02.12.2019, 06:40

Devletlerin çöküşü

Bazı eserler ölümsüzdür. Tarih , zaman onların ölümsüzlüğüne mani olamaz.

Çünkü bu eserler her cağda yaşayan insanoğluna rehber olmuş, yol göstermiştir.

Nitekim ünlü İslâm devlet adamı, alim, tarihçisi İbn Haldun'un (780) 1377'de Fas'ta kapsamlı bir dünya tarihine giriş olarak yazdığı "Mukaddime " abidevî eseridir.

Mukaddime'nin sözlük anlamı giriş demektir. İnsanın siyasi ve toplumsal örgütlenmesinde meydana gelen değişikliklerin bir modelini ortaya çıkarmak için bir tarihçinin giriştiği ilk çaba olarak kabul edilebilir.

Devletlerin kuruluşunda vergiler düşük, gelirler yüksek olur. Yıkılışlarında ise vergiler fazla gelirler az olur.”

Bu ifadenin sahibi İbn-i Haldun’u, ABD ekonomi politikalarının ilham kaynağı olarak gören Ronald Reagan, 1981’de yaptığı bir konuşmada dile getirir.

ABD, 1980’lerin başında ekonomik krize girdiğinde herkes krizden kurtulmak için çeşitli öneriler ve formüller sunar.  Başkan Reagan’a danışmanlık yapan Arthur Laffer de bir çözüm önerisinde bulunur. Laffer’e göre “ Vergiler yüksek olduğu için halkın elindeki sermaye azalmakta, sermaye azlığı nedeniyle üretim düşmekte ve netice olarak daha az vergi toplanmaktadır. Daha çok vergi toplamak için vergi oranlarının düşürülmesi gerekir. “Bu çözüm önerisini benimseyen Reagan derhal vergi oranlarını düşürür ve Amerika’ya kısa bir süre içinde ekonomik krizden çıkarır.

İbn-i Haldun’a göre, “devletin yüksek vergiler koyması devlete fayda değil zarar getirir. Çünkü yüksek vergiler halkın sermayesinin azalmasına, o da üretimin düşmesine ve neticede vergi gelirlerinin azalmasına sebep olur. Yani vergi artışıyla toplanan vergiler arasında ters bir orantı vardır. Bu da hem halka hem de devlete zarar verir. Oysa vergiler düşerse halkın elindeki sermaye artacağından üretim de artacaktır ve sonuçta üretim arttığı için toplanan vergi miktarı da artacaktır. Düşük vergi girişimciliği desteklediği gibi hazinenin de dolmasına neden olur. Düşük vergilerle hem halk hem de devlet feraha kavuşur.”

İbn-i Haldun'a göre , halkın elindeki para arttıkça üretim ve tüketim artacağından toplanan vergi de artmış olacak. Neticede ise devlet az ama her vatandaşın ödediği vergi ile sürümden kazanacaktır.

Türkiye’deki vergi toplama düzeni halkın ve devletin birbirini aldatması üzerine kuruludur. Tüccar sattığı mal için fatura kesmezken ya da aldığı malın faturasız alarak devletten vergi kaçırırken, devlet de petrol, otomotiv, elektrik, doğalgaz, telefon gibi kontrolü kolay ürünlere yüksek vergiler koyarak vergi açığını kapatıyor.

Son dönemlerde devletin sıkı politikalarıyla halkın vergi kaçırmak için kullandığı alanı daraltılmış oldu. Ancak İbn-i Haldun’un da bahsettiği gibi halkın elindeki sermayesinin azalması eninde sonunda devletin de zayıflamasına neden olacaktır. Başka bir deyişle çok vergi toplamak iki tarafın da yenilmesine sebep olacaktır.

Batılı ülkelerin bu kadar çok gelişmesinde az vergi ile çok üretim arasındaki ilişkinin sırrını çözmelerinin etkisi büyüktür.

Bugün İbn-i Haldun’un fikirleri, yaşadığımız ekonomik buhranların içerisinde bulunmaz birer elmas gibidir. Ekonomik düzenlemeler, yapılacak zamlar öncesinde kesinlikle devletleri ekonomik uçurumlardan kurtaran İbn-i Haldun'un fikirleri dikkatlice okunmalı hatta bir çalışma ekibi oluşturulmalıdır.

Ekonomi alanında başarıya ulaşmak istiyorsak ABD 'li şirketlerden veya ekonomistlerden bilgi almak yerine Müslüman bilim adamı olan İbn-i Haldun'un ekonomi fikirlerini , görüşlerini dikkate almalıyız.

Bugün Maliye Bakanlığına acizane tavsiyem İbn-i Haldun’u okuması olacaktır. Çağlar öncesinden yazdığı fikirler Amerika gibi bir ülkeyi krizden çıkarabiliyorsa Türkiye’yi bu ekonomik krizden ancak İbn-i Haldun'un fikirleri çıkarır.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!