyutunun da altına çektiklerini düşünecek olursak amaçlarına ulaştıklarını gayet net bir şekilde görebilirmiyiz acaba? 
Zira hayvanlar utanç duymadan cinselliğini yaşıyor ama insanlar utanıyor! Bunun anlamı insan doğasını yaşayamıyor demek. 
Doyumsuzluk da buradan geliyor. 
Cinsel doyuma ulaşmadan asla hakikate     ulaşamazsınız. 
Önce hayvan boyutuna gelmeli, sonrasında insan olabilirsiniz. 
***
Utanç, korkuyla ilgilidir. 
Korku, "şeytan" demektir. 
Şeytanla hakikate ulaşamazsınız. 
Bunu Osho ve Freud çok net görmüştü. 
Şu sözler onlara ait; "Sorunların kaynağı sekstir, seks sorununu çözen diğer sorunları da çözebilir hale gelir." 
Topluma uyum konusunda da Krishnamurti şunu diyordu; 
"Derinlemesine hasta bir topluma uyum, bir sağlık ölçütü değildir. 
Cinsellik ruha ulaşmanın en önemli yoludur. 
Bugüne kadar cinsel hayatını, yapılanmalarını bildiğim dört yüz kişi arasında sağlıklı bir zihin ve özgür cinsellik kavramına sahip ve yaşayan tek bir kişiye bile rastlamadım. 
Değersizlik hissi çocuklukta babanın anneye bagırması vb. gibi başa gelen negatif bir olaylar gibi görünse de asıl kaynak topluma uyumdur. 
Ve sizler topluma, öğretilere asi olmadan ve bunu hayat tarzı haline getirmeden, bilinçaltı kayıtlarını asla değiştiremezsiniz. 
Ancak bu kayıtlar değiştikten sonra insan     olabilirsiniz. 
İnsan olduktan sonra da asi olmaya gerek     kalmaz. 
Çünkü diğerleri derin sevginizde yok olur! 
Siz sadece kendiniz olursunuz. 
"Kendiniz olmak" demek ruhun özgür olması demektir. 
Özgür olmak demek gürül gürül akan bir ruh demektir. 
Bunun anlamı mutlu olmaktır. 
Bunun anlamı bilge olmaktır. 
Bu arada "neden kadınlara yazıyorsunuz" diyeceksiniz. 
Erkeklerin bir devrim yapabileceğini         düşünmüyorum. 
Toplum kadının yetiştirdiği çocukların eseridir. 
Ne zaman kadın çocuğuna otorite olmaz "bu hayat senin, hatalar yap, yaşa ve gör" diye özgür bırakır, o zaman sağlıklı bir topluma geçiş     yapabiliriz. 
Sizler sevgiyi sahiplenmeyle yapışık gelir sanıyorsunuz oysa ki sevgi özgür bir kalbin eseri olabilir ancak. 
Sahiplenme korkuyla ilgilidir. 
Toplum size bunu öğretti. 
Sevgiyi asla bilmiyorsunuz. 
Sevgiye secde edeceğinize topluma; korku şeytanına secde ediyorsunuz. 
Bu nedenle değersizlik hissi var, bu nedenle ölene kadar sevgi arsızı olacak, ölene kadar bu perişanlığı yaşayacaksınız. 
Ve hatta tanrı biliyor ki bu bilinç öldükten sonra da devam ediyor. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.