10.10.2019, 06:25

Dengesizlik dengesi

Türkiye, "Beka"sı adına bizce çok aziz ve kutlu bir harekatın eşiğine geldi. Aklı eren, ermeyen herkes konuşuyor. Bu anlamda ekranlarda ve diğer medyada büyük kirlilik yaşanıyor. Sapla saman birbirine karıştı. Bu kadar da olmaz, olmamalı.
Neredeyse herkes ABD'nin, en az üç başlılığından, tutarsızlıklarından bahisle şikayet ediyor. ABD, gerçekten de böyle bir algıyı oluşturdu. Bize göre bunu  sistemstik bir şekilde ve bilinçli olarak yapıyorlar. Her açıklamasının ardından gün değil, saat geçmiyor ki tam tersi bir açıklama gelmesin. Pentagon birşey söylüyor, Trump tam zıddı başka birşey söylüyor. Amerikan Senatosu ise daha başka birşey...
Lakin, Amerika'da hiç bir şekilde bir yönetim krizi ve kaos olmuyor, oluşmuyor. Hatta, Trump'ın azledilmesi bile görüşülürken bir iç karışıklık     yaşanmıyor !
Konumuzu dağıtmadan hemen araya şu cümleyi sıkıştıralım: Bizim buradan almamız gereken çok fazla 'siyaset etme dersi' var.
Birbiriyle yüz seksen derecede çelişkili olan bu açıklamalar neyin nesi ?
"Ekonominizi yerle bir ederim, daha önce yaptım. Kimsenin tarafında değiliz. PKK'ya silah     vereceğiz. Türkiye ve Erdoğan dostumuz" ve     benzer birçok mesaj ne demek ?
Kimilerine göre ABD, artık dışarda hegemonya kurmak, daha önceden kurduğu hegemonyayı korumak ve yürütmek gibi, öteden beri takip ettiği politikalardan artık vazgeçti. Bunun yerine, içerde kendi halkının refah ve güvenliğini yükseltmek için, ulusalcı politikalar kulvarını tercih etti. ABD, iki halde de 'ustanın keseri gibi' hep kendine yontmakta, kendi çıkarını korumanın peşinde... Akıttığı bunca göz yaşı ve masum kanına rağmen.
Büyüklerden biri der ki, "Bir yerde fakirlik, kan ve göz yaşı varsa, bu oradaki zulümdendir." ABD ve Siyonist Emperyalist Batı'nın, dünya üzerindeki refahının kaynağını sorguladığımız zaman bu     çıplak gerçeği idrak ederiz.
Evet, ABD'nin politikalarında bir değişiklik var. Bu politikayı, 'kafa karıştırarak dünya ülkelerini kararsızlığa yöneltmek ve güçlü olduğunu sandığınız ABD'li politika kulvarlarının her hangi birine teslim olmanızı sağlamak' şeklinde ifade edebiliriz. Siyasette ABD'nin oluşturduğu yeni manevra alanı böyle. Yani, çok başlılık varmış gibi yapmak, muhatapları kararsız kılarak şaşırtmak, kafa karışıklığı oluşturmak, yine kendilerine ait olan bir görüş ve politikaya teslimiyetinizi sağlamak. Siz,  ABD'nin birbiriyle çelişen bu farklı politik fikirlerinden hangisini tercih ederseniz edin sonuç     değişmiyor, yine kazanan o oluyur.
Bizdeki siyaset uzmanları, ABD'nin bu yeni taktiksel politikalarının ABD'nin çıkarlarına ters olduğunu söylemeye başladı. Kanımca asla öyle birşey olamaz. Birbirleriyle çelişkili tüm söylem ve eylemler aslında bir taktik uygulaması. Söz konusu çelişkili söylemlerin hiçbiri şu ana kadar ABD'ye hiç kaybettirmedi, aksine hep kazandırıyor. Eğer denilenler doğruysa, bunu ne ile izah edeceğiz o zaman ?
Bir bilim adamımızda, Trump'ın şeker ve tansiyon hastası olduğunu, bunun için dengesiz, tutarsız açıklama ve uygulamalar yaptığını söylüyor. Öyleyse, niye kaybetmiyor ? Bu durumdaki bir şahsı, bırakın Amerika'yı, en ilkel toplumlar     Kabile Reisi bile yapmazlar bu dünyada.
Bize göre, Amerika, 'dengesizliklerden denge' üretiyor. Başka bir deyişle, dengesizliği denge politikası haline getiriyor ve eğer sizin, içerde karşıtlarınız varsa (ki, maalesef var), ABD'nin değişik kulvarlarından çıkan bir görüşü tercih ettiğinizde karşıtlarınız zaten sizi sevmedikleri için, size karşı daha da bilenmiş oluyorlar. İçeride karşıtlarınız yoksa sizin içinizde karşıtlar, zıtlar üretiyor, sizde siyasi istikrarsızlık icat ederek zayıflamanızı sağlıyorlar. Onların 'dengesizlik dengesi' adını verdiğimiz politikaları temelde sizin dengenizi bozmayı amaçlıyor. Böylece dünya toplumlarını zayıflatıp parçalamayı ve bölmeyi hedefliyorlar. Sonuçta, kendileri hep kazanıyor, daima kazanıyor.
Bize göre, bu yeni politik yöntemi ulusal         çıkarlarına ulaşmak için en uygun yol olarak     tercih ettiler.
Şeytan her zaman şeytanlığını yapar. Onun     binbir türlü hilesininin olduğu gerçeğini hatırlamak gerekmektedir.
Olur da, ABD, asıl tercih ettiği politikasında kendi yanılgısını görürse, bu defa size karşı şirin ve dürüst görünebilmek, sizi kaybetmemek için "Biliyorsunuz, bizim içimizde zaten konsensüs yoktu, falanca mahfil ağır bastı ve sizinle hedeflediğimiz sonuca ulaşamadık." diyerek rahatlıkla 'U' dönüşü yaparak yeniden kazanıyor. Kaybedense yine siz...
Onun daima kazanmasında, elbette teknolojisi  ve maddi gücünün etkinliği de yatsınmamalı.
Bize düşen bu taktik savaşı anlayarak ona göre politika üretmek olmalıdır.
Bugün olduğu gibi, gün gelir "Bıçak kemiğe     dayanır"sa ; o, bambaşka bir şey...
Selam ve sevgi ile.

Yorumlar (0)