Devletin kıskanma duygusu yoktur

SBK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Baran Korkmaz, bir yılda devlet okullarına 50 milyonun üzerinde bağışta bulunduklarını söyledi. Yapılan bağışın vergiden düşürülmediğini ifade eden Korkmaz, "Siz iyi şeyler yaparsanız her zaman...

29 Mayıs 2020, 07:22 Röportaj: Mehmet Mert
Devletin kıskanma duygusu yoktur

SBK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Baran Korkmaz, bir yılda devlet okullarına 50 milyonun üzerinde bağışta bulunduklarını söyledi. Yapılan bağışın vergiden düşürülmediğini ifade eden Korkmaz, "Siz iyi şeyler yaparsanız her zaman taktir görürsünüz. Devletin kıskanma duygusu yoktur, gurur duyar" dedi.

Karslı iş insanı Sezgin Baran Korkmaz Mehmet Mert'e konuştu. Pandemi sürecinin ekonomiyi olumsuz etkilediğini dile getiren Korkmaz, "Ekonomik dar boğaza girildi, insanlar işlerini kaybetti. Pandeminin ardından bunun 1-2 yıl daha süreceğini tahmin ediyorum" dedi. Süreci kimilerinin kolay kimilerinin zor atlatacağını vurgulayan Korkmaz, "Esnafın, çiftçinin yeniden ayağa kalkıp, kalkınmanın yolunu bulacaklarını düşünüyorum" yorumunu yaptı. SBK Holding olarak yapılan yardımlardan da söz eden Korkmaz, özellikle eğitime katkı yaptıklarını ifade etti.

Salgın dönemini nasıl atlatıyorsunuz, neler yapıyorsunuz?
Salgın sadece bizim ülkemizi ilgilendiren bir durum değil. Hayatta karamsarlık yok; buna bir de iyi tarafından bakmak lazım. İyi tarafından baktığımızda, eşitlik ve adalet mekanizması işlemeye başladı. Doğa biraz o noktaya getirdi insanları. Gecekondu da oturanlar çok mutlu; sonuçta gecekondunun bir bahçesi var. Fakat lüks rezidanslarda cam bile yok. Oradakilerin halini düşünün birde. Bir başka şey de; insanlar aileleriyle vakit geçirince aileleriyle yüzleşmeleri daha yakın oldu. Normal koşullarda işler sebebiyle birçok insan çocuklarıyla vakit geçiremiyordu. Çocuklarımızı daha yakından fırsatı yarattı bize. Ailemizin eksilerini, artılarını, hobilerini, sevmediklerini öğrenme fırsatı verdi bize. Yardımlaşma duygusunu çoğalttı. İnsanlar ekmek pişirmeyi, unun ve buğdayın ne olduğunu öğrendi. Başka yönüyle; ekonomik dar boğaza girildi, insanlar işlerini kaybetti. Pandeminin ardından bunun 1-2 yıl daha süreceğini tahmin ediyorum. Farklı farklı böyle yüzlerce etken buluruz. Allah yeter ki insanları sağlıklarından etmesin.

Sezgin Baran Korkmaz

Bu süreci dünya, ülkemiz, siz iş insanları kolay atlatabilecek mi? Ciddi bir ekonomik dar boğaz yaşanıyor...
Bankadan aldığın krediyle gidip kendine lüks bir otomobil almışsan ya da keyfi harcamalar yaptıysan kusura bakmasın kimse, gidip satacaksın. Başka bir şansın yok. Ama emeğiyle mücadele edip, yıllarca biriktirdiği parayı kaybeden insanlar, kaybettiklerini çok kolay olmasa da yerine koyabileceklerini düşünüyorum. Geçtiğimiz günlerde paylaşmıştım bunu; bir babadan oğluna uçak kalırsa kaybederse, bir daha arabayı zor bulur. Ama ayakkabı boyacılığıyla uçağı alırsa, kaybederse bile yeniden doğmasını bilir. Esnafın, çiftçinin yeniden ayağa kalkıp, kalkınmanın yolunu bulacaklarını düşünüyorum.

Siz de salgın süreciyle beraber yardımseverliğinizi daha çok gösterdiniz. Birçok insanın dar gününe koşuyorsunuz, bunlardan biraz bahseder misiniz?
Tek tek anlatmayayım ama vatandaş olarak üstüme düşen neyse onu yaptım aslında. Yaptıklarımı birer birer anlatmak bir anlam teşkil etmez. Ekonomik durumu iyi olan bir vatandaş olarak, gece başımı yastığa koyduğumda olumsuz düşünebilecek hiçbir şey bırakmadım hayatımda. Bu yüzden üstüme düşeni yaptım. Hayal ettiğim her şeyi bu süreçte yaptım. Bu noktada mütevazi olmayacağım.

Bu yardımları nasıl belirliyorsunuz?
Bugün sosyal medya hesabımdan baktım; 400 tane mesaj gelmiş. Her gün böyle. Benim bunlara bakma şansım hep olmuyor, bu işe bakan bir arkadaşımız var. Arada bir elbette bakıyorum ama hepsine yetişemiyorum. Örneğin bugün 10 kişi bana hesap numarası atmış. On kişiye hiçbir şey sormadan bin lira bayram harçlığı gönderdim. Benim için öncelikli olan şey öğrencilerin eğitimleri. Eğitime çok önem gösteriyorum. Buradan bir kez daha söylemiş olayım; bizim vakfımız burs verme konusunda çok cömerttir. Burs için 50 dereden su getirtmeyiz, rahatça burs başvurusu yapabilirler. Onlar için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Sadece özel üniversite yüzde yüz burslu ise olabilir, aksi taktirde özel üniversite olmasın. Bunun dışında not ortalaması 2.75 üstü olan tüm öğrenciler devlet üniversiteleri için başvurabilir. Tek önceliğimiz bu. Bursa ihtiyacı olduğuna bizi inandırması lazım.

sezgin baran korkmaz

Yardımlarınızla halktan oldukça olumlu tepkiler alıyorsunuz. Devlet kanadından size bununla ilgili her hangi bir yaklaşım var mı?
Sadece bunlarla sınırlı değiliz ki, okullara matematik, bilgisayar sınıfları açıyoruz, yurtlar yaptırıyoruz. Devlet elbette bunlardan memnun, insanlar da öyle. Bu yıl devlet okullarına 50 milyonun üstünde bağışta bulunduk. Bunları vergiden düşmüyoruz. Bu bağışları ben kendimden veriyorum. Siz iyi şeyler yaparsanız her zaman taktir görürsünüz. Devletin kıskanma duygusu yoktur, gurur duyar.

Yıllık bir bütçe verebilir misiniz?
Öyle bir bütçe yok. Çünkü bütçe oluşturmuştuk, pandemi oldu ve o bütçe 3 katına çıktı. Sağlık çalışanlarına sabah öğle akşam yemek yardımında bulunduk. Günlük 7 bin sağlık çalışanı için böyle bir şey yaptık. Bunu hesaplamadık mesela. Finansal olarak borçlu olmayan şirketlerde böyle problemler olmaz. Çünkü borçlu değilseniz, finansal bir yükte yoksa üzerinizde bunun üstesinden gelebiliyorsunuz. Örneğin bu dönemde şirketler reklam bütçelerini bunlara ayırabilirler. Çünkü bu dönemde reklam yapmanın bir anlamı yok. Halktan aldığını halka dağıtacaksın ki, sen de mutlu ol onlar da mutlu olsun.

Kars, sizin memleketiniz. Kars'a yaptıklarınızı gözardı edemeyiz. Bunlardan söz eder misiniz?
Kars'ta ilk yaptırdığım okul 2006 senesindeydi, 25 yaşındaydım o zaman. 300 öğrencilik yatılı bölge yurdu yaptım. Üniversite öğrenilerinin kalabileceği çok amaçlı bir yer oldu. Bir ortaokul, bir ilkokul, iki anaokulu yaptırdım. Bu sene de bir lise yaptıracağım inşallah.

Kars'a baktığımızda buram buram tarihi var, Ani harabeleri var... Tüm bunlar var ama günümüzde Kars'ın bir marka değeri, bir spor kulübü yok. Karslı insanlar, ünlüler, sanatçılar Karslı olduğunu saklıyor, sizin gibi Karslı olduğunu herkes söylemiyor. Karsspor malesef 3. ligte bile değil. Bunları vakıflarla veya kişilerle hiç istişare etme şansınız olmuyor mu?
Bunu Karslı olmayanlarla pek yapma durumunuz olmuyor. Çünkü herkes parayı seviyor. Ben kendim üstesinden gelebiliyorum, birilerinden bu anlamda destek ya da yardım isteğim olmuyor. Benim doğduğum memleket. Bir kere Karslı olmaktan gurur duyuyorum. Ben Amerikalı valilerin, senatörlerin oturduğu masaya Kars adını yazdırmıştım. Sormuşlardı ve onlara Kars'ın tarihini geniş geniş anlatmıştım. Türkiye'nin her tarafı tarih ama Kars, çok ayrı medeniyetlerin yaşadığı, opera ve balo salonlarının olduğu bir yer. Pandemi süreci araya girdi, Karslı bir arkadaşımızla Kars Amerikan Koleji projemizi hayata geçireceğiz. Bunun görüşmelerini yaptık ve başlayacağız. Dünyaya açılsın, ufku geniş olan insanların yetişmesini istiyoruz. Neden Kars'taki insanlar Amerikan Koleji'nden mezun olmasın ki. Baran Korkmaz olarak Kars için üstüme düşeni yaptığımı düşünüyorum. Başkaları ne yapar eder bilmem ama günün sonunda insanın doğduğu topraklar onun için kutsal topraklardır.

sezgin baran korkmaz

Marka değeri oluşturmak ve taşımak için, evlere sokmak ve insanlara anlatmak lazım. Bu da sanatla, müzikle, sporla olur. Siz eğitim için birçok şey yapmışsınız. Ama spor kulübü veya sanatsal faaliyet olmadan olur mu sizce?
Doğru, haklısınız. Bir kere sanat deyince, ben orada opera ve sanat merkezi düşüncesi olan biriyim. Projesi hazır. Rus mimarisinden faydalandım, Moskova'da bulunan bir salonun görselini aldım, Kars'ta bunun için 7 parselden oluşan bir arazi buldum. Bu projemi gerçekleştireceğim. Piyano, bale, müzik salonları, ingilizce sınıfları olan bir kültür, sanat merkezi olacak. Kars'ta 15 yılda 10 tane cami açıldı. O kadar cami olacağına bir tane de sanat merkezi olsaydı. Turistlerin tek izlediği şey Kafkas gösterileri. O da olmazsa turistler ne yapacaklar başka. Gündüz çobanlık yapıp, akşam sanat merkezinde keman çalan bir çocuk gördüklerini düşünün bir de. Başarmak istediğim şey bu. Birkaç sene içerisinde bunu hayata geçireceğim. Kars'a sadece vermek için gidiyorum, memleketimden daha bir şey almadım. Karsspor'a gelince; benim için çok değerli bir takım. Fakat ben işin içine siyasetin bulaşacağı yerlere çok girmek istemiyorum, incineceğimi düşünüyorum. Futbol artık siyaset olmuş malesef. Siyaset o kadar dar bir alana girmiş ki, düşünün Kars'ta bir stadyum bile yok. Ne demek istediğimi anlayın. Rahmetli Ali Gaffar Okkan döneminden kalan bir tesis var. Gaffar müdürümüz Allah rahmet eylesin, çok emek vermişti. Karssporun adını onunla duymuştuk. Karsspor için politik çabalar gerekiyor, siyasetçilerimize burda çabalar düşüyor. Yoksa Karsspor'un deplasmana gidebilmesi için 3-5 otobüs ayarlamak söz konusu da değil, meselede değil. Onlar için bir şey yapmak istiyorlarsa dediklerimin olması lazım. Karadeniz takımlarına baktığınızda, sahip çıkanları var. Fakat biz de yok. Sahip çıkıp 5 koysunlar, ben 15 koyarım. Ön taşıyıcı olursam, hedefe alınabilirim. Kendi memleketim olduğu için rahat konuşuyorum. Siyaset benim olmak istediğim bir nokta değil. Gürbüz Çapan, Çetin Çapan Karsspor'a çok destek verdi. Fakat bir gün baktım ki çok yorgun, sordum kendisine sebebini. Dedi ki; o kadar iş adamı var Kaz gecelerinde buluşuyorlar keşke bu takıma bir tanesi de destek olsa. İnsanlar öyledir, bizim insanlarımız malesef biraz böyledir. Sorumluluk gerekiyor. Yoksa Muharrem Bey Karsspor için çok uğraştılar, halen de uğraşıyorlar. Ama siyasi ve politik destek sağlandıktan sonra ben üstüme düşeni fazla fazla yaparım. Kars için bir diyeceğim de şu; köy enstütüleri keşke yeniden kurulsa. Türkiye'nin 37 ilinde vardı, şuan Kars'ta kur deseler hemen yaparım.

Siz çok doğal ve samimi yaklaşan kişiliğe sahipsiniz. Telefon, irtibat ve ulaşmaları için birçok bilginiz paylaşıyorsunuz. Bu paylaşımcılığınız sizi az da olsa korkutmuyor mu? Yaptıklarınız büyük bir kısmı memnun edip sevindirirken, size karşı bir kesimden olumsuz tepkilerde doğabilir diye düşünebiliriz...
Holdingimizde departmanlarımız var, onların ilgilendiği bölümler var. Özel adresimi kimseye vermiyorum elbette. Hikayeleri gerçek olan insanlara dönüşler arkadaşlarımız tarafından yapılıyor. Bire bir kimseyle aslında çok temasım yok.

Kucağınıza lahmacun alıp dağıtıyorsunuz, okul bahçesine gidip çocuklara top dağıtıyorsunuz. Çokta bire bir yapmıyor sayılmazsınız?
İnsanların yardım etme duygusunu kaybetmemeleri çok önemli. Gerçekten yardım talebi olan insanlar o kadar nazik bir şekilde yazıyorlar ki, ben hiç endişe etmeden yardımlarına karşılık veriyorum.

GİDİP AYAKKABI BOYAYASIM GELİYOR
Kars'tan yola çıktınız, ayakkabı boyadınız, simit sattınız. Kars'tan başlayan bu yolculuğu biraz anlatır mısınız?

Anadolu'da yaşayan herkes ya simit satmış, ya limonata satmış, ya da ayakkabı boyamıştır. Aslında herkese yabancı gelecek bir hikaye değil. Hayatın gerçeği kendinle yüzleşmeyi gerektirir. Mesela ayakkabı sandığı görünce, gidip ayakkabı boyayasım geliyor. Bunu memnuniyetle hatırlıyor ve sahiden canım istiyor. Amerika'da böyle bir anım var. İyi ki o günleri yaşamışım ki bugün buralardayım. Babamdan kalsaydı kaybettiğimde korku yaşardım. Ama kendim kazandığım için böyle bir kaygım ve korkum yok. Erkek evladım Deniz, 10 yaşında. Kazanmanın ne demek olduğunu erken kavradı. Kars'a gittiğimzde onu pazara gönderiyorum, akşama geldiğinde kazandığı paranın gururunu yaşadığını görüyorum. Bunu yapan çocuk kazandığı 100 lira ile Nusret'e gidip hamburger yemek istemez, kazandığı paranın ve emeğin ne kadar kıymetli olduğunu anlıyor

TESADÜF YOKTUR KADER VARDIR!
Salgında bir takım şeyler yaşandı; yüzde 30 civarında ekonominin daraldığını duyuyoruz. Her holdingin işi Sezgin Baran Korkmaz kadar güçlü değil. Birçok gencin hayal ettiği birisiniz. Genç yaşta sizin gibi başarılı ve zengin olmak isteyen gençlere neler önerirsiniz?

Gençlere hep söylediğim; asla pes etmesinler. Kaybettik dediğinizde kaybedersiniz. Yeniden başlamak gençleri daha başka bir yere getirecektir. Hayatta 65 yaşına kadar yeniden başarabilme var. Merhamet duygularını asla kaybetmesinler. Hayatta tesadüf yoktur, kader vardır. Tesadüf gibi gördükleri şeyleri irdelesinler. Duyguyla bakmaları lazım bazı noktalara. Mücadele etmeden ve kazanmadan olmaz. Bir şeyin anlamını ancak kazanarak kavrarsınız. Mücade edip, emek vermek lazım. Hiç bir zaman bu bize yakışır mı demesinler, ben ayakkabı boyadım ama bugün lüks bir arabaya biniyorum. Tüm bunları yaşarken dolmuşa da binmişliğim de var.

BANA YENİ  FİKİRLERLE GELİN
'Şans hazır olana güler' diye bir söz var. Hazır olmak için ne yapmak lazım?

Bir kere şansın kapına geldiğini görebilmek için, bakış açını çok değiştireceksin. Bir pastadan pay alacağız örneğin; 20 kişiden aynı anda pastanın aynı noktasına bakıyor. Çünkü göze ilk görünen yer en kolay noktası. Deseler ki; gözünüzde kestirdiğiniz ilk yeri alacaksınız, ilk gördükleri pay 20'ye bölünecek. Aslında kolay göründüğü baktıkları değil de, bakmadıkları taraf bir hazine. Hayatta böyle. Geliştirmek lazım; gençlerin bunun farkında olması lazım. Benim kendime insanların yapmadığı bir yolu seçmem lazım. Örneğin biz de kaşar peyniri, çeçil, gravyar var. Ama İsviçre'ye gittiğinizde sayısız tür görüyorsunuz. Şimdi bizimkiler en kolayını seçmişler. 25 kilo sütten 1 kilo peynir elde etmeyi. Bu değil işte. Kars'tan biri gelip bana; 'Baran abi ben Kars'ta peynircilik yapıyorum ama çeşitlendirmek istiyorum. Ekonomik durumum yetersiz'. İnanın hemen yardım ederim. Makinaları alırım, yurtdışında eğitimler aldırtırım. Ama malesef gelip param yok, telefonum yok, bilgisayarım yok diyenler daha çok. Bunlar kolay şeyler. Örneğin bilgisayar isteyen kişi keşke bilgisayar programcılığına dair eğitimler isteseler. İnanın milyon dolar bağışlar ve bu öğrencilere yardım ederim. Eğitime, ufka, genel kültüre dair olan şeyler istenilse keşke. Daha çok aksini yaşıyoruz. Üzüntü duyuyorum malesef. Bana erişmek isteyen insanlara söylemek istediğim; babaları olsa bu kadar destek vermez onlara; o derece arkalarındayım. Genç, atılımcı, proje geliştirmek isteyen, yepyeni ve beni heyecanladıracak fikirlerinizle bana ulaşabilirsiniz.

Yorumlar (0)