14.02.2020, 07:38

Dilin kemiği

Boşboğaz kişilerin aklına geldiği gibi konuştuğu ve ne konuştuğunu bilmeden ahkâm kesenlere söylenen sözdür “dilin kemiği yok”.  
Oysa elbette dilin kemiği var, ‘alt çenenin arkasında bulunan ve dilin dış (ekstrinsik) kaslarının tutunduğu oldukça küçük bir kemiktir.’ 
Mecazen söylenen “dilin kemiği yok” sözü özellikle politikacı, din adamı, madrabazlar ve düşünmeden konuşanlar için söylenir. 
Olmayacak şeyi kim dile getirir?
Günah ve sevabı kim belirler?
Sırat köprüsünden geçmeyi kim garantiler?
Cennette komşuluk ve tapuyu kim satar?
Bol keseden kim atar?
Düşük kalitede ki malı yüksek kalite diye kim pazarlar?
Zayıf çelimsiz hayvanı besili diye kim söyler?
Söylenecek sözü hiç ardını düşünmeden kim söyler?
Konuşmak, karşı çıkmak ve tepki göstermek için düşünmeden kim konuşur kim yazar?
İnsan evladı binlerce yıllık süreçten bugüne gelmiş ise düşüncesizce hareket ve konuşmalarının ağır hakaret, yalan ve iftira olduğunu öğrenmiştir. 
Aklına gelen ne varsa söyleyen ve yazan düşüncesizce hareket ettiğini iş işten geçtikten sonra anlar.
Özür dilemekte hata yaptığını kabul etmektir.  Özür dilerken bile birçokları suçlama ve iftira atmakta. Sorun, toplumsal bir varlık olan insan evladının başkalarının onur ve saygınlığına leke sürmek olmamalı.
Hani mecazi anlamda denilmekte ya “dilin kemiği yok” işte burada duygularının esiri olmadan düşünerek konuşmalı. 
Yani maharet o kemiksiz dile hâkim olabilmekte.

Yorumlar (0)